“Başka Bursa yok”

    15.08.2026
    “Başka Bursa yok”

    Necati Şahin’den BTSO seçimleri öncesi Çınarcık Barajı ve TEKNOSAB uyarısı: “Başka Bursa yok”

    Bursa — İnşaat mühendisi ve Bursa’daki meslek kuruluşları ile spor camiasında uzun yıllar görev alan Necati Şahin, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim sürecine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Şahin, BTSO seçimlerinin yalnızca bir meslek kuruluşunun yönetiminin belirlenmesinden ibaret olmadığını savunarak, kentin geleceği, sanayileşme politikaları, tarım alanları, su kaynakları ve çevre düzeni açısından kritik bir dönemeç yaşandığını ifade etti.

    Şahin, Bursa’da 48 yıldır yaşadığını, inşaat mühendisliği mesleğinin yanı sıra kentin iş ve sosyal yaşamında aktif olarak yer aldığını belirterek, uzun yıllar Bursaspor yönetiminde asbaşkanlık yaptığını ve İnşaat Mühendisleri Odası’nda 10 yıl başkanlık görevinde bulunduğunu hatırlattı.

    Bursa’ya ilişkin değerlendirmesinde kentin doğal kaynakları ve gelecekteki gelişme dengesi üzerinde duran Şahin, BTSO seçimlerinin Bursa’nın sanayi, çevre ve kentleşme politikaları bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü.

    “Bu seçim sıradan bir oda seçimi değil”

    Şahin, BTSO seçim sürecini yalnızca oda organlarının belirlenmesine yönelik rutin bir seçim olarak görmediğini belirterek, Bursa’nın geleceğine ilişkin daha geniş bir tartışmanın yaşandığını savundu.

    Bursa’nın havası, suyu, tarım alanları, ormanları, doğal kaynakları ve kent yönetimi gibi başlıkların sanayileşme politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Şahin, kent topraklarının yalnızca sanayi alanı olarak değerlendirilmesine karşı çıkılması gerektiğini dile getirdi.

    Şahin’in değerlendirmesinde özellikle TEKNOSAB ile Çınarcık Barajı arasındaki su isale hattı ve baraj suyunun sanayi kullanımına tahsis edilmesi konusu öne çıktı.

    Çınarcık Barajı’nın planlama amacı neydi?

    Şahin, Çınarcık Barajı’nın Bursa’nın uzun vadeli su ihtiyacını karşılamak amacıyla geçmiş yıllarda planlandığını belirterek, barajın tasarımında Bursa’nın gelecekteki nüfusu ve kentin su ihtiyacının dikkate alındığını ifade etti.

    Şahin’in aktardığı bilgilere göre Çınarcık Barajı’nın yıllık içme ve kullanma suyu kapasitesi 140 milyon metreküp olarak öngörülüyor. Orhaneli Çayı üzerinde kurulan barajın yalnızca içme suyu sağlamak amacıyla değil, birden fazla işlevi yerine getirecek şekilde projelendirildiğini belirten Şahin, barajın planlama sürecinde Bursa’nın tarımsal, ekolojik ve enerji ihtiyaçlarının da dikkate alındığını söyledi.

    Şahin, Çınarcık Barajı’nın dört temel işlev üzerine projelendirildiğini belirtti:

    1. Mustafakemalpaşa Ovası’ndaki verimli tarım arazilerinin sulama suyunun karşılanması,
    2. Bursa’nın 2030-2050 dönemindeki içme ve kullanma suyu ihtiyacına katkı sağlanması,
    3. Uluabat Gölü’nün ekolojik dengesinin korunması amacıyla belirli miktarda can suyu bırakılması,
    4. Uluabat Gölü’ne aktarılacak can suyu üzerinden elektrik enerjisi üretimi.

    Şahin’e göre barajın ilk planlama aşamasında TEKNOSAB ve çevresinde bugün bulunan sanayi bölgeleri öngörülmedi.

    TEKNOSAB’a su tahsisi tartışması

    Şahin’in açıklamasının merkezinde ise Çınarcık Barajı’ndan TEKNOSAB’a su aktarılması iddiası bulunuyor.

    Şahin, Bursa halkının baraj suyundan içme suyu olarak yararlanmaya başlamasından ve Çınarcık Barajı suyunun arıtma tesislerine ulaşmasından önce, TEKNOSAB’a yönelik bir su isale sisteminin devreye alındığını ileri sürdü.

    Buna göre Çınarcık Barajı’ndan Uluabat Gölü’ne bırakılması planlanan can suyunun güzergâhına iki kollektör aracılığıyla bağlantı yapıldığını ve buradan TEKNOSAB’a su ulaştırıldığını savunan Şahin, ayrıca Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ile yapılan bir protokol kapsamında barajın yıllık kapasitesinin yarısına denk gelen 70 milyon metreküplük su tahsisi konusunda da kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti.

    Bu iddialar, Bursa’nın gelecekteki içme suyu güvenliği ile sanayinin su ihtiyacının nasıl dengeleneceği konusundaki tartışmayı yeniden gündeme taşıyor.

