Eyüp Can Güner Davasında Sıcak Gelişme: Yeni Kamera Görüntüleri ve Tanık Beyanları Dosyaya Girdi

    21.08.2026
    Eyüp Can Güner Davasında Sıcak Gelişme: Yeni Kamera Görüntüleri ve Tanık Beyanları Dosyaya Girdi

    EYÜP CAN GÜNER DOSYASINDA ŞOK GELİŞME: “BU ARTIK SADECE BİR ŞÜPHELİ ÖLÜM DOSYASI DEĞİL!”

    Mersin Anamur’da 12 yaşındaki Eyüp Can Güner’in ölümüyle ilgili dava Türkiye’nin gündeminden düşmüyor. Güncel Haber Medya’da gazeteci Tarık Şeker’e özel açıklamalarda bulunan Güllü Can’ın açıklamaları gündeme damga vurdu 

    Her yeni duruşma, her yeni tanık ifadesi ve her yeni görüntü dosyadaki soru işaretlerini daha da büyütüyor.

    Şimdi ise dosyanın seyrini değiştirebilecek yeni kamera görüntüleri ortaya çıktı.

    Görüntülerde, Eyüp Can’ı kovaladığı öne sürülen tutuklu sanık Necmettin Ulaş’ın çocuğun peşinden pasaj içerisine girdiği, ardından tekrar dışarı çıktığı ve sonrasında yeniden pasajın içerisine girerek yaklaşık 3 dakika boyunca içeride kaldığı görülüyor.

    İşte tam da bu noktada kritik soru ortaya çıkıyor:

    Eğer sanık Eyüp Can’ı görmediğini söylüyorsa, neden yaklaşık 3 dakika boyunca pasajın içerisinde kaldı?

    Bu soru artık yalnızca ailenin değil, davayı takip eden herkesin sorduğu sorulardan biri haline geldi.

    “EYÜP CAN SADECE KAÇMIYORDU, NE YAŞANDIĞINI BİLMEK İSTİYORUZ”

    Eyüp Can Güner’in annesi Güllü Can’ın gazeteci Tarık Şeker’e yaptığı açıklamalar, dosyadaki tartışmaları çok daha sert bir noktaya taşıyor.

    Aile, olayın “ihmali davranışla ölüm” şeklinde değerlendirilmesini yeterli bulmuyor.

    Annenin temel iddiası açık:

    “Oğlumun ölümünün bütün yönleriyle araştırılmasını istiyorum.”

    Aile, Eyüp Can’ın vücudunda tespit edilen kesiler, kafa travması ve diğer yaralanmaların yalnızca yüksekten düşme senaryosuyla açıklanamayacağını savunuyor.

    Bu iddiaların hukuken henüz kesinleşmiş gerçekler olmadığını özellikle belirtmek gerekiyor. Ancak mahkemenin de olayın oluş biçimini aydınlatmak amacıyla yeni bilirkişi incelemesine başvurması, dosyada hâlâ cevaplanması gereken önemli teknik sorular bulunduğunu gösteriyor.

    DOSYADAKİ EN ÇARPICI NOKTA: “TERBİYESİZLİK YAPTIN, BEDELİNİ ÖDEYECEKSİN”

    Davanın ilk duruşmasında dinlenen tanık S.K.’nin ifadeleri de kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

    Tanık, sanık Necmettin Ulaş’ın Eyüp Can’a yönelik tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu, ayrıca çocuğun kafasına sert şekilde vurduğunu öne sürdü.

    Tanığın mahkemede aktardığı iddia edilen söz ise son derece dikkat çekiciydi:

    “Sen bana terbiyesizlik yaptın, bedelini ödeyeceksin.”

    Eğer mahkeme tarafından doğrulanır ve diğer delillerle desteklenirse, bu ifade olay öncesindeki psikolojik atmosferin değerlendirilmesi açısından önem taşıyabilir.

    Ancak yine altını çizelim:

    Bir tanığın beyanı tek başına suçun kesin kanıtı değildir.

    Bu beyanın kamera görüntüleri, adli tıp bulguları ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

    “OYUNDU” SAVUNMASI, 3 DAKİKALIK GÖRÜNTÜYLE YENİDEN GÜNDEMDE

    Tutuklu sanık Necmettin Ulaş ise Eyüp Can’ı kovaladığını kabul etmekle birlikte, amacının çocuğa zarar vermek olmadığını ve olayın oyun niteliğinde olduğunu savunuyor.

    Fakat dosyaya giren yeni görüntüler bu savunmanın yeniden tartışılmasına neden oldu.

    Çünkü görüntülerde sanığın, Eyüp Can’ın peşinden pasaj içerisine girdiği ve sonrasında yeniden pasajda yaklaşık üç dakika kaldığı bildiriliyor.

    Üç dakika…

    Bir çocuk kaçıyor.

    Bir yetişkin onu takip ediyor.

    Çocuk daha sonra hayatını kaybediyor.

    Ve şimdi mahkemenin önünde şu soru duruyor:

    O üç dakikada ne oldu?

    Bu sorunun cevabı, davanın en kritik noktalarından biri olabilir.

    KAMERA GÖRÜNTÜLERİ NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

    Çünkü kamera kayıtları yalnızca “kovalama” iddiasını değil, olayın zaman çizelgesini de ortaya koyabilecek nitelikte.

