ADALET YOKSA VİCDANLAR KÖR, SOYGUN DÜZENİ EGEMEN, HALKLAR AÇ, ÜLKE YANGIN YERİYSE YARGI SİYASİLERİN SİLAHI OLMUŞSA BEDDUA ETMEK HAKTIR.

    20.09.2026
    ADALET YOKSA VİCDANLAR KÖR, SOYGUN DÜZENİ EGEMEN, HALKLAR AÇ, ÜLKE YANGIN YERİYSE YARGI SİYASİLERİN SİLAHI OLMUŞSA BEDDUA ETMEK HAKTIR.

    Geçmiş dönem PM Üyesi Güler Buğday makalesinde;

    Bir ülke düşününki halkı kendi oylarıyla seçtiği insan tarafından açlığa, yokluğa, maddi manevi şiddete ve geleceğinin gözleri önünde soygununa, gasp edilmesine muhatap oluyor.
    Bu kadar sıkıntı, zorluk ve yokluk yetmiyor, halkın temsilcilerinin olduğu TBMM işlevini yitirip Tek Adam’ın soygun düzeninin, despotizminin ve ülke kaynaklarını keyfince yok etmesinin noterliğini yapıyor.
    Emeklisine açlıktan ölmesi için 2500 TL maaş ödeyen, çalışan emekçilerine açlık sınırının altında ödeme yapan iktidar, Saraylarda saltanat süren, tüm giderleri halkın hakkıyla ödenen Tek Adamın alacağı maaşları 200.000TL ye yükseltiyor.
    Bunları kabul eden, şatafat ve saltanat içinde yaşayan Tek Adam üstelik dindar (!) alnı secdeden kalkmıyor.
    Ama kul hakkı nedir hiç ama hiç takmıyor!!!!
    Ülkenin tüm kaynaklarını kurutan, faşizmi egemen kılan Saray Diktası sadece insanlara zulmetmiyor.
    Talan ve soygun düzeni ile kendileri ve yandaşları varsıllaşırken ülkenin doğası, ormanları yer altı yer üstü tüm değerleri gasp ediliyor.
    Ülkemin bereketli topraklarında yapılan tarımı ithalat uygulamaları ve yandaş varsıllaştırmak için yok edip halkı açlığa ve yabancı devletlere muhtaç bırakıyor.
    Tek Adam diktası, adeta ülkeyi bile isteye yok ediyor hatta sadece halklara değil, yaşayan tüm canlılara kastediyor.
    Göz göre göre yine ormanlar içlerinde yaşayan tüm canlılarla yanıyor ve ciğerler kavruluyor.
    Geçen sene günlerce süren ve söndürme uçakları olmadığı için ormanlar yanarken milletin kafasına çay atan Tek Adam bu sefer kendisi uçaktan sadece seyrediyor.
    13 uçağı olan Tek Adam hala yangını söndürecek gece görüşü olan uçakları temin etmiyor.
    Ülkemizde cinayet işleten ve “Katil” dediği Arap prensini iki kör kuruşa muhtaç olduğu ve dolar gelecek umuduyla bakanları ile birlikte ağırlamakla meşgul oluyor.
    İsimleri Bakan ama kendileri hiçbir sorunu görmeyen, anlamayan veya tınmayan biat etmiş kişilerle sadece ormanlar değil tüm ülke yanıyor ama söndüreni yok.
    Her gün ülkemde kadınlar, anneler, genç kızlarımız acımasızca katlediliyor ama “İstanbul Sözleşmesi” hala geri getirilmiyor.
    Hak hukuk adalet siyasallaştığı için hiçbir alanda işlemiyor.
    Halklar çaresiz ve korku içinde yaşamaya mahkûm ediliyor.
    Halk bu despotizm karşısında korku ve çaresizlik içinde suskun.
    Tek tesellileri olan sanal medyada iç dökmek veya yaşadıkları sorunlarla ilgili şikâyet konularını paylaşmak isteyenlere de artık izin yok.
    Yasak geldi.
    Sansür geldi.
    Ağzını açana, kalem oynatana, fikrini ifade edene ve gerçekleri yazanlara hapis geldi!!!
    Bu koşullarda artık çaresiz kalanlara sadece BEDDUA edebiliyor.
    Nasıl mı ediyor, içinden kimseye duyurmadan!!!!!
    Bende bu gün içlerini boşaltmak isteyenlere, isyan etmeyenlere, hesap sormaktan korkup imtina edenlere yardımcı olmak için biraz beddua yolluyorum…
    BEDDUALAR:
    Bizlere yaşattıklarını yaşarsın inşallah.
    Evlatlarınızdan bulursunuz inşallah
    Allah sizlerin canını dokuz taksitte alsın
    Evinizde baykuşlar ötsün.
    Okuduğunuz kitaplar çarpsın.
    Şeriat kılıcına gelesiniz.
    Çukurunuza yılan çıyan dolsun
    Hakkın rahmeti üzerinizden yel gibi geçsin,
    Sizleri mezar bile kabul etmesin.
    Hatta şu bedduaları söyleyip rahatlayabilirsiniz:
    Adın bata (Adı batasıca).
    Ağzına sapan taşı değe.
    Ağzından od çıksın.
    Ağzın-dilin kurusun.
    Ah diyesin kan tüküresin.
    Anan baban başın ucunda meleye.
    Ayağı çolak başıkabak olasın.
    Azraillin demir pençesine (rast) gelesin.
    Bağrına taş basasın.
    Bahtın karara.
    Balaların ardında meleye.
    Başına bit düşsün.
    Başının derisinden davul edeler.
    Bayramlar pazarına çıkamayasın.
    Boğazın kurusun da bir yudum su verenin olmasın.
    Canı(n) çıksın.
    Ciğerine nüzul inesice (ciğerine ağrı insin)
    Ecdadının kabri eşek nahırı ola.
    Ekmeğin – aşın olsun da yiyecek hâlin olmasın.
    Ellerin ardına gele.
    Elin ekmek belin kuşak görmesin.
    Evinde baykuşlar banlaya.
    Evlâtlarının hayrını görmeyesin.
    Fidan iken devrilesin.
    Geri yanın başına gele.
    Gidişin ola (da), dönüşün olmaya.
    Mezarında dik oturasın.
    Gözünü toprak doyursun.
    Hava’n (fiyakan) batsın inşallah.
    Gasp ettiklerinizin hayrını görmeyesiniz.
    Hoppacık oluver (birdenbire öl) inşallah.
    *****
    Sevgili Dostlar, Yoldaşlar ve Canlar, siz siz olun yinede hak hukuk ve adalet isteyin.
    Siz siz olun sevgiden, saygıdan, insanca yaşamaktan geri durmayın.
    Siz siz olun ülkenizin ve halkların onurunu kör kuruşlara satmayın.
    Siz siz olun Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretilerinden vazgeçmeyin ve devrimlerine ihanet etmeyin.
    Siz siz olun, kötüyle kötü olmayın ve geleceğinize sahip çıkmaktan korkmayın.
    İstanbul sözleşmesi yaşatır kimse engel olamayacak…
    Sevgiyle saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile insanca, onurluca, özgürce, haksızlıklara ve hukuksuzluklara izin vermeden yaşayalım ve yaşatalım
    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.