SAĞLIK OLSUN

    12.09.2026

    Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Ahmet Koçak makalesinde;

    Bir yazıda okumuştum; Dünya’da aynı yıl doğan insanların sadece yüzde sekizi altmış beş yaş üzerini görebiliyormuş. Bu araştırmaya göre ben ve benim kuşağımdan olup yaşayanlar çok şanslıyız. Dünyada hiçbir alanda yüzde sekize girememiş olsak da sadece yaşayarak bu başarıyı yakalamışız. Az başarı değil…
    Bu başarımızdan olsa gerek belediyeler bedava seyahat kartı, bedava müze ziyareti armağan ediyor. Bu güzel armağanlara kavuşamadan bu dünyadan göçen akranlarımızın oranı yüzde doksan iki…
    Türkiye’de toplam 65 yaş üstü insan yaklaşık 9,5 milyonu aşmış. Bu sayının içinde olmak da sevindirici bir durum.
    Ülkemizde 90 yaş üstü “çınar” sayısı ise 240 binin üzerindeymiş. (Hedefimiz bu sayının içine girebilmek.)
    Yaşlıların sayısı çoğalınca gruplara ayırmak da şart olmuş ve ayırmışlar; genç yaşlılar: 65-74 yaş, orta yaşlılar: 75-84 yaş, ileri yaşlılar: 85 yaş ve üzeri imiş. (Hadi yine iyiyiz; genç yaşlılar grubunda yer alıyoruz. Sevinmek, mutlu olmak için bahaneler arayan benim için genç yaşlılar grubunda yer almak sevindirici bir durumdur.)
    Türkiye’de doğuştan sonra beklenen ortalama yaşam süresi 1950’de yaklaşık 47-48 yıl iken, 2022-2024 verilerine göre kadınlarda 80,7, erkeklerde 75,5’e yükselmiş. 70 yılı aşkın sürede Türkiye’de ortalama ömür, yaklaşık 30 yıl artış göstermiş. (Tıptaki ilerlemeden olmalı)

    2025 yılı sonu verilerine göre Türkiye’de 100 yaş ve üzerinde olan kişi sayısı: 8 bin 290 kişiymiş. İkinci hedefimiz de100 yaş üzerine çıkmak olmalı. Başka bir açıdan bakmak gerekirse;
    Cahit Sıtkı Tarancı “Otuz Beş Yaş” şiirinde, “Yaş otuz beş yolun yarısı eder / Dante gibi ortasındayız ömrün…” deyip 46 yaşında göçtüğü gibi yüz yaşı bulamadan dünyadan göçmek de var…
    Türkiye’de kadınlar, erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşıyormuş. (Kocalarının başının etini yiyip yolluyor, mutlu mesut beş yıl geçiriyorlar. Bu da kadınlar açısından büyük bir başarı.
    Litvanya’da kadın nüfusu %54 ile neredeyse rekor bir seviyedeymiş. Erkek nüfusunun az olmasının nedeni olarak sigara, depresyon, intihar ve yüksek risk almaları gösteriliyormuş. (Bu araştırma kadınları aklamaya yeter mi bilemedim.) Ülkemizde eşi ölen erkekler, dul kadınlara aylık bağlamasından sızlanıp evlenemediklerini söyler dururlar ya; işte onlara evlenmek için bir fırsat. Litvanya’ya gitsinler. Kadınları da uzun boylu, sarışın ve güzelmiş diyorlar…
    Uzun yaşamak iyi, sağlıklı yaş almak daha iyidir. Uzun yaşayıp ele avuca düşmek, bir türlü ölememek de yaşlı insanların kâbuslarından biridir.
    Bir adam yaşlanıp ele avuca düşmekten çok korkar. Doktora gider. Endişesini ilettikten sonra;
    “Sayın doktorum kalp krizi veya çabuk öldüren kanser tütüne yakalanıp bu dünyadan göçmek için neleri yapayım neleri yapmayayım?” diye sorar. İlk kez böyle bir soruyla karşılaşan doktor şaşırır;
    “Günde üç paket sigara için. O da olmazsa yanında çokça alkol tüketin. O zaman amacınıza çabuk ulaşırsınız.” demiş.
    Bilim insanları uzun yaşamanın büyük oranda kalıtıma da bağlı olduğunu söylüyor. (Kırk yaşındayken derdim ki: “Dedem, babam ve amcalarım sağdır. Daha önümde uzun yıllar var.”
    Dedem, babam büyük amcalarım bu dünyadan göçtü. Düştüm zalim kalıtımın eline. Benden on yaş büyük ortanca amcam (Emekli öğretmen) sağdır. Kendisine uzun ve sağlıklı yaşam diliyorum. Karşılaştığımda veya telefon ettiğimde ona derim ki:
    “Amca, kendine, sağlığına dikkat et. Bir zamanlar önümde dedem, babam üç amcam vardı. Şimdi tek siz kaldınız. Sizden sonra ailenin en yaşlısı ben olacağım ve sıra bana gelecek. Ona göre! …” Her söylediğimde kahkahalarla güler.
    İnsan, Nazım Hikmet’in dizelerindeki gibi yaşama tutunmalı;
    “Yaşamak şakaya gelmez, / büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın / bir sincap gibi mesela, / yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,/ yani bütün işin gücün yaşamak olacak…” Şiirdeki gibi benim de işim gücüm yaşamak…
    İyi beslenmeye, kalıtıma, tıbbın olanaklarından yararlanmaya, eski toprak olmaya güvenip yan gelip yatmamak gereklidir. Sağlık için neler yapabiliriz? Uzmanlar öneriyor:
    Bol yürüyüş.
    Kahve yerine doğal bitki çayları.
    Sabah kahvaltılarını atlamayın.
    Zeytinyağı tüketin.
    Hayatınızdan kahkahayı eksik etmeyin.
    Yüksek tansiyon, kolesterol ve diyabet risklerine dikkat edin ve kontrollerinizi ihmal etmeyin.
    Yaz aylarında sağlıklı güneşlenme kurallarına uyarak güneşlenmeye dikkat edin.
    Sigara kullanmayın.
    Strese karşı “hayır” demeyi öğrenin.
    Bol bol su için.
    Geç saatlerde yemek yemeyin.
    Kaliteli bir beslenme için 3 ana – 3 ara öğün yapın.
    Düzenli egzersiz yapmaya özen gösterin.
    Hafif ve zinde kalmak için hafif beslenin.
    Çay ve kahveyi şekersiz için.
    Dengeli beslenme için besinlerin kalori, yağ ve tuz değerlerine dikkat edin…
    (Bunların yarısı için paranız olması gereklidir. Eğer paranız yoksa siz de bedava olanları yapın.)
    Bir atasözü şöyle der:

    “Cahiller için yaşlılık kış gibidir; bilgili insanlar içinse hasat mevsimidir.”
    Bol hasat dilekleriyle…

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.