DOLAR17,9331
EURO18,4099
ALTIN1.039,38
BIST2.864,25
Haberde Bursa

TÜRKÜ YAKANLARI VE İNSANLIĞI YAKTILAR… BUNLARA İNSAN DENEBİLİR Mİ?

01.07.2022
233
TÜRKÜ YAKANLARI VE İNSANLIĞI YAKTILAR… BUNLARA İNSAN DENEBİLİR Mİ?

Geçmiş dönem CHP Parti Meclis Üyesi Güler Buğday; yazısında;

“Tarihimizde insanlık suçu olan ve utanç kaynağımız olan birçok katliam yaşanmıştır.
Gerici bağnaz yobazların, elleri kanlı faşistlerin, içerden ve dışarıdan kışkırtılan mankurtlaşmış yaratıkların yaptıkları acıların her biri canımızı çok acıtmıştır.
Ancak 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nin bir provokasyonla yakılması sonucu yaşanan vahşeti unutmak olanaksızdır!..
Çünkü bir şenliğe katılmak için bir araya gelmiş ve çoğunluğu sanatçı olan yani türkü yakan, halk dostu, yazar, şair ve aydın insanlarımızı burada barbar faşistler diri diri yaktılar.
Aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok, Hasret Gültekin gibi yazar, şair, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanının bulunduğu çoğunluğu alevi 35 yurttaşımız yanarak ya da dumandan boğularak hayatlarını kaybettiler.
Ne acı ki Sivas katliamı sıradan bir olay değildi.
Emperyalizmin maşası olan faşist ve bağnaz yobazlar tarafından organize edilmişti.
Mutlaka bu vahşetinde bir dış bağlantısı vardı.
Ama ne acı ki bu rezil ve maksatlı insanlık dışı katliamlarda kardeş olması gereken insanlar; din, mezhep veya düşünce farkı nedeniyle cahil ve yobaz ve bağnaz insanlara kırdırılmıştır.
Bu tür katliamlar, suikastlar ve kışkırtmalar özellikle ülkede ABD destekli askeri darbelere gerekçe olacak şekilde kurgulanmış ve bu vahşetler çok can alarak ve can yakarak uygulanmıştır..
Bu nedenle Sivas, Kahramanmaraş, Çorum katliamlarını doğru okumak ve anlamak gerekir.
Bu vahşi ve insanlık suçu olan tüm katliamlarda yabancı parmağı ve kurgusu kadar siyaset ayağı ve güvenlik güçleri, istihbarat elemanları ve kirli sermayenin de katkısı vardır.
Bu kadar yoğun katliamlara muhatap olmamızın en önemli sebebi:
Sağ ve sığ dışa bağımlı iktidarların demokrasiyi kadük yapıp insan haklarına, eşit ve özgür yurttaş olma hakkına karşı olmalarından kaynaklanmıştır.
Suruç katliamı gibi, Ankara Gar katliamı gibi göz göre göre siyasi amaçlı ve kurgulu katliamlar herkesin tanıklığında işlenebilmiştir.
Tarih boyunca yaşadığımız tüm katliamlar bir türlü demokrasiyi, insan haklarını, laik düzeni ve ötekileştirmeden yaşamayı beceremediğimiz için cahil kitleler tarafından işlenmiştir.
Bu katliamları yapanlar ve perde arkasındaki gerçek sorumlular hiçbir zaman ortaya çıkarılmamış, hatta katiller bilinip görülse de yok sayılmış veya birkaç kurban seçilip gerçeğin üstü örtülmüştür.
Yani hak hukuk ve adalet yok sayılmış hatta bu yapılar ve tetikçileri yer yerde korunup ödüllendirilmişlerdir.
Tüm katliamları lanetliyorum.
Tarihimizde kara leke olarak yer almış, utanç kaynağımız olmuş bu insanlık suçlarının en ağır cezayı almalarını ve en geniş demokrasi ile köklerinin kurutulmalarını temenni ederim.
Yoksa benim ülkemde “Türkü Yakan” güzel insanları, Canları, insan (!) sanılan yaratıklar böyle vahşice herkesin gözleri önünde yakarlar.
Bu tür vahşetlerin üzerinden yıllar geçer sonuç alınmaz ve bizler bu insanların daha güçlü ve etkin olduklarını görüp çaresizce iktidar ve etkin olmalarını izleriz.
Dostlar, Yoldaşlar ve Canlar, bu tür barbarlıklardan kurtulmak için demokrasimizden ve hukuk devleti anlayışından vazgeçemeyiz.
Her kim olursa olsun Tek Adam diktası ve uygulamalardaki faşizme asla izin vermemeliyiz.
Eşit yurttaş kimliğinden, inanç ve özgür düşünceden korkmadan insan haklarına dayalı, örgütlü toplum ve laik anlayışla en geniş demokrasi platformunda birlikte yaşamanın zenginliğini kavramalıyız.
SON SÖZ:
2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Otelinde yaşamlarını kaybeden, yaralanan ve yaşamları yok olan tüm canların acısını paylaşıyorum.
Bu tür katliamlardan medet uman iç ve dış düşmanlardan hesap sorulmasını en ağır cezayı almalarını istiyor ve diliyorum.
Sevgiyle saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile insanca, onurluca, özgürce, haksızlıklara ve hukuksuzluklara izin vermeden yaşayalım ve yaşatalım.”
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.