DEĞİŞİME AİT

    08.11.2026

    Köşe yazarımız İbrahim Sanalp makalesinde;

    Önce buhar gücü ve makineler, üretimin ölçeğini değiştirdi. Sonra içten yanmalı motorlar ve makineler üretimin ölçeğini değiştirdi. Bugün yapay zekâ ve teknolojiyle değişim yapılıyor. Araçlar değişiyor. Üretimin, verimliliğin ve rekabetin kuralları değişiyor. Veri artık yeni ekonominin temel hammaddesi oluyor. 

    Eğitim, toplum ihtiyaçları, dünyadaki değişim, öğrencilerin ilgi, yetenek ve hayalleri doğrultusunda yönlendirilmesini belirtir. Öğrencileri sınav ve diploma odaklı eğitimden: üretim ve istihdam odaklı eğitime yöneltmek gerekir.

    Dijital teknolojiler, eğitimden üretime, sağlıktan günlük yaşantıya kadar hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bu gelişmeler bizlere önemli fırsatlar sunarken, beraberinde yeni sorumluluklar da getiriyor. Dijital dünyasında bilinçli ve güvenli hareket etmek gerekir. Dijital dünya, yeteneklerin gelişmesine, üretken bir yaşantı sürdürmeye, geleceğin çalışma hayatında yer bulmaya katkı yapar.

    Eğitim de tıpkı insanlar gibi yaşayan, yaşlanan ve beklentilere göre şekillenen bir varlıktır. Dünden bugüne olduğu gibi, bugünden yarına da sürekli bir değişim söz konusu olur. Eğitimi evrensel insani değerler, pedagojik kurallar ve ülkelerin anayasaları belirler. Uygulamasını ise yöneticiler hayata geçirir.

    Hayatın karmaşasında çoğu zaman gözden kaçırdığımız küçük anlar, belki de hayata tutunmamızı sağlayan en önemli imgeler olur. Bisikletle şehri dolaşanlar, oyun oynayan çocuklar, bir bankta oturup çevresini izleyenler gibi… Günlük hayatın akışı içindeki bu sahneler, hayatın hatırlanmayı hak eden parçaları olur.

    Hayat çoğu zaman fark edilmeyen anlarda kendini gösterir. Gündelik hayatın deneyimi, bir tür hayatta kalma stratejisi olur. Hayat çoğu zaman fark etmeden yanından geçtiğimiz küçük mutluluklarda saklı olur. 

    Ortak üretim süreci, farklı insanları bir araya getiren: bilgi ve deneyim aktarımına imkân tanıyan bir topluluk kurma biçimi olur. Bir yandan gelenek sürdürülür bir yandan yenilikler yapılır.

    Mustafa Kemal Atatürk, yeni harflere geçişin hızlı olmasını ister. Bunun için çareler düşünür. Yeni Türk harflerinin notaya alınıp bandoda çalınmasını ister. Hemen harfler notaya alınır. Bando mızıkacılara verilir. Harfler, marş şeklinde notalarla söylenir. Ankara’da Kızılay’da akşamları bando bu marşı çalar. Mustafa Kemal Atatürk: Halkın kulağına bando vasıtasıyla yeni Türk harflerini sokacaksınız. Yeni Türk harflerini halk dinleyecek. Yeni alfabeyi, halkın kulağına dolduracağız, diyor.

    Bilgi bütündür. Dini bilgi ve dünya bilgisi bir bütündür. Bilgi türleri eşit olur. Dini bilgi, inanıp öğrenilir. Dünya bilgisi sorgulanıp öğrenilir. Dini bilgi, kadere inanmayı telkin eder. Dünya bilgisi içinde yaşanılan dünya şartlarını sorgulamayı telkin eder. Bilgi bütünlüğüne göre düşünüp karar verilir.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.