Bir Milletin Yeniden Ayağa Kalktığı Büyük Zafer…
Bursa Vatan Medya Gurubu Gazeteci-Yazar Sevgi Yıldız’ın Kaleminden
Bugün 30 Ağustos…
Takvim yapraklarında sıradan bir gün değil bugün.
Bugün; bir milletin yokluklar ve imkânsızlıklar içerisinde nasıl ayağa kalktığını, vatanı ve bağımsızlığı uğruna neleri göze alabildiğini ve tarihin akışını nasıl değiştirdiğini hatırladığımız büyük bir gün.
Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı…
Bundan 104 yıl önce, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan büyük zafer, yalnızca bir askeri başarının adı değildi. O zafer; esareti kabul etmeyen bir milletin bağımsızlık iradesinin, vatan sevgisinin, inancının ve kararlılığının tarihe altın harflerle yazıldığı gündü.
Bir tarafta işgal güçleri, diğer tarafta elinde avucunda ne varsa vatanı için ortaya koyan bir millet vardı.
Yokluk vardı…
Cephane sıkıntısı vardı…
Ağır savaşların bıraktığı büyük yaralar vardı…
Ama bir şey eksik değildi:
İnanç.
Çünkü bu millet, vatanın bağımsızlığının her türlü bedelden daha değerli olduğunu biliyordu.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkomutanlığında yürütülen Büyük Taarruz, işte bu inancın ve kararlılığın sonucuydu.
26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile büyük bir zafere dönüştü.
Bu zaferin ardından Türk ordusu, işgal güçlerini Anadolu’dan söküp atmak için ilerledi. 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşuyla birlikte Anadolu’nun işgalden temizlenmesi süreci tamamlandı.
Ancak 30 Ağustos’un anlamı yalnızca askeri bir zaferle sınırlı değildir.
30 Ağustos, bir milletin yeniden ayağa kalkışının adıdır.
Bu Zaferin İçinde Bir Millet Var
30 Ağustos denildiğinde yalnızca cephede savaşan askerleri düşünmek eksik kalır.
Bu zaferin arkasında Anadolu’nun dört bir yanından cepheye koşan Mehmetçik vardı.
Evladını cepheye gönderen anneler vardı.
“Vatan sağ olsun” diyerek gözyaşını içine akıtan babalar vardı.
Eşini, kardeşini, evladını cepheye uğurlayan kadınlarımız vardı.
Cephe gerisinde mermi taşıyan, yiyecek hazırlayan, yaralıların yaralarını saran, bütün varlığıyla Milli Mücadele’ye destek veren Anadolu insanı vardı.
Kısacası 30 Ağustos, bir ordunun değil, topyekûn bir milletin zaferiydi.
O nedenle bu büyük zaferin değerini anlamak için yalnızca tarih kitaplarının sayfalarına bakmak yetmez.
Bir milletin hangi şartlardan geçerek bugünlere geldiğini de hatırlamak gerekir.
Bağımsızlık En Büyük Emanettir
Bugün bizler, atalarımızın büyük fedakârlıklarla savunduğu bu topraklarda özgürce yaşıyoruz.
Geleceğe dair hayaller kurabiliyor, çocuklarımızın yarınları için umut taşıyabiliyoruz.
Çünkü onlar bize yalnızca bir vatan bırakmadılar.
Bize bağımsızlığı bıraktılar.
Bize Cumhuriyet’i bıraktılar.
Bize, kendi geleceğimizi kendi ellerimizle şekillendirme iradesini bıraktılar.
Bu nedenle 30 Ağustos, geçmişte kalmış bir zaferin yıldönümü değildir.
30 Ağustos, bugünümüze ve yarınımıza ışık tutan büyük bir emanettir.
Bu emaneti korumak ise hepimizin görevidir.
Bugün Bize Düşen…
Bugün bizlere düşen, geçmişte kazanılan zaferlerle övünmekle yetinmek değildir.
Asıl görevimiz, o büyük mücadelenin ruhunu anlamak ve geleceğe taşımaktır.
Birlik ve beraberliğimizi korumalıyız.
Birbirimize daha fazla sahip çıkmalıyız.
Çocuklarımıza tarihimizi doğru anlatmalı, gençlerimize Cumhuriyet’in ve bağımsızlığın hangi bedeller ödenerek kazanıldığını öğretmeliyiz.
Çalışmalıyız.
Üretmeliyiz.
Ülkemizi daha güçlü, daha müreffeh ve daha aydınlık yarınlara taşımalıyız.
Çünkü vatan sevgisi yalnızca sözle ifade edilen bir duygu değildir.
Vatan sevgisi; çalışmak, üretmek, dürüst olmak, sorumluluk almak ve gelecek nesillere daha güzel bir ülke bırakmakla da gösterilir.
Atatürk ve Kahramanlarımızı Minnetle Anıyoruz
30 Ağustos vesilesiyle başta Cumhuriyetimizin kurucusu ve Milli Mücadelemizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
Kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Onların fedakârlıkları sayesinde bugün bu topraklarda özgürce nefes alıyoruz.
Onların cesareti sayesinde bayrağımız gökyüzünde dalgalanıyor.
Onların kararlılığı sayesinde Cumhuriyetimiz bugün dimdik ayakta.
Aradan yıllar geçse de onların bize bıraktığı mirasın değeri hiçbir zaman azalmayacak.
Çünkü bazı zaferler vardır ki yalnızca kazanıldığı günle sınırlı değildir.
30 Ağustos da işte böyle bir zaferdir.
Bir milletin yeniden ayağa kalktığı…
Kendi kaderine sahip çıktığı…
“Ya istiklal ya ölüm” diyerek bağımsızlığından asla vazgeçmediğini bütün dünyaya gösterdiği büyük bir destandır.
Bugün bize düşen, bu destanı unutmamak ve gelecek nesillere aktarmaktır.
Çünkü tarihini bilen milletler, geleceğe daha sağlam adımlarla yürür.
Çünkü bağımsızlığının kıymetini bilen milletler, özgürlüklerinden asla vazgeçmez.
Ve çünkü 30 Ağustos bize bir kez daha gösteriyor ki; inanan, kenetlenen ve vatanı için mücadele eden bir milletin önünde hiçbir engel duramaz.
🇹🇷 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Ne mutlu bağımsızlığına sahip çıkanlara!
Ne mutlu vatanını ve Cumhuriyetini sevenlere!
Ne mutlu Türk milletine!
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.
Gazeteci-Yazar
Sevgi Yıldız

