AHMET HAMDİ TANPINAR
Köşe yazarımız İbrahim Sanalp makalesinde;
Tanpınar, değişik türde eserler yazmıştır, Şiir, roman, edebiyat tarihi türünde eserler yazmıştır. Çok yönlü bir yazardır. Çeşitli konularda, düşüncelerini anlatan makaleler yazmıştır.
Tanpınar, edebi eserlerin bakış noktalarına göre, zenginliğini belirtir. Edebi eserlerde insanı ön plana çıkarır. Parlak hayallerle dolu, cümleler kullanır. Ele aldığı yazarlara, birer kahraman gibi yaklaşır. Zamanı kullanmanın önemini belirtir.
Toplumumuz için önemli olan bir devrin edebiyat tarihi ele alınır. Bu edebiyat tarihini vücuda getiren bireyler ve eserleri ele alınır. Sanat, devam fikrine dayanır. Edebiyat tarihinde, devamlılık vardır.
Tanpınar, okudukça tadına varılan ve insanın düşüncesini derinden etkileyen bir yazardır. Kelimelerini, özenle seçer. Eserini, kendine özgü bir bakış açısı ve üslupla kaleme alır. Edebiyat tarihinde eserleri, tarihi ve estetik açıdan ele alır. Yenilik çalışmalarını inceler.
Bir edebi eser, her şeyden önce kendisidir ve getirdiği, “duygu, görüş, düşünüş” yüküdür. Edebiyat tarihi, edebiyattaki gelişmeyi ve geçişleri anlatır.
Türkçe, Arapça ve Farsçanın etkisinde kalmıştır. Türkler, devamlı göçler oluşturarak Anadolu’ya geldiler ve yerleştiler. Dini bilgi, kültürün gelişmesinde etkili olur. Medreselerde Arapça eğitim verilir. Osmanlıca, üç dilden meydana gelir. Eserlerde, üç dilin karışımı bir metin ortaya çıkar. Dile, “düşünmenin evi” olarak anlam verilir. Üç dilli, üç tür dil kurallı anlatım: insanın zihninin dağılması neticesini verir. Anlatımda bir dil ve o dilin kurallarının kullanılmasının yeterli olması gerekir.
Hayvanlar arasında aslan, çiçekler arasında gül: hiyerarşide birinci sırada yer alır. Hiyerarşide birinci güneştir. Gül, bulunduğu yeri, güneş gibi aydınlatır. Hayvanlar âleminde aslan, yüzü güneşe benzediği için birinci sırada yer alır. Sevgili, güle ve güneşe benzetilir.
Dildeki teknik ve kuralların bir zenginlik olduğu belirtilir. Vezin ise dile bir sınırlama getirir. Zamanla vezinsiz şiirler yazılmıştır. Düşüncenin anlatımına önem verilmiştir.
Şairlerimiz, halkın ağzında değişen ve gelişen Türkçeyi yakalayabildikleri nispette: yaşayan değeri bulmuş olurlar. Şairlerimiz, kendilerinden önceki şairlerin şiirlerine benzer şiirler yazarak tecrübe kazanırlar. Kendi anlatımlarını oluştururlar.
Berson’a göre, bugünün ışığında maziyi görürüz. Tarih fikrinde, zaman akışına göre olaylar anlatılır. Yunan ve Latin mitolojisi ve felsefesi, Hıristiyanlık tarafından benimsenir. Müslümanlık, mitolojiye ve felsefeye uzak durur. Masallarda, tesadüfler, periler, cinler, olağanüstü olaylar anlatılır. Gerçek hayat anlatılmaz. Hikâyelerde gerçek ya da gerçeğe uygun olaylar anlatılır. İnsan, dini duygu, edebiyat ve sanatla bir bütün olur.
Roman, tenkit fikrine dayanır. Tenkit, tarih fikrine bağlıdır. Tenkit, hareket noktası olarak, bugünü alır. Her yeni hikâye, bir öncekinin tenkidi olur.
Çizginin, resmin, heykeltıraşlığın: yani rengin ve hacmin tecrübesinden geçmemiş bir nesirde, eşya ve dünya ise iletişimde çok sathi kalır.
Tanpınar, 1939 yılında çıkarılan bir kanunla kurulan ve 19. Yüzyıl edebiyat tarihini inceleyecek olan üniversite kürsüsüne atanır. Görevli olduğu ve görevinden ayrıldığı zaman içinde, fasılalarla çalışır. 19. Yüzyıl Türk Edebiyatı Tarihi isimli eserini yazar. Edebiyat tarihi sıralamasını, yüz yıllara göre yapar.

