HER TELDEN

    07.10.2026

    Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Ahmet Koçak makalesinde;

    Bir kadın yazmış:

    “Parayla saadet olmaz” Türk filmlerinde sık kullanılan bir deyimdi.

    Bir adam yanıt vermiş:

    “O sözde geçen para Türk lirası için söylenmiştir. Dolar’da, Euro’da bir sıkıntı yok kızım.”


    Ünlü aktör Marlon Brando şöyle demiş:

    “Eğer rol yapamayacak olsaydık bir saniye bile hayatta kalamazdık. Aslında bu bir hayatta kalma düzeneğidir. Bizler hayatta kalabilmek için her gün rol yaparız. İnsanlar yalan söyler. Sürekli şekilde. Her gün. Düşündükleri şeyi söylemeyerek veya düşünmedikleri şeyleri söyleyerek. Ya da hissetmedikleri şeyleri göstererek.”

    Bir başkası altına şu yorumu yazmış:

    “Bu sözün gerçek olup olmadığını kendime sordum. Benim için geçerli olmadığını düşündüm.”

    Altındaki yanıt ise şöyle:

    “Sözde yalan da geçiyor.”


    “Hayaller ve gerçekler…

    Bu ikisi daima birbiriyle yarışır. Ama sonunda gerçekler kazanır.”

    Kazanır mı?


    İlginç Bir Kısa Öykü

    Orta Çağ’da bir kasabada kadınlar, sabah evden çıkan eşlerine düşük dozda zehir verirlermiş. Eşler geceyi başka yerde geçirmek isterlerse ağrı şiddetlenir, dayanılmaz bir hâl alırmış. Eve gelip panzehiri içtiklerinde ise bir anda eski sağlıklarına kavuşur ve mutluluğu eşlerinden başka yerde aramamaları gerektiği sonucuna varırlarmış.

    Bu öyküye yapılan yorumlardan bazıları şöyle:

    “Şeytanca bir davranış. Günah!”

    “Neden günah? Kocasının zina yapması mı? Kadının kocasını evde, çocukların yanında tutmaya çalışması mı?”

    “Orta Çağ Avrupa’sı bu tür eş güdümlü davranışlara sahip. Erkekler de eşlerine bekâret kemeri takıyormuş.”


    George Orwell ve 1984

    George Orwell’ın 1984 adlı kitabından olduğu ileri sürülen şu söz paylaşılmış:

    “Yok etmek sadece zorbaların ve cahillerin işidir. Bir insanı zekâsıyla yenemeyeceğini anladığı anda ya şiddete başvurur ya paranın gücüne. Birisi sizinle aynı fikirde değil diye onu yok edemezsiniz. Medeni ve erdem sahibi insanlar böyle yapmaz.”

    Paylaşımın altına yapılan yorum ise hayli düşündürücü:

    “Cahillerden uzak durun mu demiş, yoksa onları idare edip paralarını alın mı demek istemiş?”


    Adsız biri yazmış:

    “Birçok insan kendi diye bir başkasını yaşar, buna inanır veya inandırılır… Kendine rastlamadan geçer ömrü… Kimi de ömrünün bir anında yüzleşir kendiyle… O cesareti, o aklı, o vicdanı gösterebilir ve inkâr etmeden geçmişini kendine yeniden başlar.”

    Başka bir felsefe sever ise şöyle yanıt vermiş:

    “En beğendiklerim onlardır; kendine ayna olabilenler. Siz yaşamınızın hangi anında kendinizle karşılaşıp yüzleştiniz?”


    Alain Delon’dan Hayata Dair

    Ünlü aktör Alain Delon’a atfedilen sözler ise şöyle:

    “Bu dünyayı hiçbir şey hissetmeden terk edeceğim. Hayatın bana sunabileceği bir şey kalmadı, her şeyi gördüm, her şeyi yaşadım. Ama şimdi yaşadığım çağdan nefret ediyorum. Baktıkça midem bulanıyor. Her şey sahte, her şey değiştirildi. Verilen söze saygı yok. Şimdi önemli olan tek şey para ve servet.”

    Yorumum

    Belki de Delon’un sözleri hepimiz için biraz ağır. Çünkü dünya bütünüyle sahte değil. Hâlâ sözünün arkasında duran, emeğe saygı duyan, dostluğa değer veren, çocuğuna güzel bir dünya bırakmaya çalışan insanlar var.

    Ama kötülüğün, yalanın ve paranın sesinin giderek yükseldiğini de inkâr edemeyiz.

    Belki mesele dünyadan nefret etmek değil; dünyanın bütün kötülüklerine rağmen insan kalabilmek.

    Çünkü insanın en büyük yenilgisi, kötü bir dünyada yaşamaya mecbur kalması değil; o dünyaya benzeyerek yaşamaya başlamasıdır.

    Siz ne düşünüyorsunuz?

     

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.