TANIM
Köşe yazarı İbrahim Sanalp makalesinde;
Tanım, bir kavramın, bir nesnenin, bir durumun ne olduğunu, temel özelliklerini ve sınırlarını belirtip açıklamaktır. Felsefe bilgisi, tanım yaparak bilgi oluşturur.
Sanat, yenidünyalar kurgulamakla eşanlamlıdır. O dünyalar da önce düşlerde doğar. Kurguda, gerçek ya da gerçeğe uygun olaylar içinde hayaller anlatılır.
Mavi, sanatın rengidir. Mavi, güzel olan, arı olan, insanı sonsuzluğa açan her şeyin inanılmaz rengidir. En güzel gecelerin rengi mavidir.
Sanat, içinde yaşadığı dünyadan yola çıkarak bir başka dünyanın yaratıcılığını üstlenir. Sanat, alternatif bir dünya yaratmaya çalışır.
Sanat ile düşünce arasındaki bağlar giderek yoğunlaşmıştır. Sanatın önce düşüncede doğduğu, sanat eserinin de düşüncenin yansıması biçiminde oluştuğu görüşü yaygınlaşmıştır. Düşünce ile sanat arasındaki bağların yoğunlaşmasıyla birlikte, sanatçı açısından varlığı gerekli görülen bilgi birikiminin de kapsamı genişlemiştir.
Bilgi türlerindeki gelişmelerle topluma ve insana bakış bağlamında, yepyeni düşünceler ortaya çıkmıştır. Sanatçının sanat bilgisi dışındaki bilgi türleriyle ilgili bilgi sahibi olması gerekir. Sanat, dünyanın ve yaşamın yorumunu yapacak olan sanatçının, dünyaya ve yaşama ilişkin bilgisidir. Sanat bilgisi, kendi içinde değişik bilgi türlerine ayrılır.
Sanat düşüncesinin gelişimi, sanatın duyumsama konusu olması yanında, düşünce düzleminde de algılama ve değerlendirme yapmak bütünlüğüdür. Sanat, insanın deneyimleriyle ilinti kurabildiği oranda geçerlilik kazanır. Sanat, yaşamda var olmanın bir koşuluna dönüşür. Sanat, günlük yaşamın içinde anlam kazanır.
Sanatta her düşünce çabası, gerçekliğin bilgisini öngörür. Sürekli bilgi öğrenerek düşünürüz. Sanat, bir gelenektir. Bugünün sanatı, dünden bugüne uzanan bir sürecin sonucudur. Bu süreç, bir sanat yolculuğu boyunca geliştirilmiş bilgiyi ve anlatım biçimlerini içerir.
Sanat, düşünce aracılığıyla yapılır ve algılanır. Sezgiler ve duygular, düşünce aracılığı ile dile getirilir. Sanat eseri, gelenek gibi, tarihsel bir süreç gibi, belli bir bağlam içinde değerlendirilir. Sanatı izlemek ve sanatın üzerine yazılmış olanları okumak bir bütün olur.
Çağdaş uygarlık düzeyi, ulaşılması gereken hedef gösterilir. Bir tane dünya kültürü vardır. Bu bütünlüğün parçaları vardır. Avrupa bugün kültürler sentezinin göstergesidir. Avrupa, bilgi kökeni olarak eski Mezopotamya, eski Mısır, eski Yunan kültürlerini gösterir. Rönesans ve Aydınlanma çağıyla bilgide ilerleme yapılmıştır. Avrupa, bu bilgi bütünlüğünün adıdır.
Laiklik, din işleri bilgisi ve devlet işleri bilgisinin birbirinden ayrılmasıdır. Laiklik, inanç ve düşüncenin birbirinden ayrılmasıdır.
Bilgi felsefesi, bilgiyi altı bilgi türüne ayırır. Gündelik bilgi, teknik bilgi, dini bilgi, sanat bilgisi, bilimsel bilgi, felsefe bilgisi… Dini bilgi, inanarak öğrenilir. Diğer beş bilgi türü sorgulanarak öğrenilir. Aynı bilgi türü ile tartışma yapılır. Farklı bilgi türü ile tartışma yapılmaz. Her bilgi türü, dünyaya bir bakış açısı olur.
Düne, bugüne, yarına gerçekçi bir tutumla bakmak gerekir. Doğru çözümlere, doğru çıkış noktalarından varılabilir.

