Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Millî Üretim Seferberliğinin Önemi

    25.11.2023
    Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Millî Üretim Seferberliğinin Önemi

    Cumhuriyet Kadınları Derneği adına Osmangazi Şube Başkanı Sevim Erol yaptığı açıklamada; 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde altını çiziyoruz ki
    kadına yönelik şiddetin önlenmesi, üretim seferberliği yolunda ülkemizi ve ülkemiz kadınını onurlu geleceğe taşıyan devrimci ataklarla mümkün olacaktır. Bugün artık her türlü polisiye tedbirden önce, hukuki, siyasal ve sosyal her türlü mücadelenin,
    bütün desteklerin önünde yapılması gereken Türkiye’mizi millî üretim seferberliğinde
    birleştirmektir. Bu seferberlikte kadının yeri en öndedir. Üretim seferberliği Türkiye için olduğu
    kadar, kadınımız için de esas kurtarıcıdır. Türkiye’mizin kaderiyle kadınımızın kaderi bütün tarih
    boyunca ortaktı, bugün de öyledir. Kadına yönelik sadece şiddet değil; çaresizlik, eşitsizlik,
    güvensizlik, verimsizlik, itibarsızlık, ayrımcılık, sömürü, taciz, vd. sorunlar, Türkiye’nin üretim
    seferberliği ikliminde ancak çözüme kavuşabilir.
    Daha önce çeşitli vesilelerle dile getirdiğimiz, kadına yönelik şiddetle mücadelenin temelini ve
    esasını oluşturan, kadının üretimdeki ve istihdamdaki yerini tartışmak için düzenlediğimiz
    zirvelerde de ele aldığımız tedbirlere tekrar dikkat çekiyoruz.

    1980’lerden itibaren daraltılan kamusal üretim ve istihdam yerine serbest piyasa ekonomisi
    adıyla uyumlandığımız küresel, kapitalist sistemi sorgulamalıyız. Sistemin kadına biçtiği eve
    hapsolma, evlenmek ve çocuk doğurup bakmak dışındaki uğraşlara layık görülmeme, üretim
    ilişkilerinin içine girmeme, tüketme, tüketim çılgınlığına özenme, emeği, aklı, fikri, insanlığıyla
    değil, cinsiyetiyle ve meta olarak değer bulma rollerini mahkûm etmeliyiz.
    Tek amacın kâr artırmak olduğu, sosyal hakların ve kadının böyle bir amaç için yük olarak
    kabul edildiği küresel, kapitalist (liberal) sistem yerine Cumhuriyetimizin, kurucu ve dünya çapında
    en yüksek kalkınma hızlarını yakaladığı devletçilik, halkçılık, devrimcilik ilkelerine dönmeye, bu
    dönüşe uygun rollere öncülük etmeliyiz.

    Bu ilkelerin ışığında ve kadına yönelik şiddete karşı devletimizin kadını güçlendirmek görevini
    öne çıkarıyoruz. Kadının iş yaşamında daha fazla yer almasını sağlayan, yoksullaşmasını önleyen,
    eşitliği gözeten halkçı politikalar üretilmesini istiyoruz. Yasalardaki eşitliğin bilinçlere de yerleştiği,
    kız çocuklarının erken evliliklerden korunduğu, çağdaş, bilimsel, kaliteli eğitim imkânlarından eşit
    oranda yararlandırıldığı, kadınların meslek edinmelerinin sağlandığı, kadın istihdamına ve kadıngirişimciliğine yönelik teşviklerin artırıldığı, ücretsiz, kaliteli, yaygın ve sürekli kreş imkânlarının
    sağlandığı, ücretlerde ayrımcılık yapılmasının önüne geçildiği yapısal tedbirlerin bir an önce hayata
    geçirilmesini talep ediyoruz.

    2021 yılından beri söyleyegeldiğimiz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’mıza resmen
    sunduğumuz raporlarda üzerinde önemle durduğumuz, “Derecesi ne olursa olsun şiddet
    uygulayan kişilerin, öfke kontrolü ve davranış değişikliği yönünden rehabilite olabilmeleri için
    psikososyal destek programlarına alınması zorunlu hale getirilmelidir,” görüşümüzde ısrar
    ediyoruz.

    Kadına şiddet de dahil olmak üzere, birçok sorunun sebebi kapitalist ve emperyalist sistemin
    kendimizi avutalım, oyalanalım diye önümüze koyduğu, yer yer dayattığı sözde çözümlerinden,
    devlete düşman, erkeğe düşman, topluma düşman, Cumhuriyete ve devrimlerine düşman söylem
    ve eylemlerinden kendimizi ayırıyoruz. Sorunun sebebi olan iradenin sorunu çözme niyet ve
    kabiliyetinden şüphelenmeye kamuoyunu davet ediyoruz.

    Kadına ve çocuklara yönelik uluslararası, emperyalist ve Siyonist şiddetin 10 dakikada bir
    çocuk öldürme vahşetine eriştiği Filistin’de, 70 yıldır adım adım yürüyen bir işgale karşı direnme ve
    savaşma gücünü kaybetmeyen, sürekli yükselten kadın, erkek, çoluk, çocuk Filistinlilere ve onların
    şahsında, zalimleri mahv ve nâbut edecek tüm mazlum milletlere selam ve saygılarımızı gönderiyoruz.” dedi.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.