Vizyoner bir bakış açısı ve yeni yatırımlarla Bursa turizmini şahlandıracağız

Turizmcilerden Özer Matlı’ya yoğun ilgi
Matlı: “Turizmde de Bursa’nın işi Bursa’da kalacak. Vizyoner bir bakış açısı ve yeni yatırımlarla Bursa turizmini şahlandıracağız.”
BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite Turizm ve Seyahat Acenteleri Meslek Grubu üyeleriyle yoğun katılımlı istişare toplantısında bir araya geldi. Turizm sektörünün temsilcilerinin sorun, beklenti ve önerilerini dinleyen Matlı, Bursa turizmini ziyaretçi sayısına odaklanan anlayıştan çıkararak geceleme, harcama, istihdam ve şehir ekonomisine bırakılan toplam değeri büyüten bir modele taşıyacaklarını söyledi. Matlı, “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Bursalı acentelerin önünü açacak, Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız” dedi.
BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite’den Hasan Erdem, Gülçin Güleç ve Nilay Korkmaz Demirayak’ın davetiyle düzenlenen Genişletilmiş İstişare Toplantısı’na katıldı. Anatolia Hotel Çekirge’de gerçekleştirilen akşam yemeği, turizm ve seyahat acenteleri meslek grubu üyelerinin yoğun katılımıyla sektörün güçlü buluşmalarından birine dönüştü.
Sektör temsilcilerinin görüşlerini dinleyen Matlı, Bursa turizminin sahip olduğu potansiyelin ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, turizmi kentin ticaret, hizmet ve istihdam kapasitesini büyüten stratejik bir sektör olarak ele alacaklarını ifade etti.
“Turizm tanıtımdan ibaret değil; iş, ciro ve hizmet ihracatıdır”
Konuşmasında turizm sektörünün deneyimine ve birikimine vurgu yapan Matlı, turizmcilere sektörün nasıl yapılacağını anlatmaya değil, onların önünü açacak bir yönetim anlayışı ortaya koymaya geldiğini söyledi.
Matlı, “Bugün size turizmi anlatmaya gelmedim. Siz bu işi zaten biliyorsunuz. Sizi dinleyen, hakkınızı koruyan ve önünüzü açan bir BTSO sözü vermeye geldim. Turizm yalnızca tanıtım değildir. Turizm iştir, cirodur, istihdamdır, hizmet ihracatıdır. Bursa’nın geleceğini yalnızca sanayiyle değil, güçlü bir yaşam ve hizmet ekonomisiyle birlikte büyütmeliyiz” diye konuştu.
“Bursa’nın sorunu değer eksikliği değil, sistem eksikliği”
Bursa’nın tarihi mirası, Uludağ’ı, termal kaynakları, kıyıları, gastronomisi, sağlık altyapısı ve kültürel zenginlikleriyle çok güçlü bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirten Matlı, asıl meselenin bu değerlerin aynı ekonomik zincir içerisinde buluşturulamaması olduğunu söyledi.
“Bursa’ya insan geliyor ama yeterince kalmıyor. Kalsa bile şehrin bütün değerleriyle buluşmuyor. Etkinlikler düzenleniyor ancak ortaya çıkan iş her zaman Bursalı işletmeye dönmüyor” diyen Matlı, turizmde başarı kriterinin yalnızca ziyaretçi sayısı olmadığını vurguladı.
Matlı, “Kaç kişinin geldiğini saymakla yetinmeyeceğiz. Ne kadar kaldığını, ne kadar harcadığını, kaç acentenin, otelin, restoranın ve esnafın kazandığını ölçeceğiz. Kalabalık tek başına başarı değildir. Başarı, ziyaretçinin Bursa’da bıraktığı değerdir” ifadelerini kullandı.
“BTSO kendi üyesine rakip olmayacak”
BTSO’nun seyahat, konaklama, transfer ve organizasyon alanlarındaki hizmet alımlarında şeffaflık ve hesap verebilirlik vurgusu yapan Matlı, sektör temsilcilerinin cevabını beklediği konuların açık biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.
Matlı, “Bursa’da yüzlerce seyahat acentesi varken, BTSO’nun milyonlarca avroluk organizasyonlarının büyük bölümünün neden kent dışından tek bir firmada toplandığının açıklanması gerekiyor. Şartnamelerin nasıl hazırlandığını, tekliflerin nasıl karşılaştırıldığını, faturaları ve ortaya çıkan sonuçları üyeler bilmelidir. Burada peşin hüküm vermiyorum ancak bu soruların cevapsız bırakılamayacağını açıkça söylüyorum. Kaynak üyeden geliyorsa hesabı da üyeye verilmelidir” dedi.
