Emekliden Çifte Bayram Çağrısı: “Her Emekliye Bir Küçük Altın Verilsin”

Türkiye’de milyonlarca emeklinin geçim mücadelesi her geçen gün ağırlaşırken, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve yaklaşan kış ayları öncesindeki beklentiler yeniden gündeme geldi. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, emeklilerin gelirleri ile temel yaşam maliyetleri arasındaki makasın giderek açıldığına dikkat çekerek, emeklilere yönelik acil destek çağrısında bulundu.
Açlık sınırının yaklaşık iki emekli aylığına, yoksulluk sınırının ise yaklaşık altı emekli aylığına denk geldiğini belirten Pars, özellikle kış aylarında artacak olan ısınma, gıda, kira, sağlık ve diğer zorunlu harcamaların emekliler üzerindeki yükü daha da artıracağını söyledi.
Pars, emeklilerin ekonomik açıdan rahatlatılması için yalnızca maaş artışlarının yeterli olmayacağını ifade ederken, özel günlerde yapılacak ek ödemelerin de önemli bir sosyal destek sağlayabileceğini belirtti.
“Emekli iki bayramı birden yaşasın”
Kenan Pars’ın dikkat çeken önerilerinden biri ise 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda emeklilere birer küçük altın tutarında ikramiye verilmesi oldu.
Pars, bu uygulamanın hayata geçirilmesi halinde emeklilerin hem ekonomik açıdan nefes alabileceğini hem de milli bayramları daha anlamlı bir şekilde kutlayabileceğini ifade ederek, “Emekli çifte bayram yapsın” çağrısında bulundu.
Özellikle emeklilerin büyük bölümünün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı bir dönemde, bayram ikramiyesi benzeri desteklerin aile bütçelerine doğrudan katkı sağlayacağını belirten Pars, hükümete ve karar vericilere emeklilerin taleplerinin dikkate alınması çağrısında bulundu.
Kış öncesi “acil müdahale” çağrısı
Emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların yalnızca maaş miktarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Pars, hayat pahalılığının temel tüketim kalemlerinde ciddi artışlara yol açtığını söyledi.
Özellikle kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte doğalgaz, elektrik, kömür ve diğer ısınma giderlerinin yanı sıra gıda fiyatlarındaki artışın emekli bütçesini daha fazla zorlayacağına dikkat çeken Pars, emeklilere yönelik acil ekonomik önlemlerin gündeme alınması gerektiğini savundu.
Emekli aylığının yalnızca geçinmeye değil, aynı zamanda kira, fatura, gıda, ulaşım ve sağlık gibi zorunlu harcamalara yetmesi gerektiğini belirten Pars, emeklilerin yıllarca çalışarak elde ettikleri sosyal güvenlik gelirleriyle insanca yaşayabilmelerinin temel bir hak olduğunu dile getirdi.
Emeklilik gündeminde birçok başlık var
Emeklilerin ekonomik sorunlarının yanı sıra, emeklilik sistemiyle ilgili merak edilen pek çok konu da gündemde.
Olası emekli zam oranları, EYT kapsamında yaşanan sorunlar, asgari ücretin alım gücü, yurt dışı borçlanması ve emeklilik planlaması vatandaşların en fazla araştırdığı başlıklar arasında bulunuyor.
Bu konularda değerlendirmelerde bulunan Pars ise emeklilik planlaması yapan vatandaşların özellikle prim günü, sigorta başlangıcı ve borçlanma koşulları konusunda dikkatli olması gerektiği uyarısında bulundu.
Zam oranlarında hangi beklenti öne çıkıyor?
Enflasyon verilerinin her ayın 3’ünde açıklandığını hatırlatan Kenan Pars, açıklanan verilere göre emekli maaşlarına ilişkin beklentilerini de değerlendirdi.
Kenan Pars’ın öngörüsüne göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yüzde 9 ila yüzde 9,5, memur ve memur emeklilerinin ise yüzde 7 ila yüzde 7,5 aralığında bir zam farkı alması bekleniyor.