    Sanığın pasaj içerisine ne zaman girdiği, ne kadar süre kaldığı, nereye yöneldiği ve olay sonrasında nasıl hareket ettiği gibi ayrıntılar, tanık ifadelerinin ve sanık savunmasının doğruluğunun değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

    Özellikle yeni görüntünün sanığın pasajda yaklaşık üç dakika kaldığını göstermesi, soruşturmanın bundan sonraki aşamasında zaman çizelgesinin yeniden ele alınmasını gündeme getiriyor.

    ADLİ TIP RAPORLARI: DOSYANIN DÜĞÜM NOKTASI

    Davanın bir başka kritik başlığı ise Eyüp Can’ın vücudunda tespit edilen kesi izleri.

    6 Ağustos 2026 tarihli duruşmanın ardından dosyanın eksiklerinin tamamlanması için yargılamanın ertelendiği ve vücuttaki kesi izlerine ilişkin araştırma ile Adli Tıp raporunun dosyaya eklenmesinin beklendiği bildirildi.

    İşte bu nedenle önümüzdeki süreçte hazırlanacak teknik raporlar büyük önem taşıyor.

    Çünkü cevaplanması gereken temel soru şu:

    Eyüp Can’ın vücudundaki yaralanmalar yalnızca yüksekten düşmeyle açıklanabilir mi?

    Yoksa olayın öncesinde veya sırasında başka bir müdahale olduğuna ilişkin bulgular var mı?

    Bu sorunun cevabını mahkeme, uzman incelemeleri ve dosyadaki bütün deliller birlikte değerlendirilerek ortaya koyacak.

    AİLENİN İDDİASI ÇOK AĞIR

    Eyüp Can’ın ailesi ise olayın basit bir “kaza” veya “ihmal” olarak kapatılmasından endişe ediyor.

    Anne Güllü Can, oğlunun ölümünün bütün yönleriyle araştırılmasını istiyor.

    Aile tarafından gündeme getirilen iddialar arasında çocuğun vücudundaki kesiler, olay öncesindeki kovalamaca, sanığın hareketleri ve farklı adli değerlendirmelere ilişkin soru işaretleri bulunuyor.

    T24’ün Temmuz 2026 tarihli haberinde de anne tarafından oğlunun istismar amacıyla kovalandığı ve işkence gördüğü yönünde ağır iddiaların dile getirildiği aktarıldı. Bu iddialar şu aşamada aile beyanı niteliğinde ve mahkemece kesinleşmiş değil.

    ARTIK TEK BİR SORU YOK: ONLARCA SORU VAR!

    Eyüp Can Güner dosyası bugün geldiği noktada yalnızca “çocuk yüksekten mi düştü?” sorusundan ibaret değil.

    Artık onlarca soru var.

    Eyüp Can neden kaçtı?

    Kimden korkuyordu?

    Sanık neden çocuğun peşinden gitti?

    Pasajın içerisinde yaklaşık üç dakika boyunca ne yaşandı?

    Eyüp Can’ın vücudundaki kesi izleri nasıl oluştu?

    Adli tıp değerlendirmeleri bütün bulguları açıklayabiliyor mu?

    Tanıkların anlattıkları kamera görüntüleriyle örtüşüyor mu?

    Sanığın olayla ilgili bütün beyanları görüntülerle uyumlu mu?

    Ve belki de en kritik soru:

    “12 YAŞINDAKİ EYÜP CAN’IN ÖLÜMÜNÜN GERÇEK HİKÂYESİ NE?”

    Bu sorunun cevabı henüz mahkeme tarafından kesin olarak verilmiş değil.

    Ancak dosyaya yeni görüntülerin girmesi, yeni tanık anlatımlarının gündeme gelmesi ve Adli Tıp incelemelerinin devam etmesi, olayın henüz bütün yönleriyle aydınlatılmadığını gösteriyor.

    TARIK ŞEKER’E YAPILAN AÇIKLAMALAR NEDEN ÖNEMLİ?

    Eyüp Can’ın annesi Güllü Can’ın gazeteci Tarık Şeker’e yaptığı açıklamalar, ailenin dosyada hangi noktaların araştırılmasını istediğini bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıyor.

    Ailenin söylemi son derece net:

    “Biz bir çocuğun ölümünün dosyada soru işareti olarak kalmasını istemiyoruz.”

    Bu nedenle gözler artık yeni bilirkişi raporlarında, Adli Tıp değerlendirmelerinde ve sonraki duruşmada olacak.

    Çünkü bu davada verilecek cevap yalnızca bir aile için değil, 12 yaşındaki bir çocuğun ölümünün nasıl gerçekleştiğinin ortaya çıkarılması açısından da büyük önem taşıyor.

    SON SÖZ: “ÜÇ DAKİKA”NIN İÇİNDE NE VAR?

    Bir kamera kaydı…

    Yaklaşık üç dakikalık bir zaman aralığı…

    Bir çocuğun ölümünden hemen önce yaşanan kovalamaca…

    Tanıkların birbirinden bağımsız anlatımları…

    Vücuttaki kesi izleri…

    Ve hâlâ cevap bekleyen sorular.

    Eyüp Can Güner dosyasında artık en kritik mesele, bütün bu parçaların aynı olay örgüsünde nasıl birleştiğinin ortaya çıkarılması.

    Mahkeme gerçek neyse onu ortaya koyacak.

    Ancak gerçek ortaya çıkana kadar sorulması gereken soru çok basit:

    12 yaşındaki Eyüp Can neden kaçtı ve o üç dakikada gerçekten ne oldu?

    Cevabı bulunması gereken asıl soru işte bu.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.