Kemal Abdullahoğlu: “Terörsüz Türkiye’yi kim istemez, ama bu stratejiyle mi?”

    01.10.2026
    Kemal Abdullahoğlu: “Terörsüz Türkiye’yi kim istemez, ama bu stratejiyle mi?”

    Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Kemal Abdullahoğlu, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Terörün sona ermesinin Türkiye açısından ortak bir beklenti olduğunu belirten Abdullahoğlu, asıl tartışmanın hedefte değil, hedefe hangi yöntemle ulaşılacağı noktasında olduğunu söyledi. Sürecin hukuk devleti ilkeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin etkin rolü, toplumsal mutabakat ve şehit aileleri ile gazilerin hassasiyetleri gözetilerek yürütülmesi gerektiğini savunan Abdullahoğlu, “Terörsüz Türkiye’yi kim istemez, ama bu stratejiyle mi?” ifadelerini kullandı.

    Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Kemal Abdullahoğlu, Türkiye’nin siyasi gündeminin önemli başlıklarından biri olan “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı.

    Abdullahoğlu, terörün ve silahlı şiddetin Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkmasının ortak bir beklenti olduğunu belirterek, bu hedefe ilişkin tartışmanın yalnızca “terör sona ersin mi?” sorusu üzerinden yürütülemeyeceğini ifade etti.

    Sürecin nasıl yürütüldüğünün de en az hedef kadar önemli olduğunu savunan Abdullahoğlu, Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren adımların hukuki güvence altında, şeffaf ve geniş toplumsal katılımla atılması gerektiğini söyledi.

    “Terörsüz Türkiye’yi kim istemez?”

    Abdullahoğlu’nun açıklamasının merkezinde, “Terörsüz Türkiye” hedefi ile bu hedefe ulaşmak için izlenen yöntem arasındaki ayrım yer aldı.

    Türkiye’nin yıllardır terör nedeniyle ağır bedeller ödediğini belirten Abdullahoğlu, terörün tamamen sona ermesinin toplumun ortak arzusu olduğunu ifade etti.

    Ancak bu hedefin, sürecin yöntemiyle ilgili soru işaretlerini ortadan kaldırmadığını savunan Abdullahoğlu, özellikle hukuki çerçeve, siyasi katılım ve toplumsal mutabakat konularının açık biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi.

    Abdullahoğlu, “Terörün ülkemiz gündeminden tamamen çıkması hepimizin ortak temennisidir. Ancak böylesine önemli bir konuyu daha ilk aşamada ele alış biçimi doğru olmamıştır” değerlendirmesinde bulundu.

    Sürecin merkezinde TBMM olmalı

    Abdullahoğlu’nun açıklamasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin süreçteki rolü de önemli bir başlık olarak öne çıktı.

    TBMM’nin resmi kayıtlarına göre 7595 sayılı “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” 10 Ağustos 2026 tarihinde Genel Kurulda kabul edildi ve 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

    Abdullahoğlu ise bundan sonraki süreçte atılacak adımların Meclis zemininde yürütülmesi ve kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerektiğini savundu.

    Türkiye’nin geleceğini doğrudan ilgilendiren bir konuda millet iradesinin temsil edildiği TBMM’nin sürecin merkezinde bulunması gerektiğini belirten Abdullahoğlu, siyasi partiler başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin alınmasının önemine dikkat çekti.

    “Sürecin merkezi Meclis olmalıdır” görüşünü dile getiren Abdullahoğlu, kararların toplumda soru işareti oluşturmayacak bir açıklık içerisinde alınması gerektiğini ifade etti.

    “Tüm siyasi partilerin görüşleri alınmalı”

    Abdullahoğlu, sürecin siyasi katılım boyutunun da geniş tutulması gerektiğini söyledi.

    Meclis’te grubu bulunan partilerin yanı sıra, seçimlere katılan diğer siyasi partilerin genel başkanlarının da görüşlerinin alınmasını öneren Abdullahoğlu, böyle bir yaklaşımın toplumsal mutabakat açısından önemli olacağını savundu.

    Türkiye’nin tamamını ilgilendiren bir konuda mümkün olduğunca geniş bir istişare zemini oluşturulması gerektiğini belirten Abdullahoğlu, sürecin kapalı görüşmeler veya kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediği yöntemlerle yürütülmesinin yeni tartışmalara yol açabileceğini ileri sürdü.

    “Hukuk devleti ilkesinden taviz verilmemeli”

    Adalet Partisi Sözcüsü Abdullahoğlu, değerlendirmesinde hukuk devleti ilkesine de özel önem verdi.

    Terörle mücadelede kalıcı sonuç alınabilmesi için atılacak adımların açık ve belirli hukuk kuralları çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Abdullahoğlu, terör örgütlerinin ve şiddet yöntemlerinin meşrulaştırılmasına yönelik herhangi bir yaklaşımı kabul etmediklerini söyledi.

    Abdullahoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

    “Hukukun dışına çıkan, terör örgütünü veya terör yöntemlerini meşrulaştıran hiçbir yaklaşım kabul edilemez. Silahın ve şiddetin tamamen sona ermesi temel şarttır. Sürecin açık hukuk kurallarına göre ilerlemesi gerekir.”

