İNSANLIĞIN GELİŞİMİ
Dünya bilgisi ile evren, belirli kurallara göre hareket eden bir evrensel makine gibi görülür. İnsanlar evreni saygı ve hayranlıkla seyrederler. Evrenin sırlarını öğrenmeye çalışırlar. Dini bilgiye göre, evreni Tanrı yaratmıştır. Dini bilgi inanarak öğrenilir. Dünya bilgisi sorgulanarak öğrenilir. Dini bilgi, kendi kurallarına göre doğru olur. Dünya bilgisi, kendi kurallarına göre doğru olur.
Burjuva sınıfı ile derebeylik arasında mücadele var. Şehir ekonomisi ile köy ekonomisi arasında mücadele var. İyi ile kötünün, hakikat ile yanılgının, bilgi ile cehaletin arasında mücadele var.
Ütopya romanlarında, olması gereken, ideal olan anlatılır. Toplumsal reform-yenilik dile getirilir. Yasalara göre yaşantı anlatılır. Dini serbestlik ve düşünce serbestliği vardır. Dini bilgiye ve dünya bilgisine değer verilir. İnsanın mutluluğu, tecrübeye dayanan bilginin üretime uygulanması üzerine temellendirilir. Keşif ve icatlara önem verilir.
Toplumdaki kötülüklere çare, manevi ve maddi bakımdan bir bütün olan eğitim ve iyi insanların yetiştirilmesidir. Her şeyin ölçülü ve uyumlu olması istenir.
İnsan düşünmek, çalışmak, üretmek, diğer insanlarla birlik olmak yani toplumsallaşmak zorundadır. Zorunluluk ve karşılaşma, birer doğa kuralı olur. Her vatandaş toplumun görevlisi olur. Adalet, herkese kendi hak ettiğini vermek amacı güden bir irade kabul edilir.
Doğa, insanları iki değer arasında yaşatır. Acı çekmek ve zevk almak ya da faydalılık ve zararlılık vardır. Zevk sağlayan her şey iyidir. Buna faydacılık öğretisi denir.
Burjuva öğretisine göre, doğal sistemin üç temeli vardır. Mülkiyet, güvenlik, özgürlük. Özel mülkiyet, doğal hak kabul edilir. Ekonomik hayat, kendi yasalarına uyar.
Burjuva sınıfı önderliğinde anayasa kabul edildi. Anayasaya, “Bütün insanlar yasalar önünde özgür ve eşittir. Özgürlük, mülkiyet, güvenlik herkesin hakkıdır” yazıldı. Basit, erdemli bir yaşam biçimi, toplumun temellerini sağlamlaştırır” denildi.
Doğadaki değişim sürecinin itici gücü, ihtiyaç olur. İnsanlığın tarihi, insanın her biri, bir öncekinden çıkmış olan ihtiyaçlarının tarihidir. İhtiyaçlar insan hayatında, değişime sebep olur.
İnsanlar toprağa bağlandılar. Özel mülkiyeti getirdiler. Güvenlik ihtiyacı, insanları devlet kurmaya yöneltti. Mülkiyetin ve devletin kaynağı, yurttaşlar arasındaki bir sözleşmeye dayanır. İnsanlığın kurtuluşu ortaklıktan geçer. Bilgi türlerinin gelişmesi, emeğin verimliliğini arttıran araçlar yaratmıştır. Emek ve sermaye arasında işbirliği istenir.
Toplumda organik dönem ve eleştirel dönem vardır. Bu iki dönem, kendilerini ortaklık ve uyuşmazlıkla belirler. Uyuşmazlık geçicidir. Ortaklık, insanlığın başlıca çabası ve tarihin temel yasasıdır. İnsanın karakteri, yaşadığı çevreye bağlıdır. İnsanın çevreye ve topluma uygun davranması gerekir.
Yoksulluk, insanın zorunlu ihtiyaçlarını sağlayamamasıdır. İnsanın geliri, sınırları çizilmiş bir yaşantı sürmesini sağlar. Yoksulluk insanı çevresinden ayırır. Yalnızlığa sebep olur.
Feodal toplumdan kapitalist topluma geçiş, önce buhar gücünün icat edilmesiyle oldu. Buhar gücü, tek başına bir değişme kabul edilir. Buhar makinesinin, buharlı trenlerin, buharlı gemilerin yapılması, üretimi ve ticareti geliştirdi. İnsanlar ortaklıklar kurdular.
Vicdan özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, çalışma özgürlüğü, ulusal birlik: burjuva sınıfı önderliğinde gerçekleşti. (İbrahim Sanalp)