    “Sanayi bölgeleri arasında ayrıcalık olmamalı”

    Şahin, Bursa’daki diğer organize sanayi bölgelerinin su ihtiyacını karşılamak için farklı yöntemlere başvurduğunu belirterek TEKNOSAB için de alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

    Deri Organize Sanayi Bölgesi’nin kendi bölgesinde gölet oluşturduğunu, Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nin Nilüfer Deresi’ndeki arıtma tesislerinden yararlandığını ve DOSAB’ın kullandığı suyu arıtarak yeniden değerlendirdiğini aktaran Şahin, TEKNOSAB’ın da teknolojik imkânlardan yararlanarak alternatif su kaynaklarına yönelmesi gerektiğini söyledi.

    Şahin bu noktada özellikle deniz suyunun arıtılarak sanayi kullanımına kazandırılması seçeneğini gündeme getirdi.

    Sanayi bölgelerine su tahsisinde farklı uygulamalar yapılmasının Bursa açısından doğru olmayacağını savunan Şahin, “Sanayi bölgeleri içinde bu ayrıcalık olamaz/olmamalı” görüşünü dile getirdi.

    “Su kesintisi protokolde yer alıyor” iddiası

    Şahin’in açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise TEKNOSAB’a yönelik su tahsisinin Bursa’nın içme suyu ihtiyacıyla ilişkilendirilmesi oldu.

    Şahin, DSİ Genel Müdürlüğü ile yapılan protokolde Bursa’nın içme suyu ihtiyacının karşılanmasında yetersizlik yaşanması halinde TEKNOSAB’a verilen suyun kesileceğine yönelik bir hüküm bulunduğunu ileri sürdü.

    Bu düzenlemenin TEKNOSAB’da yatırım yapan sanayiciler açısından da bilinmesi gerektiğini belirten Şahin, söz konusu hükmü dikkat çekici bulduğunu ifade etti.

    Şahin’in bu konudaki açıklamaları, bir yandan sanayinin su ihtiyacının güvence altına alınması, diğer yandan Bursa nüfusunun gelecekteki içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanması arasındaki dengeyi gündeme getiriyor.

    Erdem Saker’in 2024 tarihli yazısına atıf

    Necati Şahin, açıklamasında Bursa’nın su kaynakları ve kent planlaması konusunda geçmişte görev yapmış isimlerden İnşaat Yüksek Mühendisi ve eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker’in 2024 yılında EKO HABER’de yayımlanan köşe yazısına da atıfta bulundu.

    Şahin, Saker’in DSİ Bölge Müdürlüğü döneminde Çınarcık Barajı’nın planlama ve inşaat sürecinde görev aldığını, ayrıca Bursa’nın 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı çalışmalarında ve kentin önemli projelerinde sorumluluk üstlendiğini belirtti.

    Şahin, Saker’in yazısındaki temel yaklaşımı ise şu ifadeyle özetledi:

    “Çınarcık Barajı’nın 1 bardak suyu bile TEKNOSAB’a verilemez.”

    Şahin, bu görüşün Bursa’nın su kaynaklarının nasıl kullanılacağı konusunda dikkate alınması gerektiğini savundu.

    Tartışmanın merkezinde Bursa’nın geleceği var

    Şahin’in açıklaması, BTSO seçimlerinin ötesine geçen bir tartışmayı gündeme getiriyor: Bursa’nın gelecekte nasıl bir kent olacağı ve sanayi ile tarım, içme suyu ve çevre arasındaki dengenin nasıl kurulacağı.

    Bursa, Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri olmasının yanı sıra tarım alanları, su havzaları, ormanları ve doğal ekosistemleriyle de öne çıkıyor. Sanayi yatırımlarının genişlemesi ise beraberinde su kaynaklarının kullanımı, tarım arazilerinin korunması, ulaşım altyapısı ve çevresel sürdürülebilirlik gibi başlıklarda yeni tartışmaları getiriyor.

    Çınarcık Barajı üzerinden yürütülen tartışmanın da bu çerçevede yalnızca bir sanayi bölgesinin su ihtiyacından ibaret olmadığı görülüyor. Konu, Bursa’nın uzun vadeli içme suyu güvenliği ile sanayinin artan su talebi arasında nasıl bir denge kurulacağı sorusunu gündeme taşıyor.

    Şahin, değerlendirmesinin sonunda BTSO üyelerine ve Bursa kamuoyuna seslenerek, kentin geleceğine ilişkin kararların yalnızca ekonomik büyüme perspektifiyle değil, doğal kaynakların korunması ve gelecek kuşakların ihtiyaçları açısından da değerlendirilmesi gerektiği mesajını verdi.

    Şahin, açıklamasını “Başka Bursa yok. Bursa hepimizin.” ifadeleriyle tamamladı.

    Not: Bu haber metnindeki Çınarcık Barajı, TEKNOSAB, su tahsisi, isale hattı ve DSİ protokolüne ilişkin bilgiler, Necati Şahin’in paylaştığı metindeki iddia ve değerlendirmelere dayanmaktadır. Haberleştirilmeden önce ilgili protokol, DSİ kayıtları, proje belgeleri ve su tahsis kararları üzerinden bağımsız biçimde doğrulanması; ayrıca BTSO, DSİ, TEKNOSAB ve ilgili yerel yönetimlerin görüşlerinin alınması haberin güvenilirliğini güçlendirecektir.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.