“18 Yıllık Mağduriyet Artık Son Bulmalı”

ÇATSANDER’den Çataltepe Sanayi Sitesi Sürecine İlişkin Sert Açıklama…
Çataltepe Sanayi Sitesi Mağdurları Dayanışma Derneği (ÇATSANDER), yıllardır gündemde olan Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi’ne ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparak, proje sürecinde yaşandığını öne sürdükleri hukuka aykırılıkların ve mağduriyetlerin araştırılmasını istedi. Dernek yönetimi, yaklaşık 18 yıldır devam eden sürecin Bursa esnafını maddi ve manevi açıdan büyük zarara uğrattığını belirterek, yetkili kurumları göreve çağırdı.
ÇATSANDER Yönetim Kurulu adına Dernek Başkanı Zekai Akdoğan, Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş ve Başkanvekili Aydın Çitil imzasıyla yayımlanan açıklamada, birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekilirken, hukuki sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
“Proje, Bursa Esnafının Yoğun Talebiyle Başlatıldı”
Açıklamada, Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi’nin 2008 yılında yalnızca Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) üyelerine tahsis edilmek amacıyla, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bilgisi ve onayı doğrultusunda başlatıldığı ifade edildi.
Yaklaşık 9 bin esnafın talebiyle hayata geçirilen projenin, daha sonra Mimarlar Odası ile CHP tarafından yargıya taşındığı, açılan davalar sonucunda yürütmeyi durdurma kararları verildiği ve yaklaşık beş yıl süren yargı sürecinin ardından yeniden uygulamaya alındığı hatırlatıldı.
“Devir İşlemleriyle İlgili Ciddi Soru İşaretleri Var”
ÇATSANDER, yargı sürecinin tamamlanmasının ardından gerçekleştirilen bazı işlemlerin hukuka uygunluğu konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu ileri sürdü.
Derneğin açıklamasında, Ekim 2018’de kurulan BESKOOP Kooperatifinin, BESOB tüzel kişiliğinden ayrı bir yapı olmasına rağmen yaklaşık 3 milyon metrekarelik sanayi alanının, herhangi bir ihale yapılmaksızın ve bedel alınmaksızın bu kooperatife devredildiğinin tespit edildiği iddia edildi.
Açıklamada ayrıca, söz konusu devir işlemi sırasında TOKİ’nin, BESKOOP’un BESOB adına hareket ettiği yönünde yanıltılmış olabileceğine ilişkin iddiaların bulunduğu belirtilerek, bu hususun tüm yönleriyle araştırılması gerektiği ifade edildi.
“Genel Kurul Yetkisi Bulunmadığı İddiası”
ÇATSANDER yönetimi, söz konusu devir işleminin BESOB Genel Kurulu tarafından verilmiş açık bir yetki kararı olmaksızın gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Dernek, bu nedenle işlemlerin hukuka uygunluğunun bağımsız adli ve idari makamlar tarafından ayrıntılı biçimde incelenmesini talep ederek, kamu yararını ilgilendiren böylesine önemli bir konuda tüm süreçlerin şeffaf şekilde ortaya konulması gerektiğini savundu.
“3 Bin 200 Esnaf Mağdur Edildi”
Açıklamada, 2008 yılında arsa ve altyapı bedellerini ödeyen yaklaşık 3 bin 200 Bursa esnafının, geçen yıllar içerisinde ciddi mağduriyet yaşadığı belirtildi.
ÇATSANDER, uzun yıllardır hak arama mücadelesi veren esnafın mağduriyetinin giderilmesinin hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğunu ifade ederek, sürecin gecikmeden sonuçlandırılmasını istedi.
“Usulsüzlük İddiaları Araştırılsın”
Dernek yönetimi, resmî belgelerde usulsüzlük yapıldığı, kamu kurumlarının yanıltıldığı ve kamu zararına neden olunduğu yönündeki iddiaların bağımsız yargı mercileri tarafından etkin, tarafsız ve kapsamlı şekilde soruşturulmasını talep etti.
Açıklamada, soruşturma sonucunda sorumluluğu tespit edilecek kişi veya kişiler hakkında gerekli idari ve cezai işlemlerin uygulanmasının beklendiği ifade edildi.
Bakanlık ve Valiliğe Şeffaflık Çağrısı
ÇATSANDER açıklamasında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurumun bilgisi ve talimatıyla Bursa Valisi Erol Ayyıldız tarafından oluşturulan komisyonun yürüttüğü inceleme ve araştırma çalışmalarına da değinildi.
Komisyonun hazırladığı raporun sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten dernek yönetimi, özellikle mağdur esnafın süreç hakkında ayrıntılı ve şeffaf şekilde bilgilendirilmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.
Bursa Valiliği’ne Açık Çağrı
ÇATSANDER, Bursa Valiliği’ne yaptığı çağrıda, yaklaşık 18 yıldır devam eden mağduriyetin bütün yönleriyle aydınlatılmasını istedi.
Dernek açıklamasında, yaşanan süreç nedeniyle kamu kurumlarının itibarının zarar gördüğünü öne sürerek, Bursa esnafını maddi ve manevi açıdan mağdur eden kişi ya da kişiler hakkında gerekli idari ve adli süreçlerin başlatılması, kamu adına hukuki girişimlerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda ise şu ifadelere yer verildi:
“Adaletin gecikmeden tecelli etmesi, mağduriyetlerin giderilmesi ve kamu vicdanının rahatlatılması en büyük temennimizdir. Yaklaşık 18 yıldır süren bu sürecin hukukun üstünlüğü ilkesi doğrultusunda sonuçlandırılması, Bursa esnafının adalet beklentisinin karşılanması açısından büyük önem taşımaktadır.”
