DOLAR16,3411
EURO17,4135
ALTIN972,70
BIST2.395,23
Haberde Bursa

MERDAN YANARDAĞ, HALKIN VİCDANI, MAĞDURLARIN SÖZCÜSÜ, DEMOKRASİ VE LAİK DÜZENİN TEMİNATI OLAN GERÇEK GAZETECİ

26.01.2022
200
MERDAN YANARDAĞ, HALKIN VİCDANI, MAĞDURLARIN SÖZCÜSÜ, DEMOKRASİ VE LAİK DÜZENİN TEMİNATI OLAN GERÇEK GAZETECİ

Geçmiş dönem CHP Parti Meclis Üyesi Güler Buğday; toplumsal linç kampanyası ile yüklenilen Merdan Yanardağ’ın yalnız olmadığını belirterek kendisine sahip çıkılması gerektiğini belirtti.

Buğday; “Tek Adam Şahsın Devletinin korkulu rüyası olan gerçek gazeteci ve Tele1 televizyonu yöneticisi Merdan Yanardağ’ı kutlamak, kendilerini desteklediğimi anlatmak için yazıyorum.
Kendisini oldukça uzun bir süredir tanıyor ve verdiği saygın, yürekli ve namuslu mücadeleyi yıllardır izliyorum.
Ancak bu tanımak kendisi ile yüz yüze görüşüp konuşmak şeklinde olmadı. Kendisini, ilk önce yaptığı ses getiren ve cesaret isteyen televizyon programlarından tanıdım.
Herkesin Fethullah Gülen’e övgüler dizip, saygılar sunduğu, devletin işgal edilmesine katkı koyduğu, ortak olduğu günlerdi
Ben o günlerde çıkardığım “Bursa Bağımsız” internet gazetesinde Fethullah Gülen’in gerçek yüzünü ve CIA ilişkilerini anlatan ve ışık evlerinin ülkeyi karanlığa götürecek, gençleri zehirleyecek yapılar olduğunu yazmıştım.
Birçok dostum başta rahmetli gazeteci büyüğümüz Yılmaz Akkılıç olmak üzere bu yazımdan dolayı çok endişelenmiş ve ısrarla “yapma bunları yazma, başına iş alma, senden başka gerçekleri yazan kimse kalmadı koru kendini …” diyerek beni uyarmıştı.
Bu nedenle o günlerde Merdan Yanardağın yaptığı cesur ve çok önemli çalışmalarını ve mücadelesini dikkatle izleyenlerden biriydim.
Ergenekon Kumpası’ sırasında Fethullah’çı Çete ile ısrarlı mücadelesi, televizyon programları, kitapları ve deşifre eden yazılarıyla kendisini tanıdım.
Merdan Yanardağ, Tuncay Özkan’ın sahibi olduğu Kanaltürk televizyonunda 2006 yılının sonunda Fethullah Gülen Cemaati’nin örgütsel, siyasal, ekonomik yapılanmasını ortaya koyan üst üste iki program yapmıştı.
Gözaltına alındığı Ekim 2008’den mahkûm edildiği 2013’e kadar yazdığı kitaplar, çıkardığı Yurt Gazetesi, yaptığı televizyon ve radyo programalar, verdiği konferanslar, kaleme aldığı makaleler ile AKP iktidarına karşı sert bir muhalefet yaptı.
Merdan Yanardağ, Cemaati deşifre etmeyi, Ergenekon komplosunun gerçek yüzünü sergilemeyi sürdürdü.
Merdan Yanardağın bu mücadelesi sonucunda bizzat Fethulah Gülen’in talimatıyla tutuklanmış ve 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Bunun üzerine Cemaat medyasında kendisine karşı akıl almaz bir süreklilikte bir karalama kampanyası başlatıldı.
Merdan Yanardağın PKK’lı, aşırı solcu ve ulusalcı bir terörist olduğu iddia edilip Zaman Gazetesi, Samanyolu TV, Samanyolu Haber Tv, Aksiyon Dergisi ve çok sayıda internet sitesinde karalama kampanyası maksatlı bir şekilde sürdürülmüştü.
Cemaat saldırılarını özellikle Merdan Yanardağ’ın Özgür Gündem gazetesinin kurucusu ve yazı işleri müdürü olması nedeniyle gündeme getiriyordu.
Kendisine, hem ulusalcı, hem PKK’lı, hem de aşırı solcu diyorlardı!!!
Merdan Yanardağ, asla pes etmeden mücadelesine devam etti.
Her zaman cesur ve gerçekleri yazan anlatan bir aydın olarak yerini aldı.
Sosyalist bir aydın, yurtsever bir gazeteci, gerçek bir halk dostu ve yürekli bir Anadolu insanı olarak her zaman bu ülkeye ve topluma karşı sorumluluklarımın gereğini yaptı.
Özellikle herkesin susup, korkup, görmezden gelip hatta AKP iktidarını desteklerken farklı argümanlara sığınan sahte solculara karşın gerçekleri ortaya çıkaran, yazan anlatan bir insan oldu.
Merdan Yanardağ, benim için çok değerli ve hala acısını içimde hissettiğim sevgili Hrant Dink cinayetindeki Cemaatin rolünü açıkladı…
Yaptığı programlarla Fethullah Gülen hareketini teşhir etti.
Bu hareketin devlet içindeki örgütlenmesini ve başta CIA olmak üzere istihbarat kuruluşlarıyla bağlarını açıkladı.
Merdan Yanardağ, 20 Yıllık AKP iktidarının ülkeye verdiği zarar ve yok edişi, talan ve soygunu en yürekli bir şekilde dile getirmeye ve toplumu aydınlatmaya çalışmaktadır.
Merdan Yanardağ hakkında verdiğim kısa bilgi onu ve verdiği onurlu mücadeleyi anlatmaya yetmez ama tanımayan gençlere kısa bir bilgi olsun istedim.
