Yüzyıllar Sonra Bir Dönüm Noktası: Lozan Barış Antlaşması ve Tam Bağımsız Türkiye

    25.07.2026
    Yüzyıllar Sonra Bir Dönüm Noktası: Lozan Barış Antlaşması ve Tam Bağımsız Türkiye

    Epilepsi ve Yaşam Derneği Başkanı
    Ebru ÖZTÜRK

    Tarih boyunca üç kıtaya hükmeden Osmanlı Devleti, bilimde, sanatta ve devlet yönetiminde dünyanın en güçlü imparatorluklarından biri olarak yüzyıllar boyunca varlığını sürdürdü. Ancak 1683 II. Viyana Kuşatması sonrasında başlayan askeri ve siyasi gerileme süreci, Karlofça Antlaşması ile birlikte hız kazanarak Osmanlı Devleti’ni duraklama, gerileme ve nihayet dağılma dönemine sürükledi.

    Bir dönem Viyana’dan Yemen’e, Kamaniçe Kalesi’nden Sudan’a kadar uzanan vatan toprakları, I. Dünya Savaşı’nın ardından işgal güçlerinin paylaşım planlarının hedefi haline geldi. Anadolu’nun pek çok bölgesi yabancı devletlerin kontrolüne bırakılmış, İstanbul ve Boğazlar işgal edilmiş, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesi ile işgal kuvvetlerine gerekli gördükleri her yeri işgal etme hakkı tanınmıştı. Yorgun, yoksul ve umutsuz bırakılmış bir millet için bağımsızlık mücadelesi artık bir tercih değil, bir zorunluluktu.

    Mustafa Kemal’in Tarihi Liderliği

    1915 yılında Çanakkale’de Mustafa Kemal’in liderliğinde kazanılan büyük zafer, yalnızca Türk milletinin kaderini değil, dünya tarihinin akışını da değiştirdi. Çanakkale Zaferi’nin ardından yaşanan gelişmeler, I. Dünya Savaşı’nın seyrini etkilerken emperyalist güçlerin planlarını da önemli ölçüde sekteye uğrattı.

    Mustafa Kemal Paşa’nın 1918 yılında Katma Muharebesi’nde elde ettiği başarı ise Anadolu’nun güney sınırlarının belirlenmesinde tarihi bir rol oynadı. Atatürk’ün kendi ifadeleriyle “Türk süngüleriyle çizilen sınır”, daha sonra Milli Mücadele’nin temel dayanaklarından biri haline gelecekti.

    Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından Anadolu’nun işgale açık hale getirilmesi karşısında Mustafa Kemal Paşa, henüz Kurtuluş Savaşı başlamadan önce bölgedeki askeri birlikleri ve halkı örgütlemek için önemli adımlar attı. Adana’da gerçekleştirilen gizli hazırlıklar, Kuvayı Milliye hareketinin temel taşlarını oluşturdu.

    Samsun’a Çıkan Umut

    Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı, Türk milletinin kaderini değiştiren en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Nutuk’ta ifade ettiği üzere, ülkenin içinde bulunduğu tablo son derece ağırdı. Osmanlı Devleti yenilmiş, orduları dağıtılmış, millet yoksulluk ve umutsuzluk içerisinde bırakılmıştı.

    Bu şartlar altında başlayan Kurtuluş Savaşı, yalnızca Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi değil, aynı zamanda emperyalizme karşı verilen örnek bir direniş olarak dünya tarihine geçti.

    Dünyaya İlham Veren Kurtuluş Savaşı

    Türk Kurtuluş Savaşı, modern çağda emperyalist ve sömürgeci güçlere karşı kazanılmış en önemli ulusal bağımsızlık mücadelelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Başta Hindistan olmak üzere pek çok ülkenin bağımsızlık hareketlerine ilham veren bu mücadele, dünya tarihindeki sömürgecilik karşıtı hareketlerin şekillenmesinde önemli rol oynadı.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliği, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda değil, özgürlük mücadelesi veren pek çok millet için de örnek teşkil etti. Atatürk’e duyulan saygı, yalnızca dost ülkelerde değil, savaş meydanlarında karşı karşıya geldiği devletlerin liderleri tarafından da dile getirildi.

    Lozan: Türkiye Cumhuriyeti’nin Tapu Senedi

    20 Kasım 1922 tarihinde başlayan Lozan Barış Konferansı, Türk milletinin siyasi ve diplomatik zaferinin simgesi oldu. İlk görüşmelerde Türkiye’nin tam bağımsızlığını kabul etmek istemeyen emperyalist devletler karşısında Türk heyeti geri adım atmadı. İsmet İnönü başkanlığındaki heyet, Türkiye’nin bağımsızlığı konusunda kararlı bir duruş sergileyerek müzakereleri gerektiğinde kesmekten çekinmedi.

    Görüşmelerin durmasının ardından Türk ordusunun yeniden savaş hazırlıklarına başlaması ve milletin bağımsızlık konusundaki kararlılığı, işgalci devletlerin Türkiye’yi yeniden masaya davet etmesine neden oldu.

    Aylar süren çetin müzakerelerin sonunda 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile;

    • Kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı.
    • Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alandaki bağımsızlığı kabul edildi.
    • İşgal tehdidine son verildi.
    • Türkiye’nin egemenlik hakları uluslararası hukuk açısından tescillendi.
    • Tam bağımsız ve çağdaş bir devletin temelleri atıldı.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle Lozan Antlaşması, “Türk Milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış büyük suikastın yıkılışını ifade eden bir vesika” niteliğindedir.

    Bir Milletin Yeniden Doğuşu

    19 Mayıs 1919’da başlayan Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması ile diplomatik bir zaferle taçlandırılmış ve kısa bir süre sonra 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti ilan edilmiştir.

    Lozan Barış Antlaşması, yalnızca bir uluslararası sözleşme değil; Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, egemenlik hakkının ve geleceğe duyduğu inancın tüm dünyaya ilanıdır. Cumhuriyetimizin temel taşlarından biri olan Lozan, bugün de tam bağımsız Türkiye idealinin en önemli simgelerinden biri olmaya devam etmektedir.

    Lozan Barış Antlaşması’nın yıldönümünde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını, silah arkadaşlarını ve bağımsızlığımız uğruna mücadele eden aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.