İbrahim Sanalp yazdı; OKUMA BECERİLERİ

    28.05.2025

    Köşe yazarımız İbrahim Sanalp makalesinde;

    Kitap adı: Okuma Becerileri. Yazarı: İbrahim İ. Öztahtalı. Sayfa sayısı: 140.

    Türkçenin anlamsal iletişim sistemi, sözcük okumayı kabul etmez. Türkçede anlam, sözcüğün içinde geçtiği anlamsal birlik esas alındığında ortaya çıkar. Bir sözcük tek başına görüntülendiğinde sadece temel anlamıyla karşımıza çıkar. Türkçede çok anlamlılık özelliği vardır.

    İnsanımızın okuma konusundaki temel probleminin “nefes” olduğu görülür. Türkçenin anlamsal işletim sisteminin anlama ve kavrama aşamalarında etkin bir kural var: Durak. Bu kural sözcüklerin bir araya gelerek oluşturdukları birliklerin sınırını belirler. Bu duraklar noktalama işaretlerinin oluşturduğu duraklar gibi belirli işaretler taşımıyor.

    Göz: Görme organı. Boyamak: Boya sürerek ya da boyaya batırarak renk vermek. Göz boyamak: Kandırmak… Esas olan birlikte kazanılan anlamdır.

    Doğru soluma, insan hayatı için oldukça önemlidir. Okuma sırasında doğru soluma, durakların doğru yapılmasını sağlıyor. Metinleri sözcük-sözcük görüntülemek yerine, anlamsal birliklerin sınırını esas alan yeni bir fotografik görüntüleme gerekir. Bu durum anlamayı kolaylaştırır. Okuma hızını artırır. Anlamsal birlikleri birer bütün olarak görmek gerekir. Yeni davranışa “SOS” Süper Okuma Sistemi diyoruz.

    Geçmişe baktığımızda birçok ünlünün ortak özelliğinin, okumaya verdikleri önem olduğu görülür. Okuma, başarının başta gelen anahtarıdır. Okumak, bilgi öğrenmek yanında, bizi şehirlerde gezdirir, komik hikâyelerle, kahkahalarla eğlendirir. Bazen de duygularımızı dile getirerek bizi hüzünlendirir. Okuma alışkanlığı, dilimizi daha iyi öğrenmemizi ve güzel konuşmamızı sağlar. Sürekli yeni bilgiler öğreniriz. Okudukça beynimizi daha verimli kullanırız. Araştırmaya yöneliriz.

    Bir davranışın düzenli olarak, hep aynı saatlerde tekrarlanması durumunda, yirmi bir gün sonra o davranışın alışkanlığa dönüştüğü görülür. Okumak, okumanın, bilgi edinmenin yanında bir eğlenme ve neşelenme yoludur.

    Uygun hedefler belirlemeliyiz. Okumayla hedefler arasındaki bağlantıyı görmeye çalışalım. Kitap okuduktan sonra kendimizi maddi ve manevi olarak ödüllendirmeliyiz. Okuma saatleri yapmalıyız. Gerektiğinde televizyonu kapatmalıyız. Bilgisayar için plan yapabiliriz.

    Önce her gün belirli saatte düzenli olarak okuma yapan bir okuyucu olmalıyız.

    İyi bir ışık, okumayı kolaylaştırır, gözleri korur. Bir yakın, bir uzak aydınlanma olan yerde okumalıyız. Masada, sandalyeye oturup sırtımızı dayayıp okumalıyız. Normal elbiseyle okumalıyız.

    Göz dinlendirme yöntemine, “Palming” denilir. Gözler yorulunca, kitabın dışında bir yere bakınız. Odanın tavanına, duvarına bakınız. Sonra avucunuzu göz çukurlarınızın üstüne koyunuz. El ayalarınızın sıcaklığı gözlerinizin yorgunluğunu alacaktır. Gözler yorulunca okumaya ara verip dinleniniz. Parçayı okuduktan sonra ne anladığımızı düşünmeliyiz.

