PARİS VE LONDRA
Köşe yazarımız İbrahim Sanalp makalesinde;
İngiliz yazar George Orwell, Paris ve Londra’da Beş Parasız isimli romanında, Paris ve Londra’yı karşılaştırır. Yarı aç yarı tok yaşayan, fakirlerin kaldığı yatakhanelerde sabahlayan yazar, fakirliği anlatır.
Zengin kitleyle fakir kitle yalnızca gelirleriyle ayrılır. Otel, lokanta, meyhane gibi yerlerde, çalışma saatleri uzundur. On altı on yedi saat süren çalışmalar yapılır. İşyerinde çalışma grubu oluşturulup çalışma yapılır.
Lüks, yapılan işin maliyetini artırır. Otellerden, lokantalardan, meyhanelerden lüksü kaldırmak gerekir. Çalışma saatlerini günlük sekiz saat kuralına göre oluşturmak gerekir. Bu durumu değiştirmek için çaba gerekir. Örgütlenip çözüm üretmek gerekir. İnsan eli, çalışmayı, tertip ve düzeni simgeler.
Paris ve Londra’da, eski giyim eşyalarının alınıp satıldığı dükkânlar var. İkinci el giyim eşyalarının alınıp satılması ve rehin edilmesi, fakirlere yönelik olur. Kemal Tahir’in romanlarında da eski giyim eşyalarının alınıp satılması anlatılır.
Paris, meyhanenin ülkesidir. Londra, çay demliklerinin ülkesidir. Londra’da ayrıca İşgücü Bulma Kurumu vardır. Londra’da sokaklarda toplantılar düzenleyip konuşmalar yapan gruplar vardır. Yazar, Londra’da margarin sürülmüş ekmek ve çay ikram edilen konukevinde, kahvaltı yapar.
Londra’da az miktarda ücret alan ve fakirleri barındıran konukevleri vardır. Yatılan odalar kalabalık olduğu için uyumak zorlaşır. Yazar, yatılan yerlerin birer kişilik hücreler halinde olmasını öneriyor. Wirginia Woolf, Bir Oda isimli romanında herkesin bir odasının olmasını öneriyor.
Fakirleri barındıran konukevlerinde kalanlar, fakir oldukları için oradaydılar. Alman Sosyal Demokrat Partisi, programında, fakirliği yenmeyi hedef alır.
Fakirliği, farklı bilgi türlerine göre değerlendirmek gerekir. Her bilgi türü, dünyaya bir bakış açısı olur. Laiklik, bilginin ikiye ayrılmasıdır. Laiklik, bilginin, din işleri bilgisi ve devlet işleri bilgisi olarak ayrılmasıdır. Din işleri bilgisi, inanarak öğrenilir. Din işleri bilgisi, kaderciliği telkin eder. Fakirliğin ve zenginliğin sorumluluğu Allah’a ait olur. Devlet işleri bilgisi, sorgulanarak öğrenilir. İçinde yaşanılan şartlar sorgulanır. Şartlar tamam olunca olay gerçekleşir, denir. Fakirlikten ve zenginlikten, içinde yaşanılan şartlar sorumlu olur.
İki bilgi türüne göre düşünülüp karar verilir. Din işleri bilgisi ve devlet işleri bilgisi, bir bütün olur. Bütünün parçaları eşit olur.
Günümüzde, çevremizde küçük esnaf olarak belirtilen bakkal, kasap, manav, berber, terzi, kahvehane, lokanta, meyhane gibi işyerlerinde, çalışma saatleri çok uzundur. Günde on dört on beş saatlik zaman aralığında çalışılır. Çalışma saatlerinin günlük sekiz saat kuralına göre olması gerekir.
İşyeri bir kurumdur. Kurum olarak işyerinin, sekiz saat kuralına göre yapı değişikliğine gitmesi gerekir. Vardiya sistemine göre büyük işletme olması ya da çalışma saatlerini sekiz saate göre sınırlayıp: günün belli saatlerinde çalışılması gerekir.
Toplum bütün, birey parça olur. Bütünün parçaları eşit olur. Bireylerin, toplumun bireylerinin mutluluğu için düşünmesi, öneride bulunması gerekir.

