İbrahim Sanalp yazdı; GANDİ’Yİ ANLAMAK
Köşe yazarımız İbrahim Sanalp makalesinde;
Gandi, genel yarar kuralına göre hareket eder. Toplumun çıkarlarının doğrudan ve dolaylı olarak korunması, genel yarar olur. Gandi, her türlü abartmadan uzak durur. Gerçeğe bağlı olur. Amacı halkın daha iyi şartlarda yaşamasıdır. Gandi’ye göre, asıl yararlı olan şey: olayları kavramak ve gelecek için onlardan ders çıkarmaktır. Gandi, yasama meclisine gelen kanunların, genel yarar kuralına uygun olmasına dikkat eder. Yasalar, herkese uygulanabilir olmalı…
Gandi, “Gerçek yolunda direnç ilkesine uyanlar” kuralına göre bir okul kurar. Çocuklarını bu okula gönderir. Geçici de olsa bir mürebbiye tutup çocuklarının İngilizce öğrenmelerini sağlar. Resmi okulda verilen bilgilerden çocukları mahrum kalır. Ancak çocuklarına ana baba yanında öğrenilen bilgiler verir. Özgürlük ve nefse saygı alanında pratik dersler verir.
Gandi, eşine ve çocuklarına faydalı olmak için, “Anaya Öğütler” adlı yapıtı okur. Çocukları yetiştirmek için ana babanın gerekli bilgi sahibi olması gerekir. Çocuğun ilk beş yılda çok şey öğrendiğini belirtir.
Gandi, çabaya ve iradeye inanır. Ama yeterli bulmaz. Yemin ederek söz vermeye önem verir. Yeminine sadık kalmaya çalışır. Yemin, tehlikeye karşı güvenli bir kalkandır. Perhizle geçen günler, gerçeğin öğrenilmesine katkı yapar. Bir hedefe yönelik denetim ve disiplin için dikkat gerekir.
Gandi, insanın kendi işini görmesinin güzel olduğunu belirtir. Zamanla çamaşır yıkamayı, ütü ve kola yapmayı öğrenir. Gandi’ye göre, gerçek ağaca benzer. Beslendiği kadar meyve verir. Gandi, sadeliği sever. Sade bir hayat sürer. Süslü eşyalar kullanmaz.
Gandi’ye göre, genel yarar kuralı, önce irade gerektirir, sonra deneyim. Gandi, hiçbir hizmeti küçümsemez. Servet, güç, saygınlık için takı takılmasını, doğru bulmaz.
Elle dokunan kaba kumaştan dikilen elbise, bir sadelik işaretidir. Sadelik, genel yarar özelliği taşır. Hindistan’ın özgürlüğe ve fakirliği yenmeye ihtiyacı var diyenlere: Gandi, kendini yakın hissediyor.
Gandi, üçüncü mevki trenle Hindistan içinde geziye çıkar. Üçüncü mevki trenleri inceler. Üçüncü mevki trenlerde yolculuk çok zordur. Fakirlerin halini yaşayarak öğrenir.
Gandi, Hint tapınağındaki törene gitmek için, bir Panda’nın evine gider. Panda’ya para verir. Panda, Gandi’nin törene hazırlanması için hizmet eder. Gandi, Ganj Nehri’nde yıkanır. Sonra tapınaktaki törene gider.
Hint Kongrelerinde-meclislerinde genel yarar kuralına göre çalışmalar yapılır. Fil ile karıncanın düşünceleri farklıdır. İngiliz ile Hintlinin düşünceleri farklıdır. Gerçeğin peşinden gitmek, yaşamın amacıdır.
Bahai-kardeş, babu-baba, mahatma-bilgili insan: toplumda birer unvandır. Gandi, af dilemeyi, kuşkunun sona ermesi olarak değerlendirir. Gandi, ömrünce borca girmemek için mücadele eder. Kutsal Hindu metninde: dengeli bir insanın görevi, çıkar gözetmeden davranmaktır, diye yazar. Gandi, beslenmesine dikkat eder. Doğal besin olarak meyve ve ceviz yer. Yarı bele kadar, su tedavisi uygular.
Gandi, deneyimle kazanılan bilgiye önem verir. Sağlığı için perhiz deneyimlerine devam eder. Sağlık Kılavuzu adıyla küçük bir kitap yazar. Kitap basılır. Satılır. Okuyuculardan mektuplar alır.
