İbrahim Sanalp yazdı; YAŞANTININ ÖZELLİĞİ
Köşe yazarımız İbrahim Sanalp makalesinde;
“Azın Bereketi” modern yaşamın tüketiminden, meşguliyetinden, teknoloji bağımlılığından kurtulmayı anlatır. “Azın Bereketi” bizim kendi yaşantımıza daha fazla anlam getirebileceğimizi gösterir.
Kitap okumak, dağların derinliklerindeki taze bir pınardan su içmek gibidir. Gerçeğe doğru yönelerek yaşanır. İnsanlar kitap sayfalarında işbirliği yaparlar. Kitaplar birçok insanın işbirliği sonucu ortaya çıkar.
İnsan olarak iyi yaşama, birbirimizle bağ kurma, anlamlı işler yapma, sanat eserleri üretme, farklı türde bir gelecek kurma potansiyelimiz var.
İlkelere dayanan kararlar almak ve hareket etmek gerekir. Toplum hayatı ilkelere göre yaşanır. Aynı şeyi değişiklik yaparak sürdürmek gerekir. Değişerek yaşamaya çalışmak gerekir. Yaşamı sevmek gerekir.
Çeşitli üretim şekilleri ortaya çıkınca, insanların tercihleri çoğaldı. Karar verirken zorluk çekilir. Hayattaki önceliklere göre karar verilir.
Duyarlılık, insanın en sağlam güvenlik ağıdır. Aradığımız şeyi, dünyanın gerçeğiyle somut bağı bulduğumuzda görebiliriz. İnsan gözlemlediği, deneyimlediği şeyleri dışa vurur. Bu düzyazı, şiir, dans, resim, heykel olabilir.
Eğitimin çocukların toplumun bireyleri olmasına yardım etmesi gerekir. Bilgiyle güçleniriz. Ancak tamlığa duygudaşlıkla erişiriz.
Felsefe bilgisi, düşünme edimi ve çalışmasıdır. Felsefe bilgisi dünyaya bir bütün olarak bakar. Hayatımızın bitkilere bağlı olduğunu net biçimde görürüz. Barışın kuralı, “Herkes eşit ve birbirimizle geçinmeye çalışmalıyız” olur. Topluma katkı yapılarak faydalı olunur. Toplumdaki değişime ayak uydurarak varlığımızı sürdürürüz. Hepimiz insanız. Aynı dünyada yaşıyoruz. Çokluk dünyasında yaşıyoruz. Bize daha fazla seçenek sunan bir dünyada yaşıyoruz.
Yaşamın gizemi yaratıcılığa dayanır. Yaratıcılık doğadaki dinamik düzenin kaynağıdır. Her insan doğasından kaynaklanan bir yaratıcılığa sahiptir. İcat yapmak, eser vermek birer yaratıcılık olur.
Yaşantımız, etrafımızda yaşayanlarla belirlenir. Bütünün parçası bir varlık olarak yaşarız. Devletin uyruğu, milletin vatandaşı, toplumun bireyi olunur. Din, inanç bireyseldir. Ümmetin parçası olunur.

