ZAMAN MAKİNESİNDEN DÖNDÜM
Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Ahmet Koçak makalesinde; Dönüş vakti geldi.
Zaman Makinesine tam binecekken görevli seslendi.
“Ahmet Bey, bir şeyinizi unuttunuz.”
“Neyi?”
“Gülümsemenizi…”
“Sen de 2026 yılına dönseydin gülümsemeyi unuturdun. Burada kalsam olmaz mı?”
“Olmaz.”
“Neden?”
“Bu yaptığınız bencillik olmaz mı? Çünkü sizi göndermezsek makine burada kalır ve başka insanları getiremez.
“Doğru. Bu yılların güzelliğini daha çok insan görsün; ileride güzel günler olduğunu anlasın.” dedim ve gülümsedim.
Makineye bindim. Aklıma üç yüz milyon okuyucuya ulaşan kitabım geldi.
“Bari son kitabımı götüreyim. Kitap yazmak çok zor oluyor. Hazır emek verip yazmışım. Gidince bastırayım.”
“O da olmaz. Emeksiz yemek olmaz. O emek 2036 yılında verilecek ki kitap güzel olsun. Hem makine bagaj kabul etmez.”
“Haklısın” dedim
Makine çalıştı ve ekranda 2026 rakamları gözüktü.
Meğer elli yıl sonra insanlar eşyalarını değil, duygularını da emanet bırakabiliyormuş.
Göz açıp kapayıncaya kadar bugüne döndüm. Yokluğumda neler olmuş diye merak edip Ters Adam dediğim arkadaşıma sordum anlattı;
“Sokakta yürürken insanlar yine trafiğe söyleniyor, telefonlarının şarjı bitiyor, hayatın telaşı içinde koşuşturuyor.
Yine CHP’li belediye başkanlarına ve ekibine operasyonlar yapılıyor. Sırada Çankaya Belediyesi var.
Haluk Levent’i de gözaltına almışlar. Yakında kendinin ve derneğinin tüm mal varlığında el konur.
Osmanlı gerileme döneminde savaşlardan ganimet, vergi geliri elde edemeyince yöneticilerin halkı soyup soğana çevirmesine ses etmezmiş. İyice palazlandılar mı kellesini vurup malına, cariyelerine el koyarlarmış.
“ lütfen yorum yapmayın. Sadece haberleri anlatın.”
“Tamam. Memur ve memur emeklilerine yine az zam yapılmış. Bakalım emekli memur aylıkları ne zaman an az aylık olacak?
İnsanları güldürürken içeri atılan, içeri giderken gülümseyen komedyen ne zaman çıkacak? ”
Haberlere canım sıkıldı. “Tamam, tamam” dedim. Ters Adamı tersledim. Yine sihirli dünyama döndüm.
Nasıl olsa yüz yaşını aşıyormuşum. Bıraktığım tüm kötü alışkanlıklara geri mi dönsem?
Gökyüzüne baktım.
Kendi kendime:
“Elli yıl sonra dünya değişecek belki… Ama insanı yaşatan yine sevgi, dostluk ve geride bıraktığı güzellikler olacak.” dedim.
Sonra masama oturdum. Boş bir kâğıdı önüme çektim. Kalem kendiliğinden yazdı:
Çünkü anladım ki geleceğe gitmenin en kestirme yolu, bugün yazılan güzel bir cümleden geçiyormuş.


