Felsefeyi Anlamak…
Köşe yazarımız İbrahim Sanalp makalesinde;
Felsefe, çepeçevre betimlemelerin işbaşında olduğu bir alandır. Felsefenin, betimlemeciliğin bir sonucu olarak kavranması gerekir. Betimlemenin doğal gidişi, ayrıntıları adım adım açığa çıkartmaktır. Betimleme, hepsici değil, azıcıkçıdır. Asıl yapılması gereken, bilinecek şeyin kuruluşunu parça parça betimlemelerle kavramaktır. Filozofça açıklamalar, betimlemelerde temellenir.
Filozof, konusunu, çözümleyerek betimler. Çözümleme, felsefeyi, çokça anlamlar betimlemesi yapar. Felsefede anlamları bölük-pörçük bilmek, başlı başına bir sevinç kaynağıdır.
Bilgi, sınırlı konuları tek tek özel doğrultularda yansıtma denemesidir. Ayrı ayrı kimselerin çabaları, felsefede birbirine eklenir. Felsefenin varoluşu tam bir bilmeye dayanır. İlerleme, öğrenmenin olduğu yerde vardır.
Felsefe, dille yapılır. Dil ötesinde felsefe yoktur. Felsefe, salt bir dil örgüsüdür. Felsefenin dili, felsefeye özgü bir dildir. Felsefe, kavramları anlamlarıyla bilen bir dildir. Felsefe, bildiğini ince ayrımlara elverişli bir dille belirler. Başarı sınırları: dili ile başlayıp biter. Felsefenin dili, bilme dilidir. Felsefenin dili, evrenin dile getirildiği ortamları, dile getirir. Çoğunlukla bilgi türlerini daha aydınlık olarak dile getirecek bir esnekliğe erişir. Felsefenin dili, bilgi türlerinin bütün bildikleriyle bilinebilecek bir bilme dilidir.
Felsefe, bir açıklama dilidir. Felsefe önermeleri, tek tek felsefe çalışmalarının ürünüdür. Felsefe, doğrudan doğruya dil gerçeklerinde bulunanı, bu gerçeklerin ya biçiminde ya içeriğinde bulunan yapıtları elden geldiğince upuygun bir dilde yakalayan bir felsefedir. Filozofun gücü, tek tek önermelerinde, anlamlar üzerinde söylediklerinde aranmalıdır. Dil, felsefenin aynasıdır. Felsefe, olanca nitelikleriyle dilinde yansır.
Filozof, bir gözlemcidir. Bütün gücüyle olayları gözler. Filozofun gözlediği olaylar başkadır. Filozof, olayların gözlenerek incelendiği dil yapıtlarını inceler. Filozofun gözlem aracı, yöneldiği dil verilerini incelemektir.
Her gözlemiyle filozof, felsefeye ayrı bir bilgi katar. Her felsefe verisi, ancak bölük-pörçük bir önermede, önerme dizisinde açığa konabilir. Filozof, felsefe doğrularına varmak ister. Eğilimi gereği filozof, açıklayıcıdır. Felsefenin dilini bilmek gerekir.
Bir üst dil olan felsefenin aydınlattıkları, ancak dile getirdikleridir. Felsefe, sınırlı görevine uyarak, çevrildiği dil yapıtlarındaki anlamları inceler. Felsefe, bilgidir. Filozofun dili, o dili konuşan herkesin anlayabileceği bir dildir. Her bilgi insanı gibi, filozof da bilme işbölümünde payına düşenden sorumludur.
Her araştırma, belli bir olayı, kuruluşu bakımından bilmeye yönelir. Araştırmada amaç: salt bilgileri yanlışlardan arınmış belirlenimleri, en çok sayıda elde etmektir. Araştırma sürecinde dikkat, doğrudan doğruya araştırılan şeyin kendisine çevrilmiştir. Çeşitli bilgi türleri, günlük dil, sözlü sanat ve dil yapıtları: filozofun uçsuz bucaksız uğraşı alanını meydana getirir.
Felsefe tarihi, bugünden önceki felsefe çalışmalarıdır. Felsefenin zengin bir tarihi olduğu açıktır. Felsefe tarihinin kurucuları, filozoflardır. Felsefe tarihçileri, görevlerini ancak filozofların yaptıkları üzerinde başarabilen kimselerdir. Felsefe tarihçisi, felsefeyi, felsefe tarihi bilgisinde yeniden kurar. Felsefeye, tarih bilinci kazandırır.
Tarihçi, geçmişi merek eden kimsedir. Geçmişe ilgi, tarih bilincinin dayanağıdır. Felsefenin tarih belgeleri, felsefe yazılarıdır. Felsefe için anlayışı olan felsefeyi görür.

