Tarihin yeni bir evresindeyiz

    28.05.2026
    Tarihin yeni bir evresindeyiz

    Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Ali Yazır makalesinde; İnsanlık tarihine baktığımızda çok acıklı, yürek paralayıcı veya feci durumları (trajedi)gördüğümüz gibi kimi kaynaklarda günümüze kadar 11 kimi kaynaklara göre 13 büyük medeniyet (Rivayet odur ki bunlar bugünkü gelinen teknolojik sevilerin çok üstünde medeniyetler. ) gelip geçmiş yani mutlu huzurlu dönemler de geçmiş.
    Günümüze geldiğimizde yoksulluk, savaşlar, küresel sermaye, siyonist soykırımların insanlığa yaşattığı büyük yıkımlarla uğraşan insanlığın hayata tutunma çabası herkesin malumu. İnsana hükmeden yerel otoriter yapılar, uluslararası tröstlerin, baronların oluşturduğu tekellerin acımasız sömürüsü, insanların törelerinden kopuş ve toplumsal dayanışmalardaki çöküş ile birleşince trajedi daha yıkıcı hale gelmiştir.
    İnsanlık için çok acıklı, yürek paralayıcı feci durumları daha da büyüten bir konu ise sonsuz denebilecek imkanlara sahip insanlığın acizlik içinde hiçbir şey yapamamasıdır. İnsanlığın yaşadığı trajediyi önleyecek karşı mekanizmaları üretememesi bu acıyı daha da büyütmektedir. Sorarsanız akıl ve bilimle daha iyi bir dünya kurma iddiasındaki modernliğin kontrol ettiği dünya sahnesinde sorgulamadan yaşıyor olmamız da bir nevi abesle iştigaldir.
    20 yüzyıl öncesi dünyadaki o dönemin kriz sebepleri, hakim güç olan kurumsal dini yapıların birey, toplum, devletler ile olan ilişkileriydi. Mezhep savaşları ile kanrevan içinde kalan Avrupa bu sonucu yaratan yapıları tarihin dışına itti ve bugünki etkin olan modernliği kurdu.
    Ama bugün dünya insanlığı yine krizde. Bu kriz kurumsal dini yapılar tarafından üretilmiş değil, kendini moderniteye dayamış farklı küresel faktörler sahnenin baş rol oyuncusu durumda. Tarihin yeni bir evresindeyiz gibi seyrediyoruz olup biteni. Bu geçişteki kayıplar ve kazanımlar geçmiştekileri aratmayacak kadar benzerlik taşıması da çok ilginç. Sanki tarih yenide tekerrür ediyor!
    Bu geçiş dönemi için sorulması gereken bazı soruların cevabı önemli.
    Modernlik, Sekülerlik kontrolündeki bilimin ve aklın daha iyi bir toplum inşa etme ideali 150-200 yıl sonra bugün itibari ile ne ölçüde gerçekleşmiştir?
    Azınlık sayıda birileri bu zenginliği yaşarken çoğunluğun sömürüldüğü köleleştirildiği bir dünyanın muktedir yönetimleri ne kadar adildir?.
    Dünyadaki tüm insanlık, eşit paylaşımdan uzaklaşıp neden bölündü ve büyük çoğunluğu fakirleşti?
    21. yüzyıl inançlı ya da inançsıza da yetecek iki dünya savaşı dışındaki barış zamanlarında bile çok sayıda derin travmayı üretti. Adalet; hırsın, gücün, farklı kurumsallaşmış otoritelerin eliyle ırzına geçilerek katledildi. Ahlakın tanımı değişti dejenere edildi. Dünya coğrafyasının her yerinde yarattığı korku, sebep olduğu soykırımlar ve yolsuzluklar, yoksulluklar kol geziyor.
    İnsanlık buna nasıl dur diyecek? Çözüm üretme zamanı geldi geçiyor. Bu travmaları atlatacak bir güven kaynağına muhtaç durumdayız. Bu yapılara karşı farkındalık geliştiren, ölüm ile beslenen savaş kültürleri ile mücadele eden yeni bir sistem fikrine ihtiyaç vardır. Batının Orta Çağ’da gözüne iktidar ve para hırsı bürünmüş bir ruhban sınıfına karşı verdiği mücadele sonucu güçlenerek, dünü unutup gözünü iktidar ve para hırsı bürümüş bugünün dünyanın hakim olan modern çetelerine karşı mücadele nasıl verilecek? Bütün mesele bu. Kurban bayramının huzur veren atmosferi altında umarım önce Türk dünyası ve islam dünyası, sonrasındaki tüm mağdur milletler uyanır yeni bir tarih kapısı huzura açılır.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.