Erdoğan Kaçar’dan CHP’den Kopuşlara Sert Eleştiri: “Tabela Partisi Olmaktan Öteye Geçemeyeceksiniz”

CHP neferi Erdoğan Kaçar, Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılarak yeni siyasi oluşumlara yönelen isimleri sert sözlerle eleştirdi. Kaçar, geçmişte Demokrat Parti’nin kuruluş süreci ile günümüzde CHP’den kopuşlar arasında karşılaştırma yaparak, bugünkü siyasi ayrılıkların toplumsal bir ihtiyaçtan ziyade “kişisel ikbal ve koltuk arayışı” ekseninde şekillendiğini savundu.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan siyasi tartışmalar, parti içerisinden ayrılarak yeni siyasi oluşumlara yönelen isimler üzerinden yeniden gündeme gelirken, CHP’ye bağlılığını vurgulayan Erdoğan Kaçar’dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
Kaçar, yaptığı değerlendirmede günümüzde yaşanan siyasi kopuşları Türkiye’nin çok partili siyasi hayata geçiş sürecinin önemli dönüm noktalarından biri olan Demokrat Parti’nin kuruluşuyla kıyasladı.
“Demokrat Parti’nin kuruluşunun tarihsel bir zemini vardı”
Türkiye’nin siyasi tarihinde çok partili hayata geçişin önemli aşamalarından birinin 1940’ların sonlarında yaşandığına dikkat çeken Kaçar, Adnan Menderes, Celal Bayar ve arkadaşlarının CHP’den ayrılarak Demokrat Parti’yi kurmasını dönemin toplumsal ve siyasal koşulları içerisinde değerlendirmek gerektiğini belirtti.
Kaçar’a göre Demokrat Parti’nin ortaya çıkışı, yalnızca CHP içerisindeki kişisel anlaşmazlıklarla açıklanabilecek bir siyasi hareket değildi. İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünyada meydana gelen siyasi değişimler, Türkiye’de yükselen demokratikleşme talepleri, ekonomik ve sosyal beklentiler ile çok partili siyasi hayatın güçlendirilmesi yönündeki ihtiyaçlar, dönemin siyasi atmosferini belirleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı.
Kaçar, bu nedenle 1940’ların siyasi ortamı ile bugünkü siyasi gelişmelerin birbirinden ayrılması gerektiğini savundu.
“1940’ların sonunda ortaya çıkan siyasi hareketlerin arkasında dönemin şartlarından kaynaklanan ciddi bir toplumsal ve siyasal zemin vardı” değerlendirmesinde bulunan Kaçar, Demokrat Parti’nin kısa sürede ülke çapında karşılık bulmasının da bu koşullarla bağlantılı olduğunu ifade etti.
“Menderes Türkiye’nin tamamına hitap eden bir alternatif oluşturdu”
Erdoğan Kaçar, Adnan Menderes’in siyaset anlayışının dönemin CHP iktidarına karşı geniş toplum kesimlerini bir araya getirmeyi hedeflediğini belirterek, günümüzde CHP’den ayrılarak yeni siyasi oluşum kuranların ise aynı ölçekte bir toplumsal karşılık oluşturamadığını ileri sürdü.
Kaçar, Menderes ve Demokrat Parti örneği üzerinden yaptığı değerlendirmede, geçmişte iktidara alternatif olma iddiasıyla yola çıkan siyasi hareketlerin yalnızca belirli bir partinin seçmeninden oy almakla yetinmediğini, ülkenin farklı toplumsal kesimlerine ulaşmaya çalıştığını savundu.
Bu noktada günümüzdeki yeni siyasi oluşumları eleştiren Kaçar, yalnızca CHP tabanından destek almaya yönelik bir siyasi stratejinin iktidar alternatifi oluşturmak açısından yeterli olmayacağını ifade etti.
Kaçar, “Menderes’in arkasında geniş kitleler vardı. Bugün ise CHP’den kopanların temel stratejisinin CHP’ye gönül vermiş seçmeni kendi tarafına çekmek olduğunu görüyoruz” görüşünü dile getirdi.
“AK Parti’ye veya MHP’ye tek bir çağrı yapmadan iktidar olunmaz”
Kaçar’ın açıklamalarında dikkat çeken başlıklardan biri de yeni siyasi oluşumların seçmen tabanına ilişkin değerlendirmeleri oldu.
Yeni parti kuran veya kurma hazırlığında olan siyasi aktörlerin yalnızca CHP seçmenine yönelmesini eleştiren Kaçar, iktidar hedefleyen bir siyasi hareketin toplumun tamamına seslenmesi gerektiğini savundu.
Kaçar, özellikle AK Parti ve MHP seçmenine yönelik siyasi çağrı yapılmadan yalnızca CHP tabanından koparılacak seçmenlerle iktidar hedeflemenin gerçekçi olmadığını ileri sürdü.
Bu yaklaşımın, Türkiye’nin mevcut siyasi ve seçmen yapısı dikkate alındığında yeni oluşumların önündeki en önemli sorunlardan biri olduğunu savunan Kaçar, siyasi partilerin yalnızca kendi eski partilerinden ayrılan seçmenlere değil, farklı siyasi görüşlere sahip yurttaşlara da ulaşması gerektiğini belirtti.
