Üreticinin Feryadı Arşa Yükseldi: Tarımda Alarm Zilleri Artık Susturulamaz

TARLADAKİ KRİZİ GÖRMEZDEN GELENLER SANDIKTA CEVABINI ALACAK
Sebze ve meyve üreticisinin yaşadığı ekonomik darboğaz artık birkaç üreticinin şikâyeti olarak görülemez. Tarlada alın teri döken, borçlanarak üretim yapan, gecesini gündüzüne katan çiftçi hayatta kalma mücadelesi verirken, tarım politikalarındaki sorunların daha fazla ertelenmesi kabul edilemez bir noktaya gelmiştir.
Aksungur Mahalle Muhtarı, OVADER Dernek Başkanı, S.S. Aksungur Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı ve Osmangazi Kent Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Kaya, üreticinin yaşadığı sorunlara ilişkin yaptığı sert açıklamayla Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere Ziraat Odaları ve ilgili tüm kurumlara açık çağrıda bulundu.
Kaya, üreticinin artan maliyetler karşısında ezildiğini, emeğinin karşılığını alamadığını ve ürünün tarlada değer kaybettiğini belirterek, “Artık üreticinin feryadını duymazdan gelme dönemi bitmelidir” mesajı verdi.
“ÇİFTÇİYİ YALNIZ BIRAKANLAR, YARIN HESABINI VERMEK ZORUNDA KALACAK”
Üreticinin bugün yaşadığı sorunların yarının çok daha büyük ekonomik ve sosyal problemlerinin habercisi olduğunu vurgulayan Kaya, sorumluluk sahibi kurumların artık sahaya inmesi gerektiğini ifade etti.

Kaya’nın açıklamalarındaki sert uyarı dikkat çekti:
“Üreticisini yalnız bırakan, sorunlarına sessiz kalan anlayışın elbette bir gün hesabı sorulur. Bugün görmezden gelinen feryat, yarın sandıkta karşılığını bulur.”
Üreticinin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmasının kabul edilemez olduğunu belirten Kaya, çiftçinin ihtiyaç duyduğu desteğin seçimden seçime değil, yılın her günü verilmesi gerektiğini savundu.
“MASA BAŞINDAN TARIM YÖNETİLMEZ”
Girdi maliyetlerindeki artışın üreticinin omuzlarındaki yükü ağırlaştırdığını ifade eden Kaya, tarım politikalarının masa başında ve günübirlik yaklaşımlarla yürütülemeyeceğini söyledi.
Gübreden mazota, ilaçtan elektriğe, sulamadan işçiliğe kadar üretimin her aşamasında maliyetlerin çiftçiyi zorladığına dikkat çeken Kaya, “Tarlada üretim yapan insan ayakta kalamıyorsa, tarım politikasının başarısından söz edilemez” değerlendirmesinde bulundu.
Kaya, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ziraat Odalarının üreticinin sesine kulak vermesi gerektiğini belirterek, sahadaki sorunların artık raporlarla değil, somut ve kalıcı çözümlerle ele alınmasını istedi.
“ÜRETİCİNİN SESSİZLİĞİNİ ZAYIFLIK SANMAYIN”
Açıklamasının en dikkat çekici bölümünde üreticinin sabrının sınırına geldiğini belirten Sinan Kaya, çiftçinin sessizliğinin sorunları kabullendiği anlamına gelmediğini vurguladı.
“Üreticinin sessizliğini zayıflık sanmayın. Bugün susan çiftçi, yarın sandıkta konuşur.”
Kaya, üreticinin alın terinin karşılığını alamadığı bir sistemin sürdürülebilir olamayacağını belirterek, tarımın geleceğinin siyasi hesapların veya günübirlik uygulamaların üzerinde tutulması gerektiğini ifade etti.
“YILLARDIR AYNI SORUNLARI KONUŞUYORSAK, BİR YERDE CİDDİ BİR YÖNETİM SORUNU VARDIR”
Türkiye’nin uzun yıllardır sürdürülebilir ve milli bir tarım politikası oluşturmakta zorlandığını dile getiren Kaya, aynı sorunların yıllar boyunca tekrar tekrar gündeme gelmesini sert sözlerle eleştirdi.