Gandi’ye göre, nicelik ve nitelik bakımından, yiyeceği ve içeceği sınırlamak: düşünceyi ve sözleri kısıtlamak kadar zorunlu olur.
GANDİ
Mahatma Gandi, Hindistan’ın milli ve dini lideridir. Londra’da hukuk öğrenimi görür. Gandi, sadece gerçek yolunda edindiği deneyimlerini anlatır. Bir kimse için olanaklı olanın herkes için olanaklı olacağına inanır. Gerçek peşinde koşan kimse, öylesine alçakgönüllü olmalı ki, toz zerrelerinin altında ezilebilmeli… Gandi, gerçeğin peşinden gider.
Gandi, okulda, arkadaşlarına hiç yalan söylemez. Kopya çekmenin yasak olduğunu bilir. İnsanların kusurlarını görmezliğe gelmeyi ve saygılı olmayı öğrenir. Kitaplar okur. Kitaplardaki kahramanları kendine örnek alır. Sevgiyi anlatan kitaplar okur.
Gandi, et yemiyor. Hint inancında et yememek yaygın bir kuraldır. Gandi, oruç tutar. Gandi’ye göre, her şeyin temeli ahlak olur. Her türlü ahlakın da özü gerçekliktir. Gerçeklik, bir amaç olur. Kötülüğe iyilikle karşılık ver, ilkesi: Gandi’ye yolunu gösteren bir yaşam kuralı olur. Bütün insanları bir-eşit say, kuralını benimser.
Hint inancında kabullenmek terimi var. Kabullenmek, sorunlara çözüm odaklı çare bulmak için mücadele etmek anlamına gelir. Bugüne odaklanıp soruna çözüm aranır.
Gandi, Londra’da bir ailenin yanında pansiyoner kalır. İngilizce konuşmasını geliştirir. Gandi, Londra’da etyemezlik, perhiz ahlakı, sağlık üstüne gibi konuları işleyen kitaplar okur. Etyemezliğin gönüllüsü olur. Gandi, tiyatroya gider. Tiyatro seyretmenin kurallarını öğrenir.
Gandi, yönünü belirler. Bir öğrenci olduğuna, öğrenimini sürdürmek zorunda olduğuna karar verir. Başka isteklerinden vazgeçer. Gandi, duyular dünyası ile amaçlar dünyası ayrımı yapar. Gandi’ye göre özveri, bütün dinlerin en yüce özelliğidir.
Gandi, kitap okuyacak kadar Latince öğrenir. Latince kitaplar okur. Roma Devlet Hukuku’nu öğrenir. Gandi’ye göre, yaşamı kazanmak için dürüstlük ve çalışmak yeterli olur.
Hint inancında, el ve ayakların yıkanması ve ağız temizliği yapılarak abdest alınır. Nehirde ya da havuzda suya dalarak yıkanılır. Gandi, acılar-üzüntüler karşısında, gözyaşlarını içine akıtır. Kendisini yaşamın akışına bırakır.
Gandi, olgunluk yolunda sonsuz mücadele insanın hakkıdır, kuralını benimser. Tolstoy’un ve Rustin’in kitaplarını okur. Günlük hayatın temizlik ile başlamasını, kural kabul eder.
Gandi, avukat olarak mahkemede savunduğu davaları barış yoluyla çözmeye çalışır. Anlaşmayı salık verir. Irk ayrımının kalkması, haksızlıkların önlenmesi için çalışır. Davacı tarafları uzlaştırmaya çalışır. Uzlaşmayla sorunları çözmeye çalışır.
Gandi, Tolstoy’un “Cennet Kendi İçimizdedir” adlı yapıtını okur. Bu yapıt, Gandi’yi büyüler. Toplumda haklar bir bütündür. Ticari haklar, politik haklar bir bütündür, kuralını benimser. Mahkemede avukatların özel elbiselerinin olması kuralına uyar.
Gandi, bütün ömrünce, gerçek üzerinde diretir. Uzlaşmanın güzelliğine inanır. Gerçek, bir taş kadar sert, bir gonca kadar yumuşaktır. Direnmek, hoşgörülü olmak, kibarlık herkesin özelliği olmalı, düşüncesini benimser.
