İbrahim Sanalp yazdı; TOPLUM VE BİREY
Köşe yazarımız İbrahim Sanalp makalesinde;
Toplum bütün, birey toplumun parçası olur. Bütünün parçaları eşit olur. Bireyler eşit olur. Herkesin topluma katkı yapması beklenir. Görevini yerine getirmeyenler, topluma karşı sorumluluktan kaçmış olurlar. Hak ve sorumluluk bir bütün olur. Sorumluluk yerine getirilmeyince, hak da iddia edilemez.
Yazmak bir çaba, bir iş olur. Aynı zamanda bir oyun ve bir sevinç olur. Önemli olan bireyin dünyaya bakış açısıdır. Her bilgi türü, dünyaya bir bakış açısı olur.
Yazı anlam, anlatım, bağ kurmak olur. Yazı bir karşılaşma ve görüp gösterme alanıdır. Kitap, hayata dair keşifleri sevenler için bir kaynak olur.
İnsanlar her zaman heyecanla ve sabırla özgürlüğü, adaleti, eğitimi aradılar. Şartların insanların zorunlu ihtiyaçlarını sağlaması gerekir. Şartlar yetersiz olursa, paylaşılan yalnızlık ve mutsuzluk olur.
Ortak çoğunluğunun oylarıyla yöneticilerin seçildiği kooperatif şirketleri kurmak gerekir. Her şey insancıl olmalı…
Yazar kendi değerini başka gözlerdeki yansımalardan fark eder. Yazmak dili içtenlikle aramak olur.
Düşünce özgürlüğü ile inanç özgürlüğü bir bütün olur. Bütünün parçası olur. Birbirini tamamlar.
Demokrasi, çoğulculuk, tartışma kültürü, söz söyleme hakkı bir bütün olur. Özgürlüklerin sınırı, başkalarının özgürlükleri noktasında son bulur.
Doğru karar vermek için bilgili olmak gerekir. İnsan vicdanını bilgiyle oluşturur.
Kitapların toplumu dönüştürücü gücü vardır. Ütopya romanları, olması gerekeni anlatır. Yazmak zamanın ve hayatın zorluklarına karşı bir savunma refleksi olur. Sözcükler duyguların etkisiyle şarkılar olarak ifade edilir.
Toplumda emek-sermaye bütünlüğü, serbest piyasayı oluşturur. Meslekler serbest piyasada oluşur. İhtiyaca göre meslek okulu açılır. Meslek eğitimi, işe yönelik olur. Okulda işlik, işlikte okul kurulur. Örgütlenme emek-sermaye ayrımına göre yapılır.
Gerçeklerin etkisinde yaşanır. Hayaller gerçekleşmeyince hayal kırıklığı yaşanır. Hayalleri gerçeklere göre sınırlamak gerekir.
Aşk, bir insanla bir gelecek tasarlamak olur. Aşk, bir başkasının sorumluluğunu sevgiyle üstlenmek, gelecek sözü vermek olur. Aşk insana bir deneyim olur. Aşk edebiyatın ana konularından biri olur.
Toplumsal ilgi ve toplumsal katkı duygusuyla oluşturulan toplum kurallarına sağduyu denir. Toplumda uzlaşma yoluyla alınan kararlara milli irade denir. Uzlaşma olmazsa çoğunluk-azınlık durumu oluşur.
Zamanın koşullarına uygun değişim ve yenilenme ile varlığımızı sürdürürüz. Toplumda fakirliği yenmek gerekir. Fakirlik, ekonomik sistemin dışında kalmaktır. İnsan, doğanın ve çevrenin parçasıdır.
Dini bilgi, dünya bilgisini kutsayıp kabul eder. Kutsama besmele ve dua ile yapılır. İnsan dini bilgi ve kutsanmış dünya bilgisi bütünlüğü içinde yaşar. Dini bilgi dünyaya kutsal metinlerin sayfaları arasından, ayetlerin çizdiği çerçeve içinden bakar. Dünya bilgisi, dünyaya doğrudan bakar. Araştırma yapılır. Bilgiyi dini bilgi ve dünya bilgisi olarak ikiye ayırmak, bir gelişme kabul edilir.