Kendisi ile Yurt Gazetesini yönettiği dönemde telefonla birçok kez konuştuk.
Hatta benim son kitabım Barışa Ayna’da kendisinden alıntı yaptığım bir yazısını da kitabıma koydum.
Daha fazla uzatmaya gerek yok.
“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz”
Merdan Yanardağ’ın, Tek Adam Diktasına ve ülkedeki faşizme karşı mücadele verdiği Tele1 televizyonu halkın nefes aldığı, deşarj olduğu, korkusunu yendiği, mücadele için cesaret bulduğu bir televizyon kanalı olmuştur.
Özellikle Sayın Emre Kongar gibi cumhuriyetin yüz akı, bilim ve liyakat denince adeta tek geçeceğimiz bir aydın olan hocamızla yaptıkları 18 Dakika programında adeta dosta düşmana yurttaş nasıl olmalı dersini veriyorlar.
Merdan Yanardağ ve Emre Kongar Hoca, çok onurlu, çok saygın ve çok değerli bir mücadele vererek tarihi bir görev üstlenmişler.
Tek Adam Şahsın Devletinin ülkeyi soktuğu bataktan çıkarabilmek, yolsuzluklara dur diyebilmek için, laik cumhuriyete sahip çıkıp Dinci, bağnaz ve ilkel Taliban anlayışını dayatmak isteyen tüm karanlık yapılara, tarikat ve cemaatlere karşıda inanılmaz bir dürüstlükle programlar yapıyorlar.
Bunun için hedefteler.
Bunun için RTÜK denen bir engizisyon mahkemesinin atanmış temsilcilerinin hedeflerinde sürekli ceza kesilen ve sesi kısılmak istenen yayın organının temsilcileri olarak ta hedefe konuyorlar.
Oysa yaptıkları her program halkı gerçeklerle buluşturan, ülkemizi dış dünyada yalnız ve itibarsız bir konuma sokan, halkı ikiye bölen ve Partili Cumhurbaşkanı sıfatıyla herkese hakaret eden şahsa karşı onurlu bir duruştur.
Tele1 televizyonunda görev veya program yapan değerli gazeteci veya akademisyenler, kendisi gibi düşünmeyenleri ve biat etmeyen halkımızı tehdit eden ve yargıyı bir silah gibi kullandırıp namuslu insanları canından bezdiren bu düzene karşı aydın sorumluluklarıyla onurlu mücadele veriyorlar.
En son olarak araştırmacı gazeteciliğin yüz akı ve suçluların korkulu rüyası Sayın Uğur Dündar’ın yaptığı bir programda baskı, haksızlık ve hukuksuzluk Nirvana’ya ulaştı.
Türkçeyi en güzel konuşan, ülkemizi yıllarca dış dünyada onurlu, gururlu ve başarılı çalışmaları ile temsil etmiş gazeteci, sunucu ve televizyon yapımcısı Sedef Kabaş kullandığı bir atasözünden dolayı gece yarısı evi basılarak gözaltına alınmıştır.
Üstelik kullandığı atasözü ceza yasamızda tutuklamaya sebep olacak bir suç olarak kabulü imkânsız olmasına karşın başta Adalet ve İç İşleri Bakanının, talimatları, Tek Adam’ın yalaka ve çıkarcı medyasının amigolarının kışkırtmaları sonucu tutuklanmıştır.
Üstelik bu olay Tek Adam’ın çoğunluğu Müslüman olan halkın kutsal mekânı Camide eline mikrofon alıp halka mal olmuş bir sanatçı olan Sezen Aksu’nun dilini koparacaklarını ilan ettiği bir günde yapılmıştır.
Aslında bu söz kendine karşı olan tüm halka ve yurtseverlere karşı bir gözdağı olarak söylenmiştir.
Buda yetmemiş kendini bilmez bir güruhta kalkıp kendileri gibi karanlığa mahkûm olmayacak insanları tehdit etmiş ve “kafalarına sıkarız, kan gölünde boğarız…” gibi IŞİD mantığıyla insanlara tehditler savurmasını tüm TC Savcıları izlemiş ama tek bir işlem yapmamışlardır
İşte bunun için ben bugün bu yazıyı yazmak zorunda kaldım…
Hedef mağdur halkın önemli bir sesi ve savunucusu olan 3-5 kanaldan biri hatta en önemlisi olan Tele1. televizyonunu susturmak ve Sayın Merdan Yanardağ’ı da daha önce yaptıkları gibi uydurma gerekçeleri ile tutuklatmaktır.
Boşuna uğraşıyorlar…
Çünkü artık Merdan Yanardağ’da, Tele1 de, Halk Tv de, KRT ve FOX Tv de yalnız değildir.
Ben şahsım ve kendim gibi düşünen, ülkedeki felaketi hisseden ve elini taşın altına koymaktan korkmayan, kaçmayan, susmayan ve sinmeyen tüm onurlu Devrimciler, Yoldaşlar ve Dostlar adına hepsini kutluyor ve destekliyorum.
Aydınlık yarınlar yakındır.
Hiç kimse bu karanlıktan, baskılardan ve şeriat özlemcisi Taliban Kankası yapılardan korkmasın ve cehennem zebanilerinin yoluna taş koymasın.
Sevgiyle, saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile özgür bir yaşam ve hakça paylaşılan bir düzende yaşayalım ve yaşatalım.” dedi.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.