BİLGİ
Köşe yazarımız İbrahim Sanalp makalesinde;
Bilgenin Güncesi isimli kitapta, bilgelik ve bilgi ile ilgili bilgiler veriliyor.
Toplumda yeniden üretim bilgisi, bileşik getiri sağlar. Yapılan işler, serbest piyasalarda sürekli öğrenenlerin yaratıcı eserleridir. Sürekli öğrenmek, bir beceri olur. Toplumda iletişim ile bilgi ve tüm kazanımlar bileşik getiriyle gelir.
Yeniden üretim, var olanın kendini yenilemesi, sürdürmesi, sürekli bir döngü, sürekli bir hareket olur. Toplumda yaşamın sürmesi için, üretim sürecinin sürekli kendini yenileyerek sürdürmesi gerekir. Zaman gibi üretim de durmaz. Üretmek ve tüketmek bir bütün olur. Birbirini tamamlar. Emek ve sermaye, bir bütün olur. Üretici tüketim, yatırım özelliği taşır. Bireysel tüketim ile ihtiyaçlar karşılanır.
İnsan insana tabiri, kadın ve erkeği belirtir. Bütün denizler birbirine dökülür tabiri, kadın ve erkeği belirtir. Toplumdaki etkileşim bütün bireyleri etkiler. Toplum örgütlenmesine katılmak gerekir.
Toplumda hesap verebilmek ve sorumluluk ile güven inşa edilir. Başarılı olmaya çalışılır. Başarı, devamlılık sağlar. Düşüncenin uygulamaya dönüşmesiyle topluma katkı yapılır. Toplumsal ilgi düşüncesiyle topluma katkı yapılır. Birey, toplumun parçası olur. Toplum düşünülerek bireyler iletişim kurarlar.
Şirketleşmek, ortak olmak, hisse almak, tasarrufları değerlendirmek olur. Bileşik getirinin parçası olunur. Şirketleşmek, ortak olmak, hisse almak birer kaldıraç özelliği taşır. Kaldıraç özelliği, çalışmadan gelir elde etmeyi belirtir.
Toplumun istediği bir ürün ya da hizmeti sunana, toplum para kazandırır. Belirli konuda iyi olmak gerekir. Talepleri karşılayan arzı sunmak gerekir.
Farklı becerilere sahip olan ve değişik bilgiye sahip kişilerden oluşan ekip kurmak toplumda etkili olur. Güven duygusu ve iyimserlik oluşur.
İnsanlar herkesin geçimi için çalıştığı avcılık bilgisi ve toplayıcılık bilgisiyle evrimleşti. Tarım bilgisiyle toplumda hiyerarşi oluştu. Sanayi devrimiyle toplumdaki bilgi türleri arttı. Fabrikalarda hiyerarşik yapı oluştu. Günümüzde internette kendi başına çalışanlar görülüyor.
Kader ve şans bir bütün olur. Kadere inanmak, dini bilgidir. Şans, şartların getirdiği bir durum olur. Şartlar tamam olunca, olay gerçekleşir. Bu durum, determinist bir düşünce olur.
Aristo mantığına ve Hegel mantığına göre düşünülür. Aristo mantığına göre bir şey ya vardır ya yoktur. Hegel mantığına göre bir şey zıttı ile vardır. Aristo mantığında durgunluk esastır. Hegel mantığında hareket esastır.
Bir şeyleri her gün yapmak, alışkanlık olur. Alışkanlık da bir bilgidir. Egzersiz bilgisi her gün yapılırsa alışkanlık olur.
Duygularımızla olaylardan etkileniriz. Duygularımızın olaylardan etkilenmesini azaltmak için meditasyon yaparız. Meditasyon, kendi sesimizi dinlemektir. Meditasyon, bir bilgidir. Yürüyüş, yürüyerek yapılan bir meditasyon olur. Günlük tutmak, yazılı meditasyon olur. İbadet etmek, şükran meditasyonudur. Duş almak, geçici etkili meditasyondur. Sessizce oturmak, doğrudan meditasyondur. İnsanın en büyük gücü, kendini değiştirme yeteneğidir.
Yaşantıda küçük değişiklikler yapılıp yeni alışkanlıklar kazandırılır. Büyük değişikliklere karşı insan vücudu tepki gösterir. Her gün yapılan küçük hareketler, alışkanlığa dönüşür. Böylece değişiklik oluşur.
Sokrates, sürekli soru sorma yöntemiyle, bilginin öğrenilmesini ister. Ezberin ve monoloğun yerini diyalog alır. Soru-cevap yöntemi uygulanır. Bu yöntemle, araştırmacı ve sorgulayıcı bir düşünce oluşturulur. Sokrates insanı eğitmeye çalışır. Sokrates, bilgiyi öğrenmek peşindedir.
Tiyatroda seyirci, içinde yaşadığı gerçekliğin sunulduğu bilgiyi ister. Seyircinin dilini, dünyaya bakış biçimini, söylencelerini, atasözlerini, özdeyişlerini, düşlerini içeren bilgiyi dikkate almak gerekir. O zaman seyirci tiyatroya gelir.
Edebiyat bilgisinde dil aracılığı ile okuyucuya seslenilir. Sinema bilgisinde görüntülerle seyirciye seslenilir.
Tiyatro oyunu, şimdiki zamanı içerir. İnsanlar tiyatroya girip otururlar. İçinde bulundukları anda ve zamanda bir oyunu yaşarlar. Seyredilen oyunun zamanı ile içinde bulundukları zaman arasında iletişim kurarlar. Seyredilen oyun, bugünle bağlantısı içinde anlam kazanır. Oyunu seyirciye yaşatmanın yolu, oyunu seyircinin şimdiki zamanına taşımak olur. Tiyatro bilgisi, insanı insana anlatır. Dün-bugün-yarın bütünlüğünde zaman geçişleri yapılır. Geçmiş ve gelecek, şimdiki zaman içinde anlatılır.
Mavi, sanatın rengidir. Güzel olan, arı olan her şeyin rengi mavidir. Geçmişte, bugünde, gelecekte insanlığa ait olan güzel şeyleri benimsemek, mavi rengi içerir. Her insan, insanlığın mirasçısı olur. İnsanlık bir bütündür. Her insan bütünün parçası olur. İnsan, insanlığa ait bilgilerin mirasçısı olur.
“Sevgi, insanın yaşayabileceği tek iklimdir.” Sevginin bilgisini öğrenmek gerekir. “Aşk gelecek, cümle eksiklikler biter.” Sözü sevgiyi anlatır. Tiyatro, insanı insana sevdirir. Aşk ve tiyatro bilgisini öğrenmek gerekir. Tiyatro, konser belirli kurallara göre seyredilir.
Sanat bilgisi, özü gereği, yaşanılan dünyadan yola çıkarak bir başka dünyayı anlatır. Sanat bilgisi, duyguyu maddeye işler. Ütopya romanlarında, olması gereken anlatılır. Roman kahramanları, düşüncelerini açıklar. Şiir, duygularımıza seslenir.
Kurumlaşma bilgisi, bir düşüncenin, kavramın yerleşik konuma gelmesi, sürekliliğe kavuşması anlamı taşır. Kurum, kendi iç dinamikleri ile hareket eder. Süreklilik kazanır. Kurumlaşmak, kalıcı olmaktır. İnsan, geçici bir varlıktır. Devlet kurumları, kalıcı özellik taşır.
Ne mutlu, bir dostun dostuyum diyebilene! İki insanın gerçekten dost olabildiği yerde, uygarlık vardır. Dostlukların yaşandığı bir ortam istenir. Dostluk bilgisi öğrenilir.