Yeni dönemde BTSO’nun kendi üyeleriyle rekabet eden değil, üyelerine yeni iş alanları açan bir kurum olacağını belirten Matlı, şöyle devam etti:
“BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Seyahat, konaklama, transfer, rehberlik ve organizasyon alımları açık ölçütlerle yapılacak. Şartnameler görülecek, teklifler karşılaştırılacak ve sonuçlar açıklanacak. Büyük bir organizasyonda tek bir acentenin kapasitesi yetmiyorsa Bursalı acenteler uzmanlıklarına göre bir araya getirilecek. Bursa’nın işi Bursa’da kalacak.”
Bursa turizmine 12 ay çalışan yeni sistem
Matlı, “Bursa Yaşam Ekonomisi” yaklaşımıyla turizm, gastronomi, sağlık, kültür, spor, çarşı ve etkinlik ekonomisini tek bir program altında buluşturacaklarını açıkladı.
Bu kapsamda Bursa Deneyim Rotası ile tarih, termal, doğa, sağlık, spor, zanaat, gastronomi ve alışveriş değerlerinin satılabilir turizm paketlerine dönüştürüleceğini belirten Matlı, Uludağ’ın dört mevsim yaşayan bir destinasyon haline getirilmesi, Çekirge’nin termal mirasının ise sağlık ve iyi yaşam ekonomisiyle bütünleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Bursa 365 Festival ve Ziyaretçi Takvimi ile ulusal ve uluslararası etkinlikleri yılın tamamına yayacaklarını kaydeden Matlı, etkinlik takviminin en az 12 ay önceden açıklanacağını belirtti. Böylece acentelerden otellere, restoranlardan perakende işletmelerine kadar sektörün önceden planlama yapabileceğini ifade etti.
Matlı ayrıca Bursa Gastronomi Ağı, Bursa Kongre ve Etkinlik Bürosu, Bursa Marka 2040 ve Güney Marmara Marina Projesi ile ziyaretçiyi Bursa’nın bütün ekonomik değerleriyle buluşturacaklarını söyledi.
“Marina, denizde başlayan ve şehirde büyüyen bir ekonomidir”
Güney Marmara Marina Projesi’nin yalnızca bir liman yatırımı olmadığını vurgulayan Matlı, projenin Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını kapsayan bütüncül bir turizm ağı olarak ele alınacağını belirtti.
“Marina yalnızca tekne bağlanan bir yer değildir. Marina, denizde başlayan ve şehirde büyüyen bir ekonomidir” diyen Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tekneden inen ziyaretçi kıyıda kalmayacak. Acentemiz tur satacak, otelimiz oda satacak, restoranımız masa dolduracak, esnafımız ürün satacak. Üyemize rakip olacak değil, üyemizin işini büyütecek yatırımlar yapacağız.”
“Faaliyeti değil, sonucu yöneteceğiz”
Yeni dönemde gerçekleştirilecek turizm yatırımı, etkinlik, rota ve tanıtım çalışmalarının ekonomik sonuçlarının düzenli olarak ölçüleceğini ifade eden Matlı; geceleme sayısı, kişi başı harcama, rezervasyon, tekrar ziyaret, hizmet ihracatı ve üye cirosu gibi göstergelerin takip edileceğini söyledi.
Matlı, “Yaptık” demenin tek başına yeterli olmayacağını belirterek, “Faaliyeti değil, sonucu yöneteceğiz. Bir etkinliğin kaç kişiyi topladığı kadar, Bursa ekonomisine ne kazandırdığına bakacağız” dedi.
“Bursa’ya gelen geçip gitmeyecek; kalacak, yaşayacak ve değer bırakacak”
Konuşmasının sonunda turizm sektörünün Bursa ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çeken Matlı, sektör temsilcilerine birlikte hareket etme çağrısında bulundu.
Matlı, “Bursa’ya gelen geçip gitmeyecek; kalacak, yaşayacak ve değer bırakacak. Bunu turizmcilerimizle birlikte yapacağız. 1 Ekim’de gelin; mesleğinize, emeğinize ve odanıza sahip çıkın. Pusulamız yeşil, niyetimiz beyaz. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

