EDEBİYATTA ANLATIM
Köşe yazarımız İbrahim Sanalp makalesinde;
Sanat eseri, insanı yapan değerlerin değişmesiyle başlar. Sanat, devam fikrine dayanır. Edebiyat tarihinde, devamlılık vardır. Eserler, tarihi ve estetik açıdan incelenir. Bir edebi eser, her şeyden evvel, kendisidir ve getirdiği duygu, görüş, düşünüş yüküdür. Edebiyat tarihi, edebiyattaki gelişmeyi ve geçişleri anlatır.
Dile, “düşünmenin evi” olarak anlam verilir. Edebiyat sanatlarında, alegori esastır. Alegori, düşüncenin, davranışın kolay anlaşılması için: simgelerle, benzetmelerle göz önünde canlandırılmasıdır.
Şiir, “hayata, tabiata, estetiğe” açılmış bir kapıdır. Şiirde benzetme yapılır ve anlatıma anlam verilir. Kelimeler ayrı ayrı renklerde, kıymetli taşlar gibi her cümlenin süslemeleri olur. Kelimeler, kendi parıltılarını gösterirler. Sanat, toplumun ifadesidir.
Toplum hayatının ağırlık merkezi insana kaymıştır. İnsan hakkı fikri, bir kanunu, bir devlet teşkilatı kurma fikrini kendiliğinden getirir. İnsan haklarına ait esaslar kabul edilir.
Şiirde ve nesirde dil, insana yönelmiştir. İnsanı anlatır. Kitap ve gazete, okuyucuya seslenir. Şiir, kitleye hitap eder. Tiyatro sahnesi de kitleye hitaptır. Edebi eserde, şekil ve içerik, birlikte bulunur.
Kişi, kendini, edebiyatta arar. “Biz” in yerine ben gelir. Edebiyatta, tasvir yapılıp tabiatla kaynaşma aranır. Tabiatla insan yan yana olur. Güzel olan tabiat ve insan bütünlüğü olur. Duyulan, hissedilen, yaşanan şeyler dile getirilir.
Tiyatro, evvela dildir. Tiyatro, insanlığın kendisidir. Tiyatroda insanlar, çıplak gerçeklerin dünyasına girer. Sanat eseri, insana daima ayna olur. Tiyatro, eğlence yoluyla bilgi öğreten bir okul olur. Roman türünde insan, bir kişi olarak görülür. İnsanı özne olarak alan bir düşünce oluşturulur. Tiyatroda ve romanda yazar, kahramanın düşündüklerini anlatır. İçe bakış, iç gözlem yapar.
Her toplumda sanatlar birbirine tesir ederler. Birinin kazancı, öbürünün ufku olur. Böylece bütünlük sağlanır. İnsanın zihni terbiyesi oluşur. Sanatlar, edebiyatı etkiler. Resim, müzik: edebiyatı etkiler.
Tanzimat, tenkit fikrinden doğmuş bir harekettir. Tanzimat ile başlayan yeni edebiyat da tenkide dayanır. Tanzimat, toplumda uzlaşmadır.
Şair ve yazarlar, edebiyat hakkındaki düşüncelerini, yazılarında açıklarlar. Okuyucu ile paylaşırlar. Garipname, edebiyatta yapılan yeniliği anlatır.
Vatan ve millet kavramları, Tanzimat ile edebiyatımıza girer. Tiyatroda, şiirde, nesirde: vatan ve millet kavramları dile getirilir.
İnsanlar, kanun karşısında eşittir. Kanun, adaleti ve eşitliği temsil eder. Bu, kişisel özgürlük olur. Toplum, devlet örgütlenmesi yapar. Devlet, vatanı ve milleti ile bir bütündür tanımı yapılır. Toplum, devlet, vatan, millet: bağımsız olur.
Değerler, vicdanın kaynağı olur. İyi ve kötü, beraber mevcut olur. Her yenilik, bir icat ve keşifle başlar. Romantizm akımında, kişiler anlatılır. Doğanın parçası olarak kişi anlatılır. Toplum da doğanın parçası olur.
Tanzimat, yeni fikirler getirdi. Tabiatın ve hayatın kapısını açtı. Edebiyat, değişen kurallara göre yazılmaya başlandı. Tanzimat, toplumun değişmesi ve yenileşmesidir. Değişen bir insan vardır. Edebiyat, bu değişmeyi anlatır.