    Abdullahoğlu, silah ve şiddetin sona ermesini sürecin temel şartlarından biri olarak değerlendirirken, yapılacak düzenlemelerin de açık, anlaşılır ve hukuki dayanağı belirli olması gerektiğini savundu.

    Anayasa’nın temel hükümlerine ilişkin mesaj

    Abdullahoğlu açıklamasında anayasal düzenlemelere ilişkin görüşlerini de dile getirdi.

    Toplumsal bütünleşme ve demokratikleşme başlıkları üzerinden yürütülen tartışmalarda Anayasa’nın başlangıç hükümleri ile ilk dört maddesinde düzenlenen temel hükümlerin tartışma konusu yapılmaması gerektiğini belirten Abdullahoğlu, Anayasa’nın 42. ve 66. maddelerine de atıfta bulundu.

    Abdullahoğlu, söz konusu hükümlerin Türkiye’nin devlet yapısı ve vatandaşlık bağı bakımından önem taşıdığını savunarak, bu alanlarda herhangi bir değişiklik tartışmasına karşı olduklarını ifade etti.

    Bu yaklaşımın Adalet Partisi açısından temel bir siyasi tutum olduğunu belirten Abdullahoğlu, söz konusu konulardaki görüşlerinin değişmeyeceğini söyledi.

    “Konu milletin önüne götürülmeliydi”

    Adalet Partisi Sözcüsü, açıklamasında referandum seçeneğini de gündeme getirdi.

    Abdullahoğlu, Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren ve toplumun tamamı açısından sonuçlar doğurabilecek böylesine önemli bir konuda doğrudan halk iradesine başvurulabileceğini savundu.

    “Konunun hayati önemi kapsamında konu referanduma götürülerek milletten onay alınması gerekiyordu, ancak bu yapılmadı” diyen Abdullahoğlu, sürecin toplumsal meşruiyet boyutunun daha güçlü şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti.

    7595 sayılı kanunun kapsamı

    TBMM’nin resmi kayıtlarında yer alan bilgilere göre 7595 sayılı “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında bazı hukuki sonuçlar ve düzenlemeler öngörüyor.

    Meclis kayıtlarında kanunun uygulanmasının, PKK/KCK terör örgütü ve bağlantılı oluşumların fiili varlığının sona erdiğinin ve kontrolündeki silah ve mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Millî Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi gibi şartlara bağlandığı belirtiliyor.

    Kanun teklifinin TBMM Başkanlığına 5 Ağustos 2026’da sunulduğu, Adalet Komisyonunda 8 Ağustos’ta kabul edildiği ve Genel Kurulda 10 Ağustos’ta yasalaştığı Meclis kayıtlarında yer alıyor.

    “Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetleri gözetilmeli”

    Abdullahoğlu’nun açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de şehit aileleri ve gazilerin sürece ilişkin hassasiyetleri oldu.

    Türkiye’nin terörle mücadele tarihinde şehitler ve gaziler bulunduğunu hatırlatan Abdullahoğlu, yeni dönemde atılacak adımlarda şehit aileleri ile gazilerin görüşlerinin ve hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

    Toplumsal mutabakatın yalnızca siyasi partiler arasında değil, toplumun farklı kesimleri arasında da oluşturulması gerektiğini savunan Abdullahoğlu, şehit aileleri ve gazilerin sürece ilişkin değerlendirmelerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

    “Şehit ve gazilerimizin hatırası her türlü siyasi hesabın üzerindedir”

    Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Kemal Abdullahoğlu, açıklamasının sonunda Türkiye’nin bağımsızlığı, birlik ve bütünlüğü ile toplumsal huzur vurgusu yaptı.

    Abdullahoğlu, “Bu ülkenin bağımsızlığı ve milletimizin huzuru için can veren şehit ve gazilerimizin değer ve hatırası her türlü siyasi hesabın üzerindedir” ifadelerini kullandı.

    Cumhuriyet’in kazanımlarının korunması, devletin itibarının güçlendirilmesi ve vatandaşlar arasında ayrım yapılmaması gerektiğini savunan Abdullahoğlu, “Terörsüz Türkiye” hedefinin hukuk devleti, demokratik meşruiyet ve toplumsal mutabakat temelinde ele alınması gerektiğini söyledi.

    Tartışmanın odağında yöntem var

    Kemal Abdullahoğlu’nun açıklaması, “Terörsüz Türkiye” hedefinden ziyade bu hedefe ulaşılmasında izlenecek yöntem, TBMM’nin rolü, hukuki çerçeve, toplumsal mutabakat ve anayasal düzenlemeler konusundaki görüşlerini ortaya koydu.

    Abdullahoğlu, terörün sona ermesi yönündeki hedefe karşı olmadıklarını belirtirken, sürecin nasıl yürütüleceğinin Türkiye’nin geleceği açısından belirleyici olduğunu savundu.

    Adalet Partisi Sözcüsü, değerlendirmesini “Terörsüz Türkiye’yi kim istemez, ama bu stratejiyle mi?” sorusuyla özetlerken, sürecin daha geniş bir siyasi ve toplumsal istişareyle yürütülmesi gerektiği yönündeki görüşünü yineledi.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.