Bu artık bir “ulaşım tercihi” meselesi değil.
Bu, Bursa’nın zamanının, konforunun ve kazanılmış hakkının adım adım törpülenmesi meselesidir.
2016’dan bu yana Mudanya–Eminönü hattının tarihe gömülmesiyle başlayan süreç, bugün BBBUS’un Sabiha Gökçen hattından tasfiye edilme riskiyle bambaşka bir eşiğe gelmiştir. Ve bu noktada sorulması gereken soru şudur:
Bursa’nın İstanbul bağlantılarını kim, neden ve kimin adına zayıflatıyor?
Gerçekler Rahatsız Edici
Osmangazi Köprüsü ve İstanbul–Bursa–İzmir Otoyolu ile Bursa, fiilen Sabiha Gökçen’e en yakın büyük şehirlerden biri haline geldi.
1 saatlik yolculuk süresiyle Sabiha Gökçen, Bursalılar için doğal bir hava kapısı oldu.
Bu tercih, romantik değil; akılcıydı.
Sefer sayısı, destinasyon çeşitliliği, fiyatlar ve erişilebilirlik…
Yenişehir Havalimanı romantizmiyle vakit kaybetmek yerine, insanlar dünyaya açılan kapıyı seçti.
Ve bu tercihi mümkün kılan bel kemiği şuydu:
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin BBBUS seferleri.
Yılda 1,5 milyon yolcu yalnızca BBBUS ile taşındı.
Özel firmalar ve bireysel ulaşımı eklediğinizde sayı 3 milyona dayanıyor.
Bu rakamlar tesadüf değildir.
Bu, bir sistemin çalıştığının kanıtıdır.

Peki Şimdi Ne Oluyor?
2017’de İstanbul Valiliği’nin çağrısıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi bu hatta düzen sağlamak için görevlendirildi.
Burulaş üzerinden kurulan sistem yıllarca sorunsuz işledi.
30 otobüse kadar çıkan bir filo, dakik çalışan bir düzen, otoyoldan direkt ulaşım…
Ve şimdi?
İhale masasında akıl dışı rakamlar var.
BBBUS: %37 ciro payı
Özel firmalar: %100 – %103
Bu ne demek biliyor musunuz?
Bu, ya bilet fiyatlarının fahiş şekilde artacağı,
ya seferlerin seyrekleşeceği,
ya da Bursa’nın konforlu ve hızlı ulaşım hakkının fiilen ortadan kalkacağı anlamına geliyor.
Buna “rekabet” diyemezsiniz.
Buna “kamu yararı” hiç diyemezsiniz.
Yaşanan Şey Çok Net
Bu hattı kullanan herkes biliyor:
BBBUS yoksa;
Yol 1 saat değil, 3–3,5 saat
Direkt ulaşım yok, aktarma rezaleti
Otoyol yok, şehir içi trafik çilesi
Havalimanına giden otobüs değil, dur-kalk yapan belediye hattı
Bu bir geri gidiştir.
Bu, Bursa’yı bilerek yavaşlatmaktır.
20 Milletvekiline Sadece Çağrı Değil, Sorumluluk
Başkan Mustafa Bozbey’in çağrısı yerindedir ama eksiktir.
Bu meseleye destek vermek lütuf değil, görevdir.
Bursa’yı TBMM’de temsil eden 20 milletvekili şunu net bilmelidir:
Bu hatta sahip çıkmamak,
Bursa’nın zamanından, ekonomisinden ve yaşam kalitesinden çalmaktır.
Bu konu:
Ne iktidar meselesidir
Ne muhalefet meselesidir
Bu, Bursa meselesidir.
Deniz Ulaşımında Aynı Senaryo
Mudanya–Eminönü’nün kaldırılmasıyla başlayan süreç, şimdi “entegrasyon” gerekçesiyle Kabataş’a sıkıştırılmış BUDO seferleriyle devam ediyor.
Evet, Kabataş bir transfer merkezi.
Ama Eminönü’nün devre dışı bırakılması, Bursa–tarihi yarımada–iş merkezleri hattının koparılmasıdır.
Her karar “teknik gerekçe” ile süsleniyor,
ama sonuç hep aynı yere çıkıyor:
Bursa’nın İstanbul içindeki hareket alanı daraltılıyor.
Son Söz
Ortada sabotaj mı var, yoksa derin bir umursamazlık mı?
Bunu zaman gösterecek.
Ama şurası kesin:
Bu kararların tamamı Bursa’nın aleyhinedir.
Ve sessizlik, bu kaybı normalleştirir.
Bu yüzden yüksek sesle söyleyelim:
BBBUS bu hattan çekilmemelidir.
Bursa, İstanbul bağlantılarında geri vitese takılmamalıdır.
Kim görevliyse, kim yetkiliyse, kim imza atıyorsa; Bursa adına bu dosyanın altında kalmamalıdır.
Çünkü bu dosya bir ihale değil,
Bursa’nın kazanılmış hakkıdır.

