“Hayvanların yaşam hakkı her gün korunmalı”

4 Ekim Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan DOHADERN Başkanı İbrahim Tugay Ateş, hayvanların yaşam hakkı ve refahına yönelik farkındalığın yalnızca bir günle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Ateş, hayvanlara yönelik şiddet ve ihmalin önlenmesi, yaşam alanlarının korunması ve toplumda hayvan sevgisinin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı.
Her yıl 4 Ekim’de kutlanan Hayvanları Koruma Günü, hayvanların yaşam hakkı, refahı ve korunmasına ilişkin farkındalık oluşturulması amacıyla dünya genelinde çeşitli etkinliklerle anılıyor.
DOHADERN Başkanı İbrahim Tugay Ateş de 4 Ekim dolayısıyla hayvanların karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekerek, hayvan hakları konusunda toplumsal duyarlılığın artırılması gerektiğini ifade etti.
4 Ekim Hayvanları Koruma Günü nasıl ortaya çıktı?
Hayvanların korunmasına yönelik çalışmaların geçmişi 19. yüzyıla kadar uzanıyor. İngiltere’de 1822 yılında hayvanlara yönelik kötü muamelenin önlenmesine yönelik yasal çalışmalar başlarken, Türkiye’de hayvanların korunmasına yönelik örgütlü çalışmaların geçmişi 1908 yılına kadar uzanıyor.
4 Ekim’in Hayvanları Koruma Günü olarak kabul edilmesinde ise 1931 yılında İtalya’nın Floransa kentinde gerçekleştirilen uluslararası toplantı önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.
Hayvan koruma kuruluşlarının katıldığı toplantıda 4 Ekim’in Dünya Hayvanları Koruma Günü olarak anılması kararlaştırıldı. Tarihin belirlenmesinde, hayvanların ve doğanın koruyucusu olarak kabul edilen Aziz Francis’in anma gününün de etkili olduğu belirtiliyor.
“Hayvanların yaşam hakkı konusunda farkındalık önemli”
DOHADERN Başkanı İbrahim Tugay Ateş, 4 Ekim’in hayvanların yaşam hakkının hatırlanması açısından önemli bir farkındalık günü olduğunu belirterek, bu duyarlılığın yılın tamamına yayılması gerektiğine dikkat çekti.

Hayvanların yalnızca evcil hayvanlardan ibaret olmadığını ifade eden Ateş, sokakta yaşayan hayvanların yanı sıra yaban hayatının ve doğal yaşam alanlarının korunmasının da hayvan hakları açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Ateş’in yaklaşımına göre hayvanların korunması; şiddet ve kötü muamelenin önlenmesinin yanı sıra beslenme, barınma, sağlık ve güvenli yaşam koşullarının sağlanmasını da kapsıyor.
Hayvan hakları yalnızca bir günün konusu değil
4 Ekim’in hayvanlara yönelik duyarlılığın artırılması açısından önemli olduğunu belirten Ateş, hayvanların yılın yalnızca bir gününde hatırlanmasının yeterli olmadığını ifade etti.
Hayvanların yaşam hakkına saygı gösterilmesinin toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Ateş, insanların hayvanlarla kurduğu ilişkinin daha bilinçli ve duyarlı bir zemine taşınmasının önemini vurguladı.
Doğal yaşam alanlarının korunmasının da bu sürecin önemli bir parçası olduğunu belirten Ateş, çevrenin korunması ile hayvanların refahı arasında doğrudan bir ilişki bulunduğuna dikkat çekti.
Türkiye’de hayvanların korunmasına yönelik yasal düzenleme
Türkiye’de hayvanların korunmasına ilişkin temel düzenlemelerden biri olan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu 2004 yılında yürürlüğe girdi.
Kanunla hayvanların rahat yaşamalarının sağlanması, acı, eziyet ve kötü muameleden korunmaları ve mağduriyetlerinin önlenmesine yönelik çeşitli düzenlemeler getirildi.
Hayvan haklarının korunmasında yasal düzenlemelerin yanı sıra uygulamanın ve toplumsal farkındalığın da önem taşıdığına dikkat çeken Ateş, kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların iş birliği içerisinde hareket etmesinin önemine vurgu yaptı.
“Asıl olan yaşam hakkına saygı”
4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nün hayvanların yaşam hakkı konusunda toplumsal bir farkındalık oluşturması gerektiğini belirten Ateş, hayvanlara yönelik şiddet, ihmal ve kötü muamelenin önlenmesi için duyarlılığın artırılması çağrısında bulundu.
Ateş, hayvanların korunmasının yalnızca belirli günlerde gündeme getirilecek bir konu olmadığını, günlük yaşamın ve toplumsal sorumluluğun bir parçası olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
DOHADERN Başkanı İbrahim Tugay Ateş, 4 Ekim vesilesiyle hayvanların yaşam hakkına, refahına ve doğal yaşam alanlarına yönelik duyarlılığın artırılması gerektiğini belirterek, toplumun tüm kesimlerini hayvanlara karşı daha duyarlı olmaya çağırdı.