Ancak emeklilerin gündeminin yalnızca açıklanacak zam oranından ibaret olmadığını belirten Pars, vatandaşların asıl merak ettiği konunun ekonomik ve siyasi gelişmelerle birlikte önümüzdeki dönemde “para musluklarının açılıp açılmayacağı” olduğunu söyledi.
Seçim dönemlerinde uygulanan ekonomik politikaların ve olası ek desteklerin emeklilerin gelirleri üzerinde belirleyici olabileceğini ifade eden Erdursun, bu nedenle yalnızca mevcut zam oranlarına bakılarak uzun vadeli bir değerlendirme yapılmaması gerektiğine dikkat çekti.
EYT’de “3600 gün” tartışmasına dikkat
Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi sonrasında da kamuoyunda bazı yanlış anlaşılmaların devam ettiğini belirtilirken, özellikle “3600 günle herkes emekli olabilir” şeklindeki algının doğru olmadığını söyledi.
EYT düzenlemesinden yararlanmak için sigorta başlangıcının yanı sıra kişinin tabi olduğu prim günü koşullarını da yerine getirmesi gerekiyor.
8 Eylül 1999 ve öncesinde sigorta girişi bulunan herkesin otomatik olarak yaş şartı olmadan emekli olabileceği yönündeki algının yanlış olduğuna dikkat çekti.
Uzmanlar değerlendirmesine göre, kişinin tabi olduğu prim gününü —örneğin bazı durumlarda 5000 ila 5975 gün arasındaki şartı— tamamlaması halinde EYT kapsamında yaş şartı aranmayabiliyor. Ancak gerekli prim gününü tamamlayamayan ve 3600 gün üzerinden kısmi emeklilik imkanını değerlendirmek isteyenler açısından durum farklılaşıyor.
Bu kişiler için EYT düzenlemesinin yaş şartını ortadan kaldırmadığını belirten Erdursun, kısmi emeklilikte kadınların 58, erkeklerin ise 60 yaşını beklemek durumunda kalabileceğini ifade etti.
“Emeklilik hesabı kişiye özel yapılmalı”
Emeklilik konusunda kamuoyunda dolaşan genel bilgilerin herkes için aynı sonucu doğurmadığını vurgulayan uzmanlar, vatandaşların emeklilik planlaması yaparken kendi sigorta başlangıç tarihlerini, prim günlerini, çalışma statülerini ve varsa borçlanma imkanlarını birlikte değerlendirmeleri gerektiğini belirtti.
Özellikle yurt dışı borçlanması gibi konularda yanlış bir kararın vatandaş açısından ciddi mali sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunan uzmanlar, emeklilik hesabı yapılmadan önce mevzuatın ve kişinin kendi çalışma geçmişinin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini söyledi.
Emeklinin beklentisi yalnızca zam değil
Bugün gelinen noktada emeklilerin temel talebinin yalnızca belirli dönemlerde yapılacak maaş artışları olmadığı görülüyor.
Emekliler; temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri, kira ve faturalarını ödeyebilecekleri, sağlık ve ulaşım giderlerini karşılayabilecekleri ve sosyal yaşamdan tamamen kopmadan hayatlarını sürdürebilecekleri bir gelir düzeyi talep ediyor.
TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı ile 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda emeklilere küçük altın tutarında ikramiye verilmesi önerisi de bu taleplerin önemli bir başlığını oluşturuyor.
Pars’ın çağrısı, bir yandan emeklilerin ekonomik sıkıntılarına dikkat çekerken diğer yandan milli bayramların emekliler açısından da bir dayanışma ve sosyal destek fırsatına dönüştürülmesini hedefliyor.
Önümüzdeki dönemde emekli maaşlarına yapılacak zamların yanı sıra, ek ödeme ve sosyal desteklerin gündeme gelip gelmeyeceği, milyonlarca emeklinin yakından takip ettiği konular arasında yer alıyor.
Emeklinin beklentisi ise açık: Geçmişte verilen emeğin karşılığını alabilmek, kışa daha güvenli girebilmek ve milli bayramları ekonomik kaygı yaşamadan kutlayabilmek.
