Selma Çalışır yazdı; Türkiye İklim Kanunu: Kazanımlar ve Kaybettiklerimiz

    10.04.2025
    Selma Çalışır yazdı; Türkiye İklim Kanunu: Kazanımlar ve Kaybettiklerimiz

    Denetçi Mali Müşavir Selma Çalışır makalesinde;

    2021 yılında kabul edilen Türkiye İklim Kanunu, sürdürülebilir
    kalkınma hedefleri doğrultusunda iklim değişikliği ile mücadelede
    önemli bir adım olarak öne çıkmaktadır. Bu kanun, Türkiye’nin sera
    gazı emisyonlarını azaltmak, iklim değişikliğine uyum sağlamak ve
    çevresel sürdürülebilirliği artırmak amacıyla çeşitli düzenlemeleri
    içermektedir. İklim kanunu, hem sosyal hem de ticari açıdan önemli
    kazanımlar ve bazı kayıplar getirebilir.

    Kazanımlar

    1. Sürdürülebilir Kalkınma

    İklim Kanunu, çevresel sürdürülebilirliği teşvik ederek, ülkenin yeşil
    ekonomiye geçişini hızlandırır. Bu durum, yenilikçi teknolojilerin ve
    temiz enerji projelerinin gelişmesine olanak tanır.

    2. Yatırım ve İstihdam Fırsatları

    Yeşil ekonomi ve enerji verimliliği alanlarındaki yeni yatırım
    fırsatları, yerel ve uluslararası düzeyde iş imkanlarını artırır. Yeni
    sektörlerin ortaya çıkması, özellikle genç istihdamı için fırsat
    doğurur.

    3. Uluslararası İtibar

    İklim değişikliği ile mücadele konusundaki olumlu adımlar, Türkiye’nin
    uluslararası arenada daha fazla saygı ve iş birliği görmesine yardımcı
    olabilir. Bu, hem diplomatik ilişkileri güçlendirecek hem de turist
    çekme potansiyelini artıracaktır.

    4. Halk Sağlığına Etkileri

    Hava kalitesinin iyileşmesi, toplum sağlığı üzerinde olumlu sonuçlar
    doğurur. Kirli havanın azaltılması, solunum ve kardiyovasküler
    hastalıkların azalmasına katkı sağlar.

    Kaybettiklerimiz

    1. Kısa Vadeli Ekonomik Maliyetler

    İlk yatırım (özellikle enerji geçişi ve altyapı değişiklikleri) önemli
    maliyetleri beraberinde getirebilir. Bu durum, bazı iş alanlarının
    olumsuz etkilenmesi veya geçici iş kayıplarına neden olabilir.

    2. Geleneksel Sektörler Üzerindeki Baskı

    Karbon yoğun sektörlerde çalışanlar (örneğin, fosil yakıt sektörü)
    zorluklarla karşılaşabilir. Bu durum, sosyal adalet açısından
    tartışmalara yol açabilir, özellikle bu sektördeki istihdamın azalması
    söz konusu olduğunda.

    3. Sosyal Eşitsizliklerin Derinleşmesi

    Yeşil geçiş sürecinin sosyal eşitsizlikleri derinleştirecek şekilde
    sağlanması durumunda, düşük gelir grupları daha fazla zorlanabilir. Bu
    yüzden, sosyal politikaların bu sürece entegre edilmesi önemlidir.

    Sonuç

    Türkiye İklim Kanunu, sosyal ve ticari açıdan hem kazanımlar hem de
    kayıplar doğuracak önemli bir dönüm noktasıdır. Gelecek nesillere
    yaşanabilir bir dünya bırakmak için attığımız bu adım, ayrıca ekonomik
    dinamikleri yeniden şekillendirme potansiyeline sahiptir. Ancak
    sürdürülebilir bir geçişin sağlanabilmesi için tüm paydaşların iş
    birliği yapması ve sosyal adaletin gözetilmesi büyük önem
    taşımaktadır.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.