“Kişisel ikbal ve koltuk sevdası mı?”
Kaçar, açıklamasının en sert bölümünde ise CHP’den ayrılarak yeni siyasi oluşumlara yönelen isimlerin motivasyonunu sorguladı.
“Bugünkü kopuşların arkasında 1940’larda olduğu gibi güçlü bir toplumsal ihtiyaç mı var, yoksa tamamen kişisel ikbal ve koltuk sevdası mı?” sorusunu gündeme getiren Kaçar, siyasi ayrılıkların kamuoyunda yalnızca parti içi rekabet üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Kaçar’a göre bir siyasi hareketin kalıcı olabilmesi için yalnızca mevcut bir partinin içinden seçmen devşirmesi yeterli değil. Yeni oluşumların topluma yeni bir siyasi vizyon, ekonomik program, demokratik hedef ve ülkenin geleceğine ilişkin somut bir perspektif sunması gerektiğini savunan Kaçar, aksi durumda bu yapıların kalıcı siyasi aktörlere dönüşemeyeceğini ifade etti.
“Ufak bir tartışmada baba ocağı terk edilmez”
CHP’yi “baba ocağı” olarak nitelendiren Kaçar, parti içerisindeki görüş ayrılıklarının ve siyasi tartışmaların ayrışma gerekçesine dönüştürülmesini de eleştirdi.
Kaçar, CHP içerisindeki tartışmaların demokratik siyaset açısından doğal olduğunu ancak kişisel anlaşmazlıkların veya siyasi beklentilerin partiyle yolları ayırma noktasına taşınmasının doğru olmadığını savundu.
Bu yaklaşımını aile metaforu üzerinden anlatan Kaçar, “Ufak bir tartışmada baba ocağını terk eden evladın akıbeti neyse, rant ve koltuk sevdasıyla Ata’nın mirasını bırakanların akıbeti de o olacaktır” ifadelerini kullandı.
Kaçar böylece CHP’den ayrılarak yeni siyasi oluşumlara yönelen isimlerin uzun vadede ciddi bir siyasi taban oluşturamayacağını öne sürdü.
“Tabela partisi olmaktan öteye geçemeyeceksiniz”
Yeni oluşumlara yönelik eleştirilerini sürdüren Kaçar, yalnızca CHP içerisinden ayrılan siyasetçiler ve CHP seçmeninden oluşan bir tabanla siyasi başarı elde edilemeyeceğini savundu.
Kaçar, bu yapıların yeterli toplumsal karşılık bulamaması halinde “tabela partisi” olarak kalacağı görüşünü dile getirdi.
Siyasi tarih açısından bakıldığında ise Türkiye’de kurulan yeni partilerin başarısının yalnızca hangi partiden ayrıldıklarıyla değil, toplumun farklı kesimlerinde ne ölçüde karşılık bulabildikleriyle yakından ilişkili olduğu görülüyor. Bu nedenle yeni siyasi oluşumların geleceği, önümüzdeki dönemde yalnızca CHP tabanından alabilecekleri oyla değil, diğer siyasi partilerin seçmenlerine ulaşma kapasitesi ve ortaya koyacakları siyasi programla da belirlenecek.
“CHP’yi korumaya ve yaşatmaya devam edeceğiz”
Erdoğan Kaçar açıklamasının sonunda CHP’ye olan bağlılığını vurgulayarak, partinin tarihsel mirasına sahip çıkacaklarını ifade etti.
CHP’nin Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş süreciyle özdeşleşmiş köklü bir siyasi yapı olduğunu belirten Kaçar, parti içerisindeki tartışmalara rağmen CHP’nin geleceğini savunmaya devam edeceklerini söyledi.
Kaçar, “Bizler hiçbir çıkar gözetmeden, Atatürk’ün 103 yıllık emaneti olan Cumhuriyet Halk Partisi’ni korumaya ve yaşatmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Kaçar’ın açıklamaları, CHP içerisindeki siyasi ayrışmalar ve yeni parti arayışları konusunda parti tabanındaki tartışmaların devam ettiğini bir kez daha ortaya koyarken, önümüzdeki dönemde CHP’den ayrılabilecek isimlerin nasıl bir siyasi strateji izleyeceği ve toplumun hangi kesimlerinden destek arayacağı da siyasi gündemin önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek.
Türkiye’nin siyasi tarihinde farklı dönemlerde CHP içerisinden ayrılarak yeni siyasi hareketler ortaya çıkmış olsa da bu hareketlerin kalıcı başarı elde edip edemeyeceği; yalnızca ayrıldıkları partinin tabanından ne kadar oy kopardıklarıyla değil, geniş toplum kesimlerine ulaşabilen bir siyasi program ve örgütlenme oluşturup oluşturamadıklarıyla belirlenecek.
Erdoğan Kaçar ise bu tartışmada tarafını açık biçimde ortaya koyarak, CHP’nin tarihsel mirasına ve parti bütünlüğüne sahip çıkmaya devam edeceklerini vurguladı.