Kaya, şu mesajı verdi:
“Yıllardır aynı sorunları konuşuyor, aynı şikâyetleri dinliyor ve aynı çözümsüzlüklerle karşılaşıyorsak artık kimse sorumluluğu başkasının üzerine atmasın. Üreticiyi bu noktaya getiren sorunlar görmezden gelinemez.”
Tarımın yalnızca çiftçinin meselesi olmadığının altını çizen Kaya, üretimin zayıflamasının doğrudan tüketiciyi de etkileyeceğini belirtti.
“ÜRETİCİ YOKSA SOFRADA GÜVENCE YOKTUR”
Üreticinin yaşadığı ekonomik sıkıntının yalnızca tarlada kalmayacağını vurgulayan Kaya, tarımda yaşanabilecek kalıcı bir gerilemenin gıda güvenliği açısından ciddi risk oluşturacağına dikkat çekti.
“Bugün çiftçiyi ayakta tutamazsak yarın sofradaki tüketiciyi korumakta çok daha büyük zorluk yaşarız.”
Bu nedenle üreticinin korunmasının bir ayrıcalık değil, ülkenin geleceği açısından stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade eden Kaya, tarımın yeniden güçlü ve uzun vadeli bir devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
“ARTIK BİRKAÇ CESUR ÜRETİCİNİN DEĞİL, HERKESİN SESİNİ YÜKSELTMESİ GEREKİYOR”
Kaya, üreticilerin örgütlü biçimde seslerini duyurmalarının önemine de dikkat çekerek, haksızlığa ve adaletsizliğe karşı daha güçlü bir üretici iradesinin ortaya çıkması gerektiğini söyledi.
“İnanıyorum ki bu haksızlığa, adaletsizliğe ve üreticinin sahipsiz bırakılmasına ‘dur’ diyecek cesur üreticiler mutlaka çıkacaktır.”
Kaya’ya göre mesele artık yalnızca bir sezonun zararının telafi edilmesi değildir. Asıl mesele, üreticinin geleceğe güvenle bakabileceği bir tarım düzeninin kurulmasıdır.
“BU ÜLKENİN TARLASI DA ÇİFTÇİSİ DE VAZGEÇİLECEK DEĞER DEĞİLDİR”
Açıklamasında sert mesajlarını sürdüren Sinan Kaya, üreticinin emeğinin korunması gerektiğini vurgulayarak yetkililere açık çağrıda bulundu:
“Çiftçiyi daha fazla yalnız bırakmayın. Üreticinin feryadını duymazdan gelmeyin. Alın terini değersizleştirmeyin. Tarımın geleceğini riske atmayın.”
Kaya, çözümün ertelenmesinin sorunu ortadan kaldırmayacağını belirterek, “Bugün atılmayan her adım, yarın çok daha ağır bir bedel olarak karşımıza çıkacaktır” mesajını verdi.
“ÜRETİCİ YALNIZ DEĞİLDİR”
Sinan Kaya açıklamasını net ve sert bir mesajla tamamladı:
“Çünkü üretici yalnız değildir. Çünkü üreten Türkiye, güçlü Türkiye’dir. Üreticinin hakkı, emeğin karşılığı verilmelidir!”
Kaya’nın açıklaması, son dönemde üreticilerin artan maliyetler ve pazarlama sorunları karşısında yaşadığı sıkıntıların yeniden gündeme taşınması açısından dikkat çekti.
Verilen mesaj ise son derece açık:
Tarladaki üreticinin sesi artık duyulmalıdır.
Çiftçinin emeği korunmalıdır.
Üretimin sürdürülebilirliği güvence altına alınmalıdır.
Ve en önemlisi;
Üreticiyi bugün görmezden gelen hiçbir anlayış, yarının siyasi ve toplumsal hesabından kendisini muaf tutamaz.
