HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR

    09.06.2026

    Köşe yazarımız İbrahim Sanalp makalesinde;

    Hüseyin Rahmi Gürpınar, Utanmaz Adam isimli romanında, roman kahramanlarını konuşturur. Okuyucuya bilgi verir.

    “Hayatta her şey talih ve tesadüfün oyunudur. İyiliklerde ve kötülüklerde kimsenin kendi oynadığı bir rol yoktur. Felsefede talih ve rastlantı, doğadaki neden-sonuç ilişkisine anlam vermek için kullanılır. Önceden kestirilemeyen durumlar açıklanır” tespitini yapar.

    Doğa bilgisine göre, doğada zorunluluk ve karşılaşma kuralı vardır. Bu kurala göre sorumluluk ortaya çıkar. Dini bilgi, kaderciliği telkin eder. Her şeyden Allah sorumlu olur. Determinizmde, sebep-sonuç iletişimine göre her şeyden şartlar sorumlu olur.

    “Vücudumuzu meydana getiren organlar, hayata lazım olmaları noktasında anlam kazanırlar. Hepsi bir makinenin parçalarıdır. Kadın ve erkek vücutları bir makinenin parçalarıdır. Kadın ve erkek, bir bütün olur” tespitini yapar.

    Hüseyin Rahmi Gürpınar, romanımızda doğalcılığın ve gerçekçiliğin temsilcisidir. Yazılarıyla topluma bilgi verir. Toplumun bir dönüşüm sürecine girdiği bir dönemde ortaya çıkmış bir yazardır. Okuyucuyu güldüren bir anlatımı vardır. Kahramanları, gerçek hayatta karşılaşılan tiplerdir. Sadeliği, sade anlatımı savunur.

    “Melek ve şeytanı aramızda hiç gören yoktur. Ama birçok benzetmede bu iki sözü kullanırız. İnsan her zaman insan kalacaktır” tespitini yapar. İnsanın kendine ait özelliklerle anlatılmasını önerir. Dini bilgi ve dünya bilgisi bütünlüğünü belirtir.

    “Hayat, aralıksız ihtiyaçları yerine getirmeye uğraşmaktan meydana gelmiş bir derttir. Hayat pahalılığı, herkesin dilinde bir tespih, fakat bu zikrin ne bu dünyada faydası var, ne ahrette. Pratik bir çare bulmalı. Açlık her gün türlü bilmeceler doğuruyor” tespitini yapar. Teori ve pratik bir bütündür. Pratiğe dönüşmeyen bilgi faydasızdır, düşüncesini hatırlatır.

    “İnsanda çeşitli gizli güçler vardır. Ama bunların meydana çıkmasına yarayacak fırsatlar çıkmazsa, insan bu güçlerden, kendindeki varlığından haberdar olamıyor” tespitini yapar. Fırsat eşitliğini dile getirir.

    Binaların harem-selamlık olarak yapılmalarını eleştirir. Kadın ve erkeğin bir binada bir arada yaşamalarının gerektiğini belirtir.

    “Masallarda iyiler kazanır, kötüler kaybeder. Hakikatte insan zorluklarla karşılaşınca masallara dönmek çaresizliğinde kalır” tespitini yapar.

    “Kabahat, her memleketin halkındadır. O gözünü açmadıkça dünya düzelmez” tespitini yapar. Varoluşçu sorumluluğu dile getirir. Kadercilikte her şeyden Allah sorumlu olur. Determinizmde her şeyden şartlar sorumlu olur. Varoluşçulukta her şeyden toplumun her üyesi sorumlu olur.

    “Semavi adalet ve dünya adaleti vardır. Semavi adalet, yapanı cezalandırır. Dünya adaleti ise insanların yaratılıştaki zayıflıklarını, birçok suçların yapılmasına yol açan halleri araştırıp sorumlu olanı tespit eder” ayrımını belirtir.

    “Kadın ve erkek, ikisi de bir Allah’ın yapısı, ikisi de dünyanın halkı, ikisi de insanlığın kaynağıdır. İkisi de hayatın iki çekici kutbudur. Hayatı meydana getiren ise bu kendine çekiştir” tespitini yapar.

    Hüseyin Rahmi Gürpınar, çeşitli bilgi türlerindeki bilgiyi, okura sunar. Bilgi bütünlüğüne katkı yapar.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.