“Devlet yanılmaz” masalı bize neye mal oldu?

    16.10.2026
    “Devlet yanılmaz” masalı bize neye mal oldu?

    Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Murat Koç makalesinde;

    HANİ aşılar gerekliydi?
    HANİ aşılar elzemdi?
    HANİ aşılar olmazsa olmazdı?
    HANİ çok ciddi yan etkileri yoktu?
    HANİ aşılar sizi yüzde 98 koruyordu?
    HANİ aşılar bulaşmayı önlüyordu?
    ​
    Gittiniz; Mehmet Ceyhan’ı, Bingür Sönmez, Bengi Başeri, Esin Şenol’u ve daha nicelerini dinlediniz.
    ​
    Şimdi gidin, hesabını da onlara sorun!
    “Yaktınız bizi!” diye onlara ağlanın.
    ​
    Şunu yüzlerine haykırın:
    “Siz nasıl doktorsunuz ki; sokaktaki sıradan adamların, hatta bizim ‘komplocu’ zannettiğimiz insanların yaptığı araştırma ve sorgulamayı dahi yapamamışsınız, becerememişsiniz! Onlar kadar bile olamadınız. Madem insanlığın en kritik zamanında öngöremeyip uyuyacaktınız, o halde siz neyi okudunuz o zaman?” deyin.
    ​
    Ama diyemezsiniz ki… Çünkü en başta sizde bir problem var.
    ​
    Her şeye hemen inanıyorsunuz. Her şeye balık gibi atlıyor, zıplıyorsunuz. Önünüze ne konursa, ne sunulursa onu yiyorsunuz. Saatlerce maç, dizi, film, saçma sapan şeyler izliyorsunuz da; sizi, ailenizi, çocuklarınızı ilgilendiren çok mühim, hatta hayati bir meselede kalkıp birkaç saatinizi ayırıp araştırmıyor, sorgulamıyorsunuz. Farklı görüşleri karşılaştırmıyorsunuz.
    ​
    “Devlet bize yanlış yapmaz” diyor, sonra şapa oturuyorsunuz..
    ​
    Yahu devlet de senin, benim gibi insanlardan oluşuyor! Dolayısı ile niyetleri ne kadar iyi ve temiz olursa olsun, devletler de yanılabilir, devletler de ıskalayabilir, bazı hakikatleri gözden kaçırabilir. Devletler “hata yapmaz, yapamaz” makamında değildir.
    ​
    Sonra kalkıp “2000 yıllık derin devlet aklı, Ak Sakallılar” masallarına inanıyorsunuz. Koca koca insanlar olmuşsunuz ama hâlâ bu sloganlara kanıyorsunuz. Hâlâ anlamıyor musunuz; bu kavramlar sizlere Kurtlar Vadisi dizisi tarafından satıldı, aklınıza sokuldu!

    Bakın, mesele devleti veya kurumları karalamak değil.. Niyetim de asla o değil. Zaten akıl sahibi hiç kimse devletin varlığına halel gelmesini istemez. Fakat işin aslı şudur: Devlet mekanizması da beşeridir, yani hatasızlık makamı yalnızca Cenab-ı Hakk’a mahsustur. Sen kalkıp “Devlet her şeyi bilir, en kusursuz aklı barındırır” diyerek sorumluluğu tamamen üst makamlara, o gizemli ve ulaşılamaz mercilere havale edersen, gün gelir gözünün önünde yapılan büyük yanlışları bile sorgulayamaz hale gelirsin.

    Nitekim öyle de oldu; o gün ekranlarda halka telkinde bulunanlar da, o süreçte sorgulamadan boyun eğenler de bugün ortaya çıkan sonuçlar karşısında sadece sessizliğe gömülüyor..

    Hani nerede o güvendiğiniz 2000 yıllık derin devlet aklı?
    Hesap sorulması gereken yerde herkes birbirine bakıyor..

    ​Madem 2000 yıllık derin devlet aklı vardı da, yıllardır bunca yanlış nasıl oluyor? Zira yanlışları saymaya kalksak mümkün değil bitiremeyiz.
    ​
    Dediğim gibi; burada derdimiz asla devleti kötülemek değil, niyetimiz de o değil. Sadece sizlerin o çürük, yamuk bakış açınızı yine sizlere göstermeye çalışıyorum…
    ​
    Haşa, sümme haşa, yüz bin, milyon, milyar defa haşa… Bu sakat yaklaşımınızla, yalnız Allah’a ait olması gereken “hatasızlık, kusursuzluk, bütün noksanlıklardan uzak olma” hâlini (yani sübhan olmayı), o malum masallarla, senin benim gibi kusurlu insanlardan oluşan devlet kavramına veriyorsunuz!
    ​
    Bu düşüncede inat edenlere sesleniyorum:
    Ne oldu? O 2000 yıllık derin devlet aklı sizi Covid tiyatrosundan, Covid belasından koruyabildi mi? Naber?
    ​
    Bakın, Covid olayı ve aşıları her yönüyle patladı. Ne demiştik? “Devletim bana yanlış yapmaz diyenler şapa oturdu.”
    ​
    Şunu bir türlü kafanıza sokamadınız: Devletler de yanlış yapabilir, hata edebilir. Devletlerin hiçbir şeyi gözden kaçırmamak gibi olağanüstü bir özellikleri yoktur. Bütün devletlerde bu böyledir.
    ​
    Kısacası; o Kurtlar Vadisi dizisiyle ve o dizi üzerinden bizlere yutturulan “derin devlet her şeyin farkında” masalı bize çok pahalıya mal oldu. Bu millete çok pahalıya mal oldu..

    Ve sizler, Türk halkı olarak; artık dışarıda birçok insan tarafından biyolojik silah olarak görülen, en hafif tabirle sıvı bir zehir olarak tanımlanan ve binlerce, belki de yüzbinlerce insanın aşı hasarlarıyla, yaralanmalarıyla sonuçlanmasına yol açan o Covid iğnelerini size güzelce pazarlayan o malum isimlere hesap soramayacak, onlardan şikayetçi olamayacak, hatta altını çizip iki satır eleştiri bile yapamayacak kadar tuhaf insanlarsınız.
    ​
    İşte bu yüzden en büyük problem belki de sizde.
    ​
    Hani bir söz vardır ya; “Neye layıksanız başınıza genelde o gelir” diye. İşte galiba tam olarak bunu yaşıyorsunuz.
    ​
    Şimdi, son kez, ta o zaman yaptığımız gibi, çok uzun ve derin araştırmalarımız, bir çok okumalarımızdan sonra ortaya çıkan NET KANAATİMİZİ sizinle paylaşıp size büyük bir uyarı daha yapalım:
    ​
    Topuk kanı ve bebeklik aşılarından kaçın, uzak durun!

    Hatta belki yılandan, akrepten kaçar gibi kaçın ve sorgulayın, araştırın…

    Demedi demeyin…

    Bir kez daha perişan olmayın…

    Ama bu sefer en çok SEVDİĞİNİZİ İDDİA ETTİĞİNİZ BEBEKLERİNİZİN perişaniyetine sebep olmayın…

    Yoksa hem dehşetli bir vicdan azabı çekeceksiniz hem de size verilen EVLAT nimetine, emanetine ihanet etmiş olacaksınız…

    Benim bilgim, gerçeğim kanaatim ve sizlere tavsiyem tamamem bu yöndedir…

    Seçim Size Ait…

    https://x.com/dejanirasilveir/status/2110808007420645764

    Selam, Dua ve Hürmet ile..

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.