DUYMAZDAN VE GÖRMEZDEN GELİNMESİN. PARTİ AYRIMIDA YAPMIYORUM. MAZERET VE VİCDANSIZLIĞA TAHAMMÜL KALMADI. ARINMAYA BURADAN BAŞLANSIN.

    07.07.2026
    DUYMAZDAN VE GÖRMEZDEN GELİNMESİN. PARTİ AYRIMIDA YAPMIYORUM. MAZERET VE VİCDANSIZLIĞA TAHAMMÜL KALMADI. ARINMAYA BURADAN BAŞLANSIN.

    Geçmiş dönem PM Üyesi Güler Buğday makalesinde;

    Bu konuyu defalarca yazdım ama kimse üstüne almadı.
    Çok yakın ve samimi olduğum dostlarda içlerinden yazdığıma kızsalar bile yüzüme bir şey demeyip klasik mazeretlerini sundular.
    “Her zaman örgütten gruplar geliyor kendilerine mecliste yemek yediriyoruz. Birde öğrenci okutmak için burs veriyoruz…”
    mazeretiyle aldıkları paranın yetmediğini anlatmaya çalışmışlardır!..
    Bu mazeretler TBMM’nin farklı partilerde de olsalar en çok benimsenen ortak paydaları olabiliyor.
    Oysa milletvekili olanların hele 2 dönemden fazla bu görevi yapanların mal varlıkları gerçekten akılla mantıkla gelir düzeyi ile ve sorumlulukları olan vergileri incelendiğinde çoğunluk sınıfta kalıyor…
    Bu tespitim suçlama amaçlı değil ama ülke ekonomisini batıran, sonunda halkımızı açlığa, emeklimizi sürünme konumuna sokan vekillerimizin kendi ekonomilerinde mucize yarattıklarına tanık olunuyor.
    Hatta bir tel yüzükle siyasete başlayan, evinin kirasını partisinin ödediği konumdan alnı secdeden kalkmayacak kadar güçlü inancının gereği “komşun açken sen tok yatarsan bizden değilsin” öğretisi sonucu aile, sülale ve biat eden yandaşlarda sömürüde sınır tanımadılar!!!!!
    24 yılda ülke kaynaklarının ve tüm yatırımların içerden dışardan nasıl sömürüldüğüne ve yasalarla bu asalakların nasıl korunup kollandıklarına tanık olduk.
    Ülkemizde bu haksızlık, adaletsizlik ve vicdansızlığa birde Taliban özentili tarikat ve cemaatlerin inananları ve devlet olanaklarını sömürüsü eklenince ülkemiz ezenler ve ezilenler, sömüren ve sömürülenlerin hegemonyasında üçüncü ligde bir ülke oldu.
    Oysa ülkemiz, yedi düvelle ayağı çıplak, üzüm hoşafı ile karnını doyuran ve 15’lillerle savaşan yoksul halkın kazandığı zaferle Dünya lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetidir.
    Atamız ve silah arkadaşları o yoksulluktan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun borçları olan ve Düyûn-u Umûmiye denen haksız anlaşma koşullarından kurtulup bir dünya markası yaratmışlardır.
    Burada o zor koşullarda yapılan ağır sanayi ve yıllardır sata-sata bitiremedikleri tüm yatırımları bir avuç doyumsuz halkın malını adeta gasp ederek tüketmiş ve sonunda halkımızı yoksulluğa mahkûm etmişlerdir.
    Bu haksız hukuksuz düzene muhalefet eden partilerde ne yazık ki başarılı olamadıkları gibi bu düzene zamanla TBMM’de seçilen veya atanan vekillerde kendi olanakları güçlendikleri için sözde muhalefet (!) etmişlerdir.
    Halkımız bu çarpık düzende bu vicdan ve ahlak fakirliği içinde her gün daha fazla yoksulluğa, açlığa, çaresizliğe geleceksizliğe mahkûm olmuştur.
    Çocuklarımızın bile yatağa aç girdiği, okula aç gittiği günümüzde yurt içi ve yurt dışında servetlerini saklayan veya gökdelenler dikenler, beş on yerden maaş alanlarla benzer konumda milletin vekilleri (!) her partinin gerçeği olmuştur.
    Tek Farkları muhalefette olanlar, salı günleri bu aç yoksul ve emeklisi sürünen halkın derdini TBMM’ kürsüsünden dile getirmekten kaçınmamışlardır…
    Daha fazla uzatmaya gerek yok bu yoksulluk ve adaletsizlikte emeklisini sürünmekten kurtarmayan, çocuklara bir kap yemeği veremeyen iktidar ve onlara sözde muhalefet eden (!) vekillerin varlığını biliyor görüyor ve tanıyoruz.
    Ben en son açıklanan rakamları yazayım buraya:
    Teklife göre en düşük emekli aylığı 20 bin liradan yüzde 17,76’lık artışla 23 bin 552 liraya yükseltilecek.
    Son zamla birlikte milletvekili maaşı 310 bin 332 TL’ye yükselirken, emekli milletvekili maaşı ise 201 bin 677 TL oldu.
    600 vekilin çoğunlukla gelmediği ve haftada 3 gün olan görevini yapmadığı TBMM’de çoğunlukta olan hem emekli hem milletvekili maaşı 512.000 TL olmuştur..
    Pes…. Vahki vah… Hattta yuhhhhhh….
    Utanır insan hatta kahrolur ve asla kabul etmez böyle bir haksızlığı demek isterdim ama…
    “Açız… açız…” diyen insanlar, pazarda çöpten yiyecek arayan halkımızın vekilleri olan bu şahıslar bu kadarla da kalmıyorlar:
    TBMM’de odaları, sekreterleri, şoförleri ve çoğu ne işe yaradığı ve tahsilleriyle konumlarıyla son yıllarda çok anlaşılmayan genç güzel danışmanlarının maliyeti de bu yoksul halkın sırtına vurulmuştur!
    Telefon giderlerinin önemli bir kısmı, kırtasiye ve birçok alanda imtiyazlı oldukları uçak biletleri ve yolda geçiş üstünlükleri ile yedi sülalelerine en özel hastanelerde bakım ücreti hatta çok pahalı olan diş implantlarına kadar aç yatan çocukların hakkından ödenmektedir.
    Bu zor yıllarda ve gerçekten askıda ekmeğe muhtaç olan halkımızın sofrasına bir makarna ve kaynayan bir çorba olursa mutlu olurken TBMM’deki en güzel yemekler ve tatlılar bedava denecek konumdadır ve bu haksızlık ne yazık ki kimsenin burnundan gelmiyor!
    Hadi bunlara da vekildir imtiyazlıdır diye susalım ve ses çıkarmayalım diyecekken sinir katsayımızı tavan yapan olaylara tanık oluyoruz.
    Üstelik solda olan ve emekten yana söylemlerle halkın gönlünde yer etmiş vekillerin aile bireylerinin sanal medyada her gün yer alan lüks-şatafat ve vicdanları sızlatan servet değerinde markalardan giyim, kuşam, gezme-eğlenme, yemek ve yurt içi yurt dışı paylaşımları ister istemez sinir katsayımızı tavan yaptırmaktadır.
    Sadece bu kadarla kalsa haydi susalım bu kadar varlıkta su gibi akan paradan aile bireylerinin de hakkıdır diyeceğiz ama;
    Baştan aşağı güzellik salonlarında yeniden yaratılan yüzleri ve çoğunluğu takma olan saçıdır, tırnağıdır dolgusu ve botoksuna, şişirilen dudaklarına harcanan paralarla aç yatan ve okuyamadan çalışmak zorunda olan çocukların kıyaslanması ile solcu oluna bilinir mi?
    Bu yazdıklarımdan dolayı bana tüm vekiller, yandaşları, imtiyazlılar ve halkın hakkını gasp eden sömürü düzeninin bireyleri öfke kusacaklar…
    Ancak benim ilim Bursa’daki ve düne kadar birlikte olduğum partim CHP’deki 4 vekilde hem emekli hem vekil maaşını yani 512.000 TL maaşı almaktadır.
    Nasıl oluyorsa bozulan ve halkın açlık, yoksulluk yaşadığı ekonomide birçok vekilimiz kanımca mal varlıklarını da akıl almaz oranda yükselttikleri söylenmektedir!…
    SON NOKTA:
    512.000 TL alan veya sadece 310.332 TL alıp tüm imtiyazlardan yararlanan vekiller emeklilere ve asgari ücretliler verilen sadaka niyetli maaşlar düzeltilmeden o maaşlarını gerçekten almayacaklarını kanun teklifi olarak meclise sunup direnmelidirler.
    Birlikte resim vermeseler de görgüsüz ve vicdan fakiri aile bireylerini uyarmalı ve halkımız en azından karnını doyuracak düzeye gelmeden Emine Erdoğan’la çanta ve giyim kuşam yarışına girmemelidirler!..
    Söylediklerim ve yazdıklarım vicdanı, ahlakı ve erdemi olan hele hele solda mücadele den tüm vekillere uyarı hatta yaşım ve tecrübemden dolayı da talimattır.
    Arınmak isteniyorsa ve bu konuda samimilerse önce kendilerinden başlamalılardır.
    Hiç olmazsa halkın yanında olan veya öyle görünen milletvekilleri aşağıdaki örneği uygulasınlar da saygı duyalım:
    Macaristan Parlamentosu, Orban döneminden kopuşa işaret eden sembolik bir adım attı.
    Milletvekili maaşları yüzde 40 oranında azaltıldı. Yeni Başbakan Magyar da maaşını yarı yarıya düşürmüştür.
    Magyar, göreve geldikten sonra önce kendi maaşını yarıya indirdi ve şu açıklamayı yaptı:
    “Siyasetçiler kendilerini ayrıcalıklı bir sınıf değil, devletin hizmetkârı olarak görmeli” diyen Başbakan, değişimin önce yönetimden başlaması gerektiğini vurguladı.
    Bundan daha iyi bir örnek yazmam veya anlatmam imkânsız.
    Sevgiyle saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile insanca, onurluca, özgürce, haksızlıklara ve hukuksuzluklara izin vermeden yaşayalım ve yaşatalım.
    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.