BİLGİNİN GELİŞİMİ

    31.05.2026

    Köşe yazarımız İbrahim Sanalp makalesinde;

    Taner Timur, İslam, Laiklik ve Aydınlanma Savaşı isimli eserinde bilginin gelişimini anlatır.

    Mani dini, bilgiyi ikiye ayırır. Bilgiyi, iyinin bilgisi ve kötünün bilgisi olarak ikiye ayırır. Buna düalizm-ikicilik denir.

    İslam dini, bilgiyi, helalin bilgisi ve haramın bilgisi olarak ikiye ayırır. Hıristiyanlık, bilgiyi, kutsal bilgi ve kutsal olmayan bilgi olarak ikiye ayırır.

    Dini bilgi, dünya bilgisini kutsayarak kabul eder. Kutsama, dua ile yapılır. Dini bilgi ve kutsanmış dünya bilgisi bütünlüğü oluşur.

    Düalizmde-ikicilikte, farklı iki kavram bir bütün olur. Bütüne, farklı iki kavramdan ayrı, üçüncü bir isim verilir.

    İyinin bilgisi ve kötünün bilgisi bir bütün olur. Bütünün adına Mani dini denir. Helal olanın bilgisi ve haram olanın bilgisi bir bütün olur. Bütünün adına İslam dini bilgisi denir. Kutsal olanın bilgisi ve kutsal olmayanın bilgisi bir bütün olur. Bütünün adına Hıristiyanlık dini bilgisi denir.

    Bilgi, “Hak” ile “batıl” olarak ayrılır. Bu ayrımın ölçüsü ise akıl olur. Mutezile rasyonalizmi burada ortaya çıkıyor. Eşari, akıl ile kalbi ve batın ile zahiri barıştırmak istiyor. Bilgi, akıl bilgisi ve kalp bilgisi olarak ikiye ayrılıyor. Görünmeyenin bilgisi ve görünenin bilgisi olarak ikiye ayrılıyor.

    Saltanat örfe ve sultanın buyruğuna dayanır. Hilafet ise şeriata dayanır. Mustafa Kemal Atatürk, İslam tarihini “din-devlet” ve “hilafet-emaret” açısından ele alır.

    1920’lerde Anadolu’da büyük bir gelişim yaşandı. İlk kez Müslüman bir ülkede, din ve devlet işleri ayrıldı. Saltanat kaldırıldı. Hilafet bir müddet Osmanlı Hanedanı ile devam etti. Daha sonra hilafet de kaldırıldı.

    Bugün, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Başkanlığı’na bağlıdır. Alevi ve Bektaşi Dernekleri, Kültür Bakanlığı’na bağlıdır. Diğer dini azınlıklar da devletin çeşitli kurumlarına bağlı olarak örgütlenirler.

    Anadolu’da 1920’lerde Dante’nin İlahi Komedya isimli eserinde anlattığı din-devlet ayrımı gerçekleşti. Padişah ve Halife unvanları Osmanlı Devleti’nde bir kişide birleşiyordu. Dante, toplumun din ve devlet örgütlenmesini ayrı ayrı oluşturmasını anlatır. Din ve devleti, toplumu aydınlatan iki ayrı güneşe benzetir. Din ve devlet güneşleri, toplumu ayrı ayrı aydınlatır.

    Din işleri bilgisinde iyi, helal olur. Kötü, günah olur. Devlet işleri bilgisinde iyi, meşru olur. Kötü, gayrimeşru olur.

    1921 yılında Anadolu’da “Milli Marş” kabul edildi. Devlet töreninde saygı duruşu yapıldı ve milli marş okundu.

    Böylece bilginin gelişimi ile toplumda değişim gerçekleşti.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.