    Bilgileri beş duyumuzla toplarız. Görme, işitme, dokunma-hissetme, koklama, tatma…

    Görsel öğrenme stili için geçmişte yaşadıklarımızı hatırlayarak görsel hafızamızı çalıştırabiliriz. Seyrettiğimiz filmlerden sahneler hatırlamaya çalışalım.

    İşitsel öğrenme stili için radyo programlarını izleyelim. Klasik müzik aletlerinin seslerini ayırmaya çalışalım.

    Dokunsal öğrenme stili için el becerilerimizi geliştirecek oyunlar oynayabiliriz. Spor çalışması yapabiliriz.

    Vücudumuzdaki tüm organlarımızı beynimiz yönetiyor. İnsanlar yaşamları boyunca, nöronlar arasındaki bağları kuvvetlendirerek beyinlerini daha iyi kullanmaya çalışırlar. İnsanlar okuyarak, düşünerek, hayal kurarak beyinlerini verimli kullanırlar.

    Beynimiz yorulmaz. Gözlerimiz, boyun kasları yorulabilir. Dolaşın, derin nefes alın. Bu şekilde dinlenin. Beynin iki lobu vardır. İki lobu kullanmak daha başarılı olmayı sağlar. Okumak, iki lobu çalıştıran bir çalışmadır.

    Okuma hızı = Toplam kelime sayısı: Bölü: Toplam süre(saniye) x 60 = Bir dakikadaki okuma hızı tespit edilir. Toplam kelime sayısı pay olur. Toplam süre(saniye) payda olur. Okuma sırasında hem gözlerimiz hem beynimiz çalışır.

    Türkçe dinamik bir dildir. Kelimeyi içinde geçtiği kelime öbeğinde ya da içinde geçtiği cümle içinde görmemiz gerekir. Türkçede kelimeler çok anlamlıdır. Kelimelerin birden çok anlamı vardır. Kelimelerin anlamı, içinde geçtikleri cümlede belirlenir. Görmek, kelimeden kelimeye atlamak suretiyle olur. Göz kaslarını geliştirip atlama hızını artırabiliriz. Ok işareti yönünde sıralanmış resimleri atlayarak hafızamızda tutmaya çalışalım.

    Nesneyi net bir şekilde görebiliyorsak, o nesneye odaklanmış oluruz. Odaklanma kelimesi, dikkatimizi toplamak anlamındadır. Çeşitli şekillerin olduğu metinler yoluyla bakış deneyimi yapalım.

    Gözler dışarıya açılan pencerelerdir. İnsan gözü oval şekilde görür. Görme, yatay ve dikey olarak gerçekleşir. Gözün görüntüleme hızı artırılır. Gözün aktif görme alanı genişletilir. Kelime öbeklerini görerek göz atlaması yapabiliriz. Yolda yürürken karşıya bakarak görme alanımızı genişletebiliriz.

    Hızlı okuyucular odak noktasını, satır aralarındaki boşluğa yöneltirler. Bütünü görme çalışması yapılır. Bir resim alınır. Üzerinde bir nokta belirlenir. Bu noktaya odaklanarak, resmin bütünü görülmeye çalışılır.

    1-Okuma yaparken sakız çiğnemek. 2-Okurken dudaklarımızın arasına bir kalem alarak sıkıca tutmak. 3-Okuma yaparken klasik müzik dinlemek. Bu üç madde, içsel okumaktan okuyucuyu korur.

    Okuma amacımızı belirlememiz gerekir. Okuduktan sonra amacımıza ulaşıp ulaşamadığımıza bakmalıyız. Okuduğumuz metindeki kelimelerin anlamlarını öğrenmemiz gerekir.

    Göz kaslarını çalıştırma alıştırması için: 1-Bir resim üzerindeki farklılıkları bulmaya çalışmak. 2-İki resim arasındaki farklılıkları bulmak.

    Süper Okuma Sistemi, okumanın en önemli amacı olan öğrenmenin en iyi şekilde gerçekleşmesini sağlamaya yarar. Fiziksel hazırlık ve zihinsel hazırlık yapılır. Dikkatimizi yoğunlaştırırız.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.