İNSAN
Köşe yazarımız İbrahim Sanalp makalesinde;
İnci Aral, eserlerinde, insanı anlatır. Toplum, insanlardan meydana gelir. Yaşamın anlamı, mutluluk arayışı olur. İnsanın tanımı yapılır. Kadın ve erkek bir bütün olur. Bütünün adına insan denir. Kadın ve erkek eşit olur. Bütünün parçaları eşit olur. Doğada, kadın insan ve erkek insan vardır.” İnsan insana” tabiri de kullanılır.
Doğanın özü, insanın ta kendisi olur. Her hikâye kendine ve kişiye özel olur. İnsan, kim olduğunu ancak geçmişine ve geçtiği yola bakarak öğrenebilir. İnsan hayatı: merdiven ya da yol metaforu-benzetmesi ile anlatılır. İnsanın yaptığı işi sevmesi gerekir. Hayatın anlamını anlamak için, bilgi önemlidir. İnsan, yalnız olduğunu, birini görüp sevdiğinde anlar.
Tiyatro, bir hayal dünyasına götürür ama aynı zamanda gerçeğin kendisidir. Tiyatro, insanı insana anlatır. Moda, herkese hizmet eder. Şık ve güzel görünmeyi, ilgi toplamayı: herkes ister. Emeğinin karşılığı ile karnını doyuramayan, modayla, sanatla ilgilenemez.
Gece, insanın içindedir. İnsan, gece gibi gizemlidir. İnsan, soyut olarak düşünür, duygulanır. Gece, sırları gizler. Gündüz, sırları açığa çıkarır.
Aşk, insanı değerli yapan güzel bir şeydir. İnsan, öğrenmeyi sever. Okul, insan için gereklidir. İnsan, kültürün etkisinde yaşar. Kültür, insanın ürettiği her şeydir.
İnsan, dokunmayı, seçmeyi, sahte ile gerçeği ayırmayı: deneyerek öğrenir. İnsan, bilgi ile beslenir. İnsan, yaşadıklarını unutmaz. İçine gömer. Bazen hatırlar. Hayat boşluk kabul etmez. Boşluğun dolması, dağınıklığın toplanması gerekir. İnsan gözlerine: hayal, sevgi, dostluk, vefa sığdırır. Alacağımızın, harcayacağımızın kontrolünün elimizde olması gerekir. Ayağımızı yorganımıza göre uzatmalıyız. Hazıra alışanın, sorumluluk duygusu ve kendine güveni gelişmez.
Sevgi, dile getirilip açığa vurulup yaşanır. Duygular anlatılır. Sevgi ve duygularla bir bütün olunur. Doğadaki her parça, birbiriyle uzlaşmaya çalışır. İnsanların çevreye ve topluma uyumu, bir uzlaşma olur.
İnsan, içine akabileceği bir kalıba ve tutunacağı bir dala ihtiyaç duyar. İnsan hem insana hem yalnızlığa ihtiyaç duyar. İnsan, insanla ve yalnızlıkla bir bütün oluşturur. Ev, bir sığınak, insanı saklayıp koruyacak bir yer olur.
Edebiyat, bir keşifler sanatıdır. Edebiyatın, arzuya giden dolambaçlı yolları vardır. Yazma arzusu, bilinmeyen bir şeyi keşfetmeye yönelik olur. Yazar, okurla buluşma arzusuyla yazmaya çalışır. Yazar ve okur, bir metinde buluşur.
İçgüdü, insanı bilmeye, anlamaya, çözmeye, keşfetmeye, yaratmaya yönelten bir güçtür. Arzu, insanın damarı ve yolu olur.
Bellek, dün, bugün, yarın bütünlüğünde: zaman içinde gezer. Bazen onu seçer, bazen bunu seçer. Zaman ve yer, koşulların oluşturduğu bir bütünlük içinde, insanlar arasında bir yakınlık oluşturur. Kişi, geçmişini hatırlar ve geleceğini kabullenir. Kabullenmek, sorunları çözüm odaklı düşünmek olur. Sevgi, arzudan daha kalıcı ve güçlü bir duygudur.
Hayat, çağırıcıdır. Bir mutluluk hissedildiğinde, umutlar yeşerir. İnsan, eninde sonunda kendine döner. İnsan, mutluluk ve umutla ayakta kalır.