Gandi, genel sağlık kurallarına göre yaşamaya çalışır. İnsanlarla ve doğadaki varlıklarla barış içinde yaşamak ister. Kötülüğe karşı, zora başvurmadan dayanmaya çalışır. Gandi, istekle, sevinçle yapılan çalışmanın değerinin, başka şeylerle kıyaslanamayacak kadar büyük olduğunu belirtir. Çalışmak, bir görevdir. Sevginin deviremeyeceği bir güç yoktur.
GANDİ’Yİ TANIMAK
Gandi’ye göre, şiddete karşı çıkmak, gerçeği araştırma işinin temelidir. Karşılaştığı farklı kasttan Hintliler arasında fark gözetmez. Gandi’ye göre evlilik, bir sevinç, bir mutluluk, bir ilerleme olur. Yazmak, başlı başına gerçek yolundaki deneyimlerden biridir. Gandi, mektuplar yazar. Haftalık gazete çıkarır. Gazete için yazılar yazar. İyiyi kötüden ayırmaya dikkat eder.
Hintçe satyagraha, gerçeklik üzerine ısrar ya da gerçeklik üzerine direnç anlamına gelir. Bu terim şiddetsiz direncin temelini oluşturur. Gandi’ye göre, iyi ile kötü bir arada bulunur. İnsana düşen bunlardan birini seçmektir. İnsan deneyim yoluyla ve kendi çabasıyla çok şey öğrenebilir.
Ruskin’in “Sonuna Dek” isimli kitabında faydalı bilgiler vardır. “Herkes yaşamını çalışarak kazanma hakkına sahiptir. Bütün meslekler eşittir. Çalışma yaşamı, yaşamaya değer tek yaşamdır.”
Gandi’ye göre, evlenen kadın ve erkeğin inançları farklı olabilir. Ortak inanç, ahlaksal inanç olur. Her inancın ahlaksal kuralları vardır.
Gandi’ye göre, evde yapılan yemek ve ekmek pişirme, dikiş dikme çalışmaları: sadelik belirtisidir. Üretici olmak, sadeliktir. Çocukların evde temizliğe katılmaları, genel sağlık kurallarını öğrenmelerini sağlar. Gandi, çocuklarına zaman ayırıp onları eğitmeye çalışır. Çocuklarla konuşarak onlara bilgi verir. Günde en az bir saatini çocuklarına ayırır.
Gandi’ye göre, insan, ideali anlatan nefsine egemen olduğu oranda insandır. İnsanlığa hizmet etmek isteyen: ideal olan nefsine göre hareket etmiş olur. Şiddet içermeyen direnç yoluyla toplumda yardımlaşma olur. Gandi, oruç tutmaya, yiyip içeceklerini sınırlamaya önem verir. Tutkulardan uzak durur. Günde bir öğün yemekle oruç tutar. Su içmek serbest olur.
İnsana zorla kabul ettirilen kısıtlamalar geçici olur. Bu kısıtlamaları insan, kendi isteği ile nefsine yüklediği zaman, etkisi fazla olur. Gandi, perhizin başarılı olmakta etkili olduğunu düşünür.
Gandi, öğretmenin davranışlarıyla öğrencilere örnek olması gerektiğine inanır. Dayak atmaya karşıdır. Çocuklar birlikte oynayarak eşitlik duygusunun etkisini hissederler.
Gandi’ye göre, gerçek yolunda “öfke, bencillik, kin” gibi şeylerin yeri yoktur. Gerçeğe ulaşmak için: sevgi ve kin, mutluluk ve mutsuzluk gibi ikili sıkışıklıktan sıyrılmak gerekir. Gerçeğin âşığı, karanlıklar içinden aydınlığa ulaşmak için çabalar. Gandi, İnsanlar arasında eşitlik olmasını düşünür. Doğruluktan yana olup yanlışı da kabul etmek gerekir.
Gandi, huzur içinde yaşayan toplum olmak için çalışır. Bir toplumda terzilik, dokumacılık gibi sanatların gönüllü olarak öğretilip öğrenilmesini ister. Toplumda zengin, yoksul, eğitimli, cahil insanların birlikte çaba sarf etmeleri gerektiğini belirtir. Fakirliği ve cahilliği yenmek gerekir.
