ÇERAĞ NEDİR, İNANÇLAR SİYASETE MALZEME OLMAMALIDIR.

Geçmiş dönem PM üyesi Güler Buğday makalesinde;
Bu yazıyı özellikle bu zorlu, haksız-hukuksuz ve can yakan, insan tüketen, zulmeden günlerde inançların çıkar için istismarına ve siyasete malzeme olmasına engel olunması için araştırdım ve paylaşmak istedim.
Farsça kökenli bir kelime olan çerağ (veya çırağ), temel anlamıyla kandil, mum, meşale ve ışık demektir. Geçmişte genel olarak aydınlatma araçlarının tümü için kullanılmıştır.
Kelime ayrıca tasavvufi ve kültürel bağlamlarda da özel anlamlar taşıyor.
Çerağ, basit bir ritüel değildir.
Kini ve nefreti yok etmek içindir, ama en önemlisi, karanlığı yok eder.
Bütün kötülükler karanlıktan faydalanarak yapılır. Karanlık, kötülerin ve zalimlerin en büyük silahıdır.
Hırsız geceyi bekler, katil keza aynen öyle.
Zalimler de geceyi bekler. Öyleyse geceden de kurtulmak gerekir.
Bunun içinde bir çerağ, bir ışık, bir kıvılcım gerekir.
Yakılan çerağ bütün kötülüklerin sebebi olan karanlığı yok etmek içindir.
Her canlının yaşayabilmesi için bir enerjiye, çerağa ihtiyacı vardır.
Doğada hiçbir canlı ışık olmadan varlığını sürdüremez. Var olacaksa kâinat, önce ışık var olacak.
İşte çerağ, varlık demektir, dirim demektir.
Işık, çerağ olmadan, görmek ve yaşamak mümkün değildir.
Çerağın ıșığı, karanlığı aydınlatır.
Çerağ ıșığı, Mürșiddir. Çünkü Mürșid, elinde tutup ayağa kaldırandır.
Çerağ ıșığı, Pirdir. Çünkü Pir, doğru yolu gösterendir.
Çerağ ıșığı, Rehberdir. Çünkü Rehber, doğru yola getirendir.
Çerağın ıșığı, ilimdir. Çünkü ilim, insanı erdemliğe ulaștırır.
Çerağın ıșığı, iyi ahlaktır. Çünkü iyi ahlak, tevbe etmektir.
Çerağ ıșığı, iyiliktir. Çünkü iyilik, yakınlaștırır, birleștirir ve bütünleștirir.
Çerağın ıșığı, umuttur. Çünkü umut yardım etmektir, paylașmaktır, sahiplenmektir, mücadeledir, iyi ki varsın diyebilmektir.
Çera ıșığı, insanlıktır. Çünkü insanlık, senlik ve benlikten kurtulup biz diyebilmektir.
Çerağ ıșığı, Duadır. Çünkü dua şükretmektir, öze yönelmektir ve kendini bilmektir.
Çerağ ıșığı, sevgidir. Çünkü sevgi, insanları bir nazarda görmek ve birlikte yaşamaktır.
Herkes bu gerçeği görebilseydi, iki yüzlülük yapmadan hareket etseydi bugün yeryüzünde ve ülkemizde bu kadar kötülük, bencillik ve despotluk hatta faşizm olabilir miydi?
Bunun için bir çerağda beyinde uyandırmak gerekiyor.
Aklın yolunu aydınlatmak gerekiyor ki gerçekleri kalp gözüyle görebilsinler.
Bu yazdıklarım namuslu, onurlu, dürüst halkına ve yurdunun değerlerine duyarlı olanların Alevi inancında kullanılan ritüellerdir.
Ancak bunlar insanlığın ortak değerleri olmalıdır.
Hiç kimse ne siyasette ön kesmek ve yer kapmak için nede haksızlık ve hukuksuzluk yaparak ırk, mezhep veya inançlar üzerinden imtiyaz sağlamamalıdır.
Sevgiyle saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile insanca, onurluca, özgürce, haksızlıklara ve hukuksuzluklara izin vermeden yaşayalım ve yaşatalım.

YORUMLAR
