Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin’den Dikkat Çeken NATO ve Dış Politika Değerlendirmesi: “Ankara Zirvesi İsrail’in Güvenlik Mimarisinde Yeni Bir Dönemin Habercisi Olabilir”

ANKARA – Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, düzenlediği basın toplantısında küresel güvenlik politikaları, ABD’nin son dönemde izlediği dış politika, NATO’nun geleceği, Türkiye-ABD ilişkileri ve İsrail’in bölgesel güvenlik stratejisi hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Bekin, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada ve Grönland’a yönelik son açıklamalarının uluslararası sistem açısından dikkatle analiz edilmesi gerektiğini belirterek, Washington yönetiminin yeniden küresel nüfuz alanlarını genişletmeye yönelik politikalar izlediğini savundu.
“Trump’ın Yaklaşımı Monroe Doktrini’nin Güncellenmiş Bir Yansıması”
Konuşmasına ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemde NATO üyesi Kanada’ya yönelik söylemleri ile Grönland konusundaki yaklaşımını değerlendirerek başlayan Bekin, bu tutumun ABD’nin tarihsel dış politika anlayışlarından biri olan Monroe Doktrini’nin günümüzde yeniden uygulanmaya çalışıldığını gösterdiğini ifade etti.
Bekin, Grönland’ın halihazırda NATO kapsamında ABD’nin Pituffik Askeri Üssü’ne ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, buna rağmen Washington yönetiminin bölge üzerindeki hâkimiyetini daha da artırmaya yönelik girişimlerde bulunduğunu öne sürdü.
ABD yönetiminin uluslararası ilişkilerde güç kullanımını önceleyen ve baskıcı yöntemlere dayanan politikalar izlediğini savunan Bekin, bu yaklaşımın yalnızca rakip ülkeleri değil, NATO içerisindeki müttefikleri de rahatsız ettiğini belirtti.
“ABD ile Avrupa Arasında Yeni Bir Kırılma Yaşanıyor”
Doğan Bekin, özellikle İran’a yönelik son müdahalelerin ardından ABD ile Avrupa Birliği ülkeleri arasında yeni görüş ayrılıklarının ortaya çıktığını ifade ederek, bu kırılgan sürecin önümüzdeki dönemde NATO içerisinde yeni tartışmaları beraberinde getireceğini söyledi.
Bekin’e göre, söz konusu gelişmelerin nasıl bir sonuca evrileceği büyük ölçüde Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi sonrasında daha net anlaşılacak.
“Erdoğan-Trump Yakınlaşması Dış Politikada Yeni Bir Paradigmaya İşaret Ediyor”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki son dönemde gözlenen yakınlaşmaya da değinen Bekin, bu gelişmenin Türkiye’nin dış politika ekseninde önemli değişimlerin habercisi olabileceğini dile getirdi.
Türkiye’nin özellikle son yıllarda izlediği dış politika anlayışının farklı bir zemine taşındığını ileri süren Bekin, bu sürecin dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
“Ortadoğu’daki Gelişmeler Türkiye’ye Yönelik Tehdit Algısını Artırıyor”
Ortadoğu’da yaşanan son gelişmelerin Türkiye açısından yeni güvenlik riskleri oluşturduğunu belirten Bekin, özellikle İsrail merkezli tehdit algılarının giderek arttığını söyledi.
Türkiye’nin güvenlik politikalarının büyük ölçüde ABD ve NATO eksenine bağlı şekilde şekillendiğini savunan Bekin, bunun Türkiye’yi uluslararası alanda daha fazla yalnızlaştırdığı görüşünü dile getirdi.
Türkiye-ABD İlişkilerine Eleştiri
Konuşmasında Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin geçmişine de değinen Bekin, iki ülke arasında yıllar içerisinde “Stratejik Ortaklık” ve daha sonra Barack Obama döneminde “Model Ortaklık” kavramlarının kullanıldığını hatırlattı.
Ancak tüm bu söylemlere rağmen Türkiye’ye yönelik izolasyon politikalarının devam ettiğini savunan Bekin, söz konusu politikaların temel hedeflerinden birinin İsrail’in güvenliğini tahkim etmek olduğunu iddia etti.
S-400, F-35 ve CAATSA Hatırlatması
Bekin, ABD Başkanı Donald Trump döneminde imzalanan 2020 Ulusal Savunma Yetki Yasası’nı da gündeme taşıdı.
Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması nedeniyle F-35 savaş uçağı programından çıkarıldığını hatırlatan Bekin, ayrıca ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırım Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında Türkiye’ye yaptırımlar uyguladığını ifade etti.
TürkAkım doğal gaz projesine yönelik yaptırım kararları ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne uygulanan silah ambargosunun şartlı şekilde kaldırılmasını da eleştiren Bekin, hükümetin bu gelişmelere karşı “mukabele-i bilmisil” anlayışı çerçevesinde herhangi bir karşı adım atmamasının kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu söyledi.
OECD ve NATO Süreçlerine İlişkin Eleştiriler
Doğan Bekin, açıklamasında AK Parti hükümetinin geçmişte aldığı bazı uluslararası kararları da gündeme getirdi.
Bekin, Türkiye’nin 2010 yılında OECD Konseyi’nin İsrail’in üyeliğine ilişkin kararını veto etmediğini belirterek, böylece İsrail’in OECD üyeliğinin önünde herhangi bir engel oluşturulmadığını ifade etti.
Ayrıca İsrail’in NATO tatbikatlarına katılımına yönelik vetonun kaldırıldığını ileri süren Bekin, NATO bünyesinde faaliyet gösteren Akdeniz Diyalog Forumu kapsamında İsrail’in Brüksel’deki NATO Karargâhı’nda temsil edilmesine yönelik süreçte de Türkiye’nin veto hakkını kullanmadığını savundu.
Bekin, dönemin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bu gelişmeyi “İsrail’in güvenliği açısından son derece önemli bir adım” şeklinde değerlendirdiğini hatırlatarak, söz konusu kararların bugün yaşanan gelişmeler açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Ankara’daki NATO Zirvesi İsrail’in Güvenlik Stratejisinde Yeni Adımların Önünü Açabilir”
Basın toplantısının sonunda yaklaşan NATO Zirvesi’ne dikkat çeken Bekin, Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde bölge ülkelerinin zayıflatılması ve güçsüz yönetimlerin oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü.
ABD öncülüğündeki NATO’nun ilerleyen süreçte İsrail’in güvenlik mimarisinde daha etkin bir rol üstlenebileceğini savunan Bekin, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin çıkarlarından ziyade İsrail’in güvenlik politikaları doğrultusunda, özellikle İbrahim Anlaşmaları kapsamında yeni adımların gündeme gelebileceğinin kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürdü.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını merkeze alan, bağımsız ve çok yönlü bir dış politika anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek açıklamasını tamamladı.