Gandi, bütün yaşantısının disiplin gözeten kararlara dayandığını belirtir. Gandi, yediği yemekleri her gün azaltır. Son yemeğini güneş batmadan yemeye karar verir. Nefsine sınırlamalar koyar. Sağlıklı olacağını düşünür. Gandi, Hint toplumunun paryalığı ortadan kaldıracağı, farklı kastları yok edeceği günü arzular.
Gandi, gerçeğe bağlı kalmanın, gerçeği aramanın görevleri olduğunu belirtir.
GANDİ’YE GÖRE
Gandi’ye göre, fakirlere sadaka vermek yerine, iş bulmak-iş vermek gerekir. Nezaket, herkese iyilik yapma isteğidir. Özveri, daha iyi bir gelecek umudu etkisinde yapılır. Hint halkına, sevginin gücünü benimsetmek ister.
Gandi’ye göre, şiddetsiz direnç, insanın nefsini temizlemesi için bir yoldur. Gandi, Hint halkının bir gün oruç tutup dua etmesini ister. Halk yaratılıştan şiddeti değil, sessizliği sever. Şiddetsiz direnç özellikle inançlı insanların sembolü olur. Rus romanlarında fakirlerin, sabah ve akşam iki öğün yemek yedikleri anlatılır.
İnsan ancak kendi yanılgısını büyük, başkalarınınkini de küçük aynada görebilirse, her iki yanılgı üstüne de haklı bir fikir yürütebilir. İnsanın devletin yasalarına kendiliğinden uyması, onlara saygı göstermesi gerekir. Yasalara ceza-ödül düşünmeden uymak gerekir.
Şiddetsiz direnç, toplumun yasalarına kendi özgür isteğimiz ile boyun eğmeyi anlatır. Çünkü bunu kutsal görev biliriz. Toplum yasalarına titizce uyduktan sonra insan, yasanın iyi-adaletli ya da kötü-adaletsiz olduğuna karar verebilir. Gandi, gönüllü-bağımsız hareket etmeyi önerir.
Gandi, haftalık çıkan gazete yoluyla halka seslenir. Gazete, düşünceleri serbestçe ortaya koymaya, halkı aydınlatmaya olanak verir. İnsanların birbirine yakınlık göstermeleri: yabancılık hissinden kurtulmayı sağlar. Savın, kanıtlara bağlanması gerekir. Doğruluk, kanıtla olur. Sorunların birbirinden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Gönüllü olmak, bağımsız olmak demektir.
İnsanlar, iyi-kötü ayrımını, gönüllü-bağımsız yapmalı… İyiye, doğruya, gerçeğe ulaşmak: amaç olmalı…
Toplum bütündür. Bireyler bir bütündür. Toplumda bütün bireylerin inançlarına saygı gösterilir. Toplumda kanunların uzlaşma yoluyla kabul edilmesi gerekir. Toplum kurallarına gönüllü-bağımsız uymak gerekir.
Sorunların çözümünde, işbirliği yapmak gerekir. İşbirliği yapmak, uzlaşma sağlar. Toplumda kararlar, uzlaşarak elbirliği ile alınmalı… Düşünce en az sözle dile getirilmeli… Genel yarar kuralına göre, sorunlara çözüm bulmayı içeren tartışma yapılmalı…
Gandi, çalışmayı, üretimi: yoksulluğa çare kabul eder. Maneviyat ve maddiyat bir bütündür. Bu bütünlük insana huzur verir. Aletin, makinenin çalışması: insana huzur verir.
Gandi, iplik bükme atölyesi-okulu açar. Öğrenciler iplik bükme işçisi olurlar. El ile bükülen ipliklerden, el tezgâhlarında kumaş dokunur. Bu kumaşlardan elbiseler dikilir. Bu elbiseler giyilir. Toplumun ihtiyacı toplumca karşılanır.
Bir malın fiyatını, o mala olan sunum ve istem belirler. Ekonomik özgürlük için, iş ve üretim gerekir.
Gerçeği anlamanın yolu, şiddetsiz direnç olur. Deneyimler insanın içini sevinçle doldurur. Şiddetsiz direnç, alçakgönüllü olmanın en son aşaması olur